Avrupa'nın Göçmen Kavgası Büyüyor

Avrupa Birliği (AB), 2015'teki göçmen akınının ardından düzensiz göçle mücadele için ortak kurallar benimsemeye çalışırken bu kez de İtalyan adası Lampedusa'da patlak veren kriz, üye ülkelerin arasında yıllardır süren tartışmaları alevlendirdi.

Kıbrıslı Gazetesi
28/09/2023 13:14
Avrupa'nın Göçmen Kavgası Büyüyor
Avrupa Birliği (AB), 2015'teki göçmen akınının ardından düzensiz göçle mücadele için ortak kurallar benimsemeye çalışırken bu kez de İtalyan adası Lampedusa'da patlak veren kriz, üye ülkelerin arasında yıllardır süren tartışmaları alevlendirdi. Düzensiz göçle mücadele, AB ülkeleri arasında yıllardır en çekişmeli konuların arasında yer alıyor. AB yönetimi, 2015'te patlak veren göç krizinden bu yana göçmenlerin, Avrupa toprağına ayak basmalarından sonra üye ülkeler arasında nasıl dağıtılacakları ya da geri gönderilecekleri sorularına yanıt arıyor. Bu konu, halihazırda İrlanda'nın başkentinde 1990'da imzalanan Dublin Sözleşmesi ile düzenleniyor. Buna göre, mültecilerin ilk varış ülkesinde iltica başvurusu yapmaları, ardından başka bir AB ülkesine geçmişlerse başvuruyu yaptıkları ülkeye iletilmeleri gerekiyor. AB'nin düzensiz göçü yönetmekten sorumlu kurumu olarak Komisyon, krizin akabinde işlevselliği tartışma konusu haline gelen Dublin Sözleşmesi'nin yerine geçecek bir dizi yasa teklifinden oluşan "Göç ve İltica Anlaşması"nı hazırladı. AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in göreve gelmesinden yaklaşık bir sene sonra, Eylül 2020'de Avrupa Parlamentosunda yaptığı ilk "Birliğin Durumu" konuşmasında açıkladığı yeni kurallar, temel olarak göç yükünü ilk varış ülkelerinden alıp tüm üyeler arasında dağıtmayı hedefliyor. AB'nin dış sınırları güçlendirme, iltica başvurularının süratle sonuçlandırılması, başvurusu reddedilenlerin menşe ülkelerine geri gönderilmelerinin hızlandırılması, kaynak ülkelerle işbirliğinin artırılması, anlaşmaya dair diğer önemli unsurların arasında yer alıyor. Ancak bugüne kadar yapılan sayısız toplantıda AB ülkeleri, göçle ilgili birbirlerinden oldukça farklı tutumları nedeniyle uzlaşma sağlayamadı. Düzensiz göçle mücadele konusu, 2020'de baş gösteren Kovid-19 salgını, ardından Ukrayna'daki savaş nedeniyle AB'nin gündeminden bir süre uzak kaldı. Ancak salgının etkilerinin hafiflemesiyle hemen her güzergahta göçün canlanması, 2021 yazında Afganistan'da Taliban'ın yeniden yönetime gelmesi ve 2022'nin başında Ukrayna'daki savaşın tetiklediği yeni göç dalgası, AB'yi yeniden göçe odaklanmaya zorladı. AB'nin sınır koruma ajansı Frontex'in verilerine göre, 2022, 2016'dan beri AB ülkelerine gelen düzensiz göçmen sayısının en yüksek seviyeye ulaştığı yıl oldu. 2022'de AB'ye, 2021'e oranla yüzde 64'lük artışla 330 bin kişi yasa dışı yollardan girdi. AB ülkelerinin liderleri, 9-10 Şubat'ta göç ana gündemiyle özel zirve düzenledi. Liderler, düzensiz göç konusunda sınırları güçlendirme, geri dönüşleri ve AB içinde dayanışmayı artırma gibi konularda daha fazla çalışmak üzere anlaştı. Bu, AB içişleri bakanlarının 8-9 Haziran'da yaz dönemi arasından önceki son toplantılarının gündemine yansıdı. Bakanlar, "Göç ve İltica Anlaşması"nın "zorunlu dayanışma mekanizması" gereğince göçmenlerin AB ülkelerine adil dağıtımı, göçmen kabul etmeyen ülkelerin her bir kişi başına, ev sahipliği yapan ülkeye 20 bin avro ödemesini öngören kuralların üzerinde nitelikli çoğunlukla anlaşma sağladı. Ancak "göçmen kotası" fikrine başından beri karşı çıkan Polonya ve Macaristan'dan gelen itirazlar nedeniyle 29-30 Haziran'daki liderler zirvesinden yine uzlaşma çıkmadı.