Ben Neden Zayıflayamıyorum?
“Ben neden zayıflayamıyorum?” değil, “Dünya neden zayıflayamıyor?” daha doğru bir soru olacak…
Çağrı Özlütaş
30/06/2024 13:00
Merhabalar, ben Diyetisyen Çağrı Özlütaş…
Üniversite yolculuğum İngiltere’de Genetik Bölümü ile başladı.
Kendi başıma yaklaşık 50 kilo verdikten sonra kalbimin attığı bölüme; yani Beslenme ve Diyetetik Bölümü ile yolculuğuma devam ettim.
Bölümümü Doğu Akdeniz Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi birincisi olarak tamamladım ve mezun olduğum gün topluma ve çevremdeki insanlara beslenme ve diyetetik ile ilgili en güncel araştırmaları ve makaleleri tarayarak en doğru bilgileri aktarmak için ant içtim.
Eğitimime şuan Danimarka- Kopenhag Üniversitesi’nde, "Human Nutrition-İnsan Beslenmesi" Yüksek Lisans programında devam etmekle birlikte, en güncel bilgileri, en çok merak ettiklerinizi size aktarmak için artık her pazar bu köşede sizlerleyim.
Gelelim bu hafta tartışacağımız ilk konumuza…
***
21.yüzyılın en büyük pandemisi olarak adlandırılan, “obezite”, tüm önlemlerin alınmaya çalışıldığı fakat vaka sayısının her yıl kat ve kat arttığı kronik ve kompleks bir hastalık aslında. Dünya Sağlık Örgütü’nün 2022 verilerine göre, toplam 2.5 milyar yetişkin kilolu (overweight) kategorisinde ve 890 milyon yetişkin ise obezite kategorisinde yer almıştır. Şuan her 8 kişiden 1’i ise obezite ile yaşamaktadır. Peki, asıl sorumuza gelecek olursak: “Ben neden zayıflayamıyorum?” değil, “Dünya neden zayıflayamıyor?” daha doğru bir soru olacak… Porsiyon algımızı git gide yitirdiğimiz, “batılaşmış diyet” olarak adlandırdığımız, rafine şeker, sodyum, trans ve doymuş yağlardan ve katkı maddelerinden maalesef zengin bir beslenme şeklinin aşırı popülerlik kazandığı, vitamin ve minerallerden zengin meyve, sebze, ve diğer tahılların maddi açıdan fast food restoranlarına ve paketlenmiş gıdalara göre kat ve kat daha pahalı olduğu bir dönemde yaşamaktayız. Kilo vermek kompleks ve zorlayıcı bir yolculuk olabilir ve ilerlemenizi etkileyen birçok faktör olabilir. Bir diyetisyen olarak, insanların kilo verme konusunda bazı yaygın nedenlerle sıkça karşılaşıyorum. Bu nedenler arasında yetersiz veya dengesiz beslenme, aşırı kalori alımı, gıdaların üzerindeki besin değer tablolarını iyi okuyamama, yeterince fiziksel olarak aktif olmama, tiroit hastalıkları, insülin direnci veya PCOS gibi hormonal dengesizlikler, yetersiz uyku, yüksek stresli yaşam, bazı ilaçlar, genetik faktörler ve daha bir sürü sayabileceğim sebepler yer almaktadır. Burada aslında dikkat çekilmesi gereken konu, toplumun sağlıklı ve dengeli beslenmeye “diyet” etiketini yapıştırıyor olması. “Diyet” biter bitmez yoyo etkisiyle başlanılan noktanın daha da gerisine gidiliyor aslında. Diyet kelimesinin öz anlamı, temelde bir insan ya da başka bir canlı tarafından tüketilen veya tüketilmeyen yiyeceklerin toplamıdır. Yani sizin şuan tükettiğiniz ve tüketmediğiniz tüm besinler sizin diyetinizi oluşturmaktadır. Önemli olan aslında sağlıklı beslenmeyi bir diyet olarak görmemek ve bunu bir yaşam tarzı haline getirmek. Azimli, istikrarlı ve kararlı olmaktır aslında kilo verebilmek.***
Şahsen kilo verme yolculuğundan defalarca geçmiş olan bir diyetisyen olarak, hiçbir zaman kendinizi bu yolda yalnız hissetmeyin. Bu zor bir yolculuk fakat bunu başardığınızda ve sağlıklı beslenmenin vücudunuza, beyninize ve özgüveninize neler yapabileceğini gördüğünüzde sağlığın temel dengesini kurmuş olacaksınız ve bunu bir yaşam tarzı haline getirmeyi siz kendiniz isteyeceksiniz. Haftaya, “Hedef kilonuza ulaşırken yapılan ‘gizli’ hatalar ve kilo vermenize yardımcı olacak taktikler” baslığıyla yine bu köşede aranızda olacağım. Sağlığınız eksik olmasın… YAZI/ DİYETİSYEN ÇAĞRI ÖZLÜTAŞ