“Büyük Bir Hukuk Mücadelesi Verilmesine Katkı Koymaya Çalışıyoruz”
Bağımsız Milletvekili Ayşegül Baybars, Adıyaman’da Kıbrıslı Gazetesine açıklamalarda bulundu.
Bağımsız Milletvekili Ayşegül Baybars, Adıyaman’da Kıbrıslı Gazetesine açıklamalarda bulundu.
İşte Baybars’ın İsias Otel enkazının olduğu noktadaki açıklamaları:
“Buraya temaslarda bulunmak için yaklaşık 4 ay önce yine gelmiştik. Mecliste hukuki süreci takip maksadı ile deprem sonrası kurmuş olduğumuz heyet ile burada savcılıkla ve diğer ilgili idari makamlarla görüşüp davanın seyri ile ilgili bilgi almaya gelmiştik. Tüm yükümlülerin ve sorumluların adaletin tecelli etmesi için, yargı önüne çıkarılması için dava açılmadan önce büyük bir hukuk mücadelesi verilmesine katkı koymaya çalışmıştık. Yarın 3 Ocak, dava görüşülecek. Bugün de buraya kalabalık bir heyet ile geldik. Bilinçli taksir ile açıldı dava ama biz inanıyoruz ki bugün burada bu yıkıntıların arasında gördüğümüz mesele basit bir bilinçli taksir meselesi değil olası kastla, aslında bile isteye işlenen bir cinayetin parçası gibi bu süreç. Bir hukukçu olarak da bu davanın sonucunda olası kastla yargılanıp mahkûm olmaları en büyük dileğimiz. Adıyaman hala yaralarını sarmaya çalışıyor. İsias Davası da emsal bir dava olacak nitelikte. Hem kendi canlarımızın kayıplarının bir nebze de olsa adaletin yerine gelmesi ile dindirilebilmesi için, aynı zamanda da bir emsal dava olarak tüm sorumluların kamuoyunda hesap vermelerinin sağlanması için bizler bu hukuki süreci takip ediyoruz. Bizler için son derece önemli. Yarın başlayacak yargılama sürecinde ortaya konacak tanıklar, olgular, ifadeler ve aynı zamanda da raporlar son derece önemli. Bu sürecin sonunda da adaletin tecelli edeceğine ve sorumluların en yüksek cezayla cezalandırılacağına inanmak istiyoruz hepimiz. O yüzden de bu sürece destek olmaya geldik.”
Kıbrıslı Gazetesi Haber Müdürü Selda Bektaş’ın “4 Aydan bu yana ne değişti? Adıyaman’a ikinci gelişiniz. Neyi farklı gördünüz?”” sorusu üzerine Baybars’ın cevabı şu şekilde oldu:
“İlk depremin üzerinden neredeyse bir yıla yakın süre geçti. Ama bakıyoruz hala hafriyat çalışmaları, bina yıkımları devam ediyor. Şehrin toparlanması için ciddi bir süreye ihtiyaç var. Elbette aileler için buraya gelmek bu acıyı burada yaşamak, şehrin de hala yaralarını sarmadığını görmek son derece üzüntü verici. Birçok konteynır kentlerde yaşıyor hala insanlar. Dükkânlar, eczaneler hala küçük küçük barakalarda hizmet veriyor. Son derece vahim bir tablo. Bu tablo da hep bize şunu hatırlatıyor. Burada evet deprem belki bir doğal afet ama insan eli ile yapılan yapılaşmanın ne kadar önemli olduğunu, fay hatları üzerine aslında inşaat yapılmaması, yapılan inşaatların denetlenmesi ve süreçlerin kontrolünün ne kadar önemli olduğunu görüyoruz. Doğaya karşı insan mücadele edemez o yüzden yapabileceğimiz en iyi şey bunun hazırlığını yapabilmek. Kıbrıs da bir deprem ülkesi biliyorsunuz…”
Bektaş’ın “Kıbrıs’ta olası deprem durumunda yapılan hazırlıklar nelerdir?” sorusunu Baybars şöyle yanıtladı:
“Yol güvenliğimiz, bina güvenliğimiz, kamu hastaneleri bakımından bir takım çalışmalar yapıldı. Yasa çalışmaları vs. kaynak aktarıldı ama şu anda çok yavaş ilerliyor. Bilinçli olmamız gerekiyor hepimizin. Belki kendimizin de evlerimizi bireysel olarak çözüm üretmesi gerekiyor ama kamu binalarının da devlet eliyle bir an evvel güçlendirilmesi gerekiyor. Burada yaşanan yıkımın bizim ülkemizde de yaşanmaması için. Geriye son derece büyük acı kalıyor. Bu acıyla birlikte bu adalet mücadelesi kayıpları olanlar için özellikle çok zorlu bir süreç bırakıyor ardında.”
İşte Baybars’ın İsias Otel enkazının olduğu noktadaki açıklamaları:
“Buraya temaslarda bulunmak için yaklaşık 4 ay önce yine gelmiştik. Mecliste hukuki süreci takip maksadı ile deprem sonrası kurmuş olduğumuz heyet ile burada savcılıkla ve diğer ilgili idari makamlarla görüşüp davanın seyri ile ilgili bilgi almaya gelmiştik. Tüm yükümlülerin ve sorumluların adaletin tecelli etmesi için, yargı önüne çıkarılması için dava açılmadan önce büyük bir hukuk mücadelesi verilmesine katkı koymaya çalışmıştık. Yarın 3 Ocak, dava görüşülecek. Bugün de buraya kalabalık bir heyet ile geldik. Bilinçli taksir ile açıldı dava ama biz inanıyoruz ki bugün burada bu yıkıntıların arasında gördüğümüz mesele basit bir bilinçli taksir meselesi değil olası kastla, aslında bile isteye işlenen bir cinayetin parçası gibi bu süreç. Bir hukukçu olarak da bu davanın sonucunda olası kastla yargılanıp mahkûm olmaları en büyük dileğimiz. Adıyaman hala yaralarını sarmaya çalışıyor. İsias Davası da emsal bir dava olacak nitelikte. Hem kendi canlarımızın kayıplarının bir nebze de olsa adaletin yerine gelmesi ile dindirilebilmesi için, aynı zamanda da bir emsal dava olarak tüm sorumluların kamuoyunda hesap vermelerinin sağlanması için bizler bu hukuki süreci takip ediyoruz. Bizler için son derece önemli. Yarın başlayacak yargılama sürecinde ortaya konacak tanıklar, olgular, ifadeler ve aynı zamanda da raporlar son derece önemli. Bu sürecin sonunda da adaletin tecelli edeceğine ve sorumluların en yüksek cezayla cezalandırılacağına inanmak istiyoruz hepimiz. O yüzden de bu sürece destek olmaya geldik.”
Kıbrıslı Gazetesi Haber Müdürü Selda Bektaş’ın “4 Aydan bu yana ne değişti? Adıyaman’a ikinci gelişiniz. Neyi farklı gördünüz?”” sorusu üzerine Baybars’ın cevabı şu şekilde oldu:
“İlk depremin üzerinden neredeyse bir yıla yakın süre geçti. Ama bakıyoruz hala hafriyat çalışmaları, bina yıkımları devam ediyor. Şehrin toparlanması için ciddi bir süreye ihtiyaç var. Elbette aileler için buraya gelmek bu acıyı burada yaşamak, şehrin de hala yaralarını sarmadığını görmek son derece üzüntü verici. Birçok konteynır kentlerde yaşıyor hala insanlar. Dükkânlar, eczaneler hala küçük küçük barakalarda hizmet veriyor. Son derece vahim bir tablo. Bu tablo da hep bize şunu hatırlatıyor. Burada evet deprem belki bir doğal afet ama insan eli ile yapılan yapılaşmanın ne kadar önemli olduğunu, fay hatları üzerine aslında inşaat yapılmaması, yapılan inşaatların denetlenmesi ve süreçlerin kontrolünün ne kadar önemli olduğunu görüyoruz. Doğaya karşı insan mücadele edemez o yüzden yapabileceğimiz en iyi şey bunun hazırlığını yapabilmek. Kıbrıs da bir deprem ülkesi biliyorsunuz…”
Bektaş’ın “Kıbrıs’ta olası deprem durumunda yapılan hazırlıklar nelerdir?” sorusunu Baybars şöyle yanıtladı:
“Yol güvenliğimiz, bina güvenliğimiz, kamu hastaneleri bakımından bir takım çalışmalar yapıldı. Yasa çalışmaları vs. kaynak aktarıldı ama şu anda çok yavaş ilerliyor. Bilinçli olmamız gerekiyor hepimizin. Belki kendimizin de evlerimizi bireysel olarak çözüm üretmesi gerekiyor ama kamu binalarının da devlet eliyle bir an evvel güçlendirilmesi gerekiyor. Burada yaşanan yıkımın bizim ülkemizde de yaşanmaması için. Geriye son derece büyük acı kalıyor. Bu acıyla birlikte bu adalet mücadelesi kayıpları olanlar için özellikle çok zorlu bir süreç bırakıyor ardında.”