Ayakkabı Tamircisi Ali Rıza Yücel'in Yürekleri Burkan Hikayesi!

Uzun yıllardır ayakkabı tamircisi işi ile geçimini sağlayan Ali Rıza Yücel, namı diğer Ali Usta, yaşamı boyunca bir çok sıkıntı ile karşılaştı ama hiç bir zaman yılmadı ve işini aşkla yaptı.

Kıbrıslı Gazetesi
13/12/2022 15:58
Ayakkabı Tamircisi Ali Rıza Yücel'in Yürekleri Burkan Hikayesi!
Antalya’da 90’lı yıllarda ayakkabıcılık denince akla gelen önde isimlerden Ali Rıza Yücel, son 10 yıldan beridir Girne’de küçük bir dükkanda mesleğini icra etmeye çalışıyor. 53 yıldır ayakkabı tamirciliğinden elde ettiği gelirle geçimini sağlamaya çalışan Ali Rıza Yücel, namı diğer Ali Usta’nın hayat hikayesi ise yürekleri burktu.

Ali Rıza Yücel Kimdir?

1960 yılında Ankara’da dünyaya gelen Ali Rıza Yücel, kalabalık bir ailede büyümüş. Zamanın zorlu şartları ve imkânsızlıklar onu çocuk yaşta çalışma hayatına itmiş ve 9 yaşında belki de hayatının mesleği olacağını bilmediği ayakkabıcılıkla tanışmış. Çırak olarak başladığı mesleğinde bugün 53 yıllık bir kariyer sahibi olan Yücel, o yıllarda öğrendiklerini şu şekilde anlattı; “ Zorluklar ve yokluk içinde yetiştik. Bizim zamanımızda iğne yoktu. İpe domuz kılı geçirirdik. Ahlaki değerleri, saygıyı, terbiyeyi, zanaatkârlığı ve esnaflığı zamanın ustalarından öğrendik. O yıllarda usta dendiğinde akla kravatlı, önlüklü, jilet gibi zanaatkârlar gelirdi. Hâkim bile usta dendiğinde saygıdan ayağa kalkardı. O zamanlar sanat ve zanaat böyle önemli bir şeydi”. [caption id="attachment_10686" align="alignnone" width="785"] Ali Rıza Yücel (Ali Usta)[/caption]

Sanata Olan Sevgi

Çıraklık yıllarında yer süpürerek, usta işinden dersler çıkararak ve kendini geliştirerek bu yıllara geldiğini belirten Yücel, her şeyin temelinde sanata duyduğu sevgi ve aşk olduğunu belirtti. Yaratıcılığın, kendini geliştirebilmenin, azmin ve kararlılığın kendisini bu günlere getirdiğini belirten Yücel, bu işteki başarının esas sırrının “esnaflık” olduğunu vurguladı. Müşterilerin gözündeki ilk izlenimin ticaretin seyrini belirleyeceğini savunan Yücel, işletmenin imajı için diyaloğun, hitap şekillerinin, kalp kazanabilmenin, müşterilerin nabzını tutabilmenin çok önemli faktörler olduğunun altını çizdi. [caption id="attachment_10687" align="alignnone" width="785"] Ali Rıza Yücel'in sakladığı ve üzerinde üçüncü dükkanını açtığı haberin olduğu gazete sayfası[/caption]

Kalp Krizi Dahi Durduramadı

Yarım asrı aşkın süredir sevgi ve aşkla bağlı olduğu mesleğinin bazı zorlukları da beraberinde getirdiğini belirten Yücel, “Her meslekte olduğu gibi, bu mesleğinde zorlukları var. Müşterilerimin %90’ı kaliteli, saygılı, güler yüzlü ve temiz kalpli insanlardır. Bazen bazı müşteriler ise anlayışsız ve saygısız olabiliyor. Bu tarz sorunlar beraberinde stres ve sıkıntıları da getiriyor. Sırf bu sebeplerden dolayı kalp krizi geçirip ameliyat olmuştum” ifadelerini kullandı. Ameliyatından sonra daha da sağlam dönüş yaptığını vurgulayan Yücel, “Millet ayakkabı giydiği, Allah’ta bize ömür verdiği sürece bu işi yapacağız” diyerek azim, istek ve kararlılığının altını çizdi.

Yücel: İmparatorduk, Bittik!

Kariyerinin dönüm noktalarından ilkini 1990’lı yıllarda yaşayan Yücel, zamanında Sosyal Riski Azaltma Projesi kapsamında aldığı devlet desteği ile gelişim ve büyüme hikâyesini anlattı. Mersin’de Mersin valisi tarafından açılışı yapılan ilk dükkânın ardından rüzgârı arkasına aldığını belirten Yücel, kısa zamanda işlerini büyütmüş ve Mersin’e sığamaz olmuş. Kısa bir süre sonra Antalya’ya taşınan ve işlerini büyüten Yücel, arka arkaya 3 dükkân sahibi birden olmuş. Gece yarılarına kadar çalıştıkları, çalışanlarının maaşlarından fazla pirim kazandığı o yılları özetleyen Yücel, “Dükkânlarım bir biri ile yarışıyordu. Bir evin 90 bin TL olduğu dönemlerde, üzerimde 300-400 bin TL ile gezer, ticaret yapardım” ifadelerini kullandı. Arkasına aldığı rüzgâr, işine olan sevgisi, zanaatında ki deneyimi ve esnaflık bilgisi ile 3 dükkân, 2 araba ve 1 ev sahibi olan Yücel, hayatının bu evresinde, tüm seyri değiştirecek olan o süreç içerisine giriş yapmıştır. O dönemleri kısaca “İnsan iyiliği işte o an bırakmalı” şeklinde özetleyen Yücel, üzülerek öz kardeşinin kumar batağı ve tefecilere olan borcu için kendisinden istediğini, yardım elini uzattığını ve sonrasında her şeyin tepe taklak olduğunu belirtti. İcra memurları kapısına dayandığında dahi halen olayı iştirak edemediğini dile getiren Yücel, “Kardeşimi kurtarmak için borç senetleri imzaladım. O dönem halim vaktim yerindeydi. Çalışır öderiz dedik ve kardeşime de iş yapabilmesi, borcunu ödeyebilmesi için mal ve araç tahsis ettim. Ben o işini yapıyor, borcunu ödüyor diye düşünürken meğer her şey çok daha kötüye gitmiş. İcra memurları tüm malımıza el koydu. Kendi krallığımızı kurmuştuk, imparatorduk, bittik” ifadelerini kullandı. [caption id="attachment_10688" align="alignnone" width="785"] Bir Dönemler Ali Rıza Yücel[/caption]

“Azimle Tekrar Yoktan Var Ettik“

O zorlu yıllardan bahsederken Yücel, “Sanki 200 kilometre ile giden bir araçla takla attık ve savrulduk. Perişan haldeydik.” şeklinde konuştu.  Neye uğradıklarını anlamadığını ve çok büyük bir bunalım içerisine girdiğini belirtti. O dönem farklı aile üyelerinden talep ettikleri desteklerin de geri döndüğünü belirten Yücel, “Ailemle sokakta kaldık. Parklarda yattığımız geceler oldu. Çocuklarım uyuyor, ben ise başlarında nöbet tutuyordum. Bazı aile üyelerimiz bile kendilerinin zaten zar zor geçindiğini gerekçe göstererek, bize evlerinin kapılarını açmadı” ifadelerini kullandı. 1996 yılında hem kendi hem ailesi için büyük bir karar alan Yücel, Kıbrıs’ta edindiği iş ortakları ve dostlukları sayesinde buraya taşınma kararı aldı. Ailesinden göremediği vefa ve yardımseverliği, edindiği dostlarından gören Yücel, “ İlk önceliğim çocuklarımdı. Onları bir çatı altına koydum ve güvende olduklarından emin oldum. Sonra tekrar savaşmaya başladım. Hiçbir zaman vazgeçmedim. Eşimin bilezik ve yüzüğünü sattık.  Bir dikiş makinesi ve az da olsa mal aldık. Sanatıma olan sevgim, kendime olan güvenim ve işçiliğimin aldığı takdir ile kıza zamanda azimle tekrar yoktan var ettik.” İfadelerini kullandı.

Girne’nin Ali Ustası

1996 yılından bu yana birçok farklı yerde çalışıp sanatını icra eden Yücel, son 10 yıldır Girne’de küçücük dükkânında, devasa işler başararak tüm Girne’nin namı diğer Ali ustası olmuş. Ayakkabıcı Ali Usta denildiğinde herkes onu tanıyor artık.  İnişli çıkışlı fakat her zaman başarılı bir hayat hikâyesine sahip Ali ustamızdan sizlere nasihat; “Saygı ve sevgi çerçevesinde, kavga ve gürültüden uzak bir hayat yaşamaya özen gösterin. Hayatınıza ve işimize azimle, istekle ve kararlılıkla bağlanın, dört elle sarılın. Umutsuzluğa kapılmayın, kendinize güvenin. Ben güvendim ve tekrar tekrar başardım”. Haber / Tugay AÇIKYILDIZ