Kurtulmuş, TÜRKPA Konseyi Toplantısı'nda Konuştu
Kurtulmuş, TÜRKPA Konseyi Toplantısı'nda konuştu: "Macaristan ve KKTC'nin tam üye sıfatıyla çalışmalarımıza katılması en büyük temennimiz"
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı (TBMM) Numan Kurtulmuş, "Büyük çatışma ve kırılmaların yaşandığı bir coğrafyada medeniyet iddiamızı sürdürmenin yolu, dostluk ve ittifakımızı güçlendirmekten geçmektedir. Türk dünyası dilde, işte ve fikirde işbirliğini tesis ettiği takdirde üstesinden gelemeyeceği hiçbir sorun, çözemeyeceği hiçbir problem yoktur." dedi.
Özbekistan ve Türkmenistan'ın en yakın zamanda tam üye statüsünü kazanmasını beklediklerini ifade eden Kurtulmuş, "Ümit ediyorum ki bu süre çok yakındır, buna da önümüzdeki günlerde şahit oluruz. Macaristan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin de gözlemci statü sıfatıyla katıldığı çalışmalarımıza, yine en yakın süre içerisinde tam üye sıfatıyla katılması en büyük temennimizdir" dedi.
Türk Devletleri Parlamenter Asamblesi (TÜRKPA) 13'üncü Genel Kurulu Asamble Konseyi, TÜRKPA Dönem Başkanı ve TBMM Başkanı Kurtulmuş'un başkanlığında Azerbaycan Milli Meclisi'nde toplandı.
Kurtulmuş, yaptığı konuşmada, toplantının Türk dünyasına hayırlı olmasını dileyerek, ev sahibi Azerbaycan Milli Meclisi Başkanı Sahibe Gafarova'ya misafirperverlikleri için şükranlarını dile getirdi.
"Bağımsız Türk devletlerinin Ulusal Meclis Başkanları olarak bizleri aynı çatı altında buluşturan TÜRKPA'nın her geçen yıl güçlendiğini görmekten büyük memnuniyet duyuyorum" diyen Kurtulmuş, kuruluşundan bugüne kadar geçen süre zarfında ele alınan konular ve çeşitlenen faaliyetlere bakıldığında TÜRKPA'nın, Türk dünyası işbirliği kurumları arasında özgün bir yer edindiğini, günden güne büyüdüğünü ve geliştiğini gördüklerini belirtti.
Bu gelişim çizgisini, son 30 yılda yıldızı yükselen Türk devletleri arasındaki yakınlaşmadan, boyut ve derinlik kazanan ikili ve çok taraflı ilişkilerden bağımsız tutmanın mümkün olmayacağını ifade eden Kurtulmuş, şunları söyledi:
“Türk dünyasının kardeş toplumları, araya giren uzun ayrılık yıllarının ardından bugün yeniden kucaklaşmaktadır. Kardeşlik ahdini tazelemekte, her alanda birbirine yakınlaşmaktadır. Son 30 yıldır, devletlerimiz ve toplumlarımız arasında her alanda ilişkilerin ilerlediğini, güçlendiğini ve kökleştiğini görüyoruz.
Öte yandan dünya siyaseti ve dünya ekonomisinde de çok ciddi değişikliklerin olduğu bir dönemde Türk devletlerinin ağırlıklarının da artmakta olduğuna şahit oluyoruz. Orta Asya'dan Anadolu'ya, Anadolu'dan Balkanlar'a ve Avrupa'ya uzanan bir büyük hat üzerindeki 300 milyonu aşkın dinamik nüfusuyla Türk coğrafyası, yeni bir jeopolitik güç ve çekim merkezi olarak öne çıkmaya başlamıştır. Tarihe yeniden doğmanın, tarihi yeniden yapmanın imkan ve fırsatlarının olduğunu görüyoruz. Türlü sebeplerle duraklayan veya yavaşlayan uygarlık yürüyüşümüzü canlandırma sorumluluğunun, her birimizin üzerinde olduğunu biliyoruz. Köklerden göklere uzanan medeniyet ağacımızın çiçeğe durma, meyve verme vaktinin de geldiğine inanıyoruz.
Aynı zamanda büyük çatışma ve kırılmaların yaşandığı bir coğrafyada medeniyet iddiamızı sürdürmenin yolu, dostluk ve ittifakımızı güçlendirmekten geçmektedir. Türk dünyası dilde, işte ve fikirde işbirliğini tesis ettiği takdirde üstesinden gelemeyeceği hiçbir sorun, çözemeyeceği hiçbir problem yoktur. Parlamenter boyutta fikir ve eylemlerimizi yakınlaştırmanın kurumsal imkan ve müşterek fırsatı, platformu olan meclisimiz TÜRKPA'dır. Kardeşler arasındaki bu aile meclisini genişletmek en büyük arzumuzdur."