Hazel Oraç "Kendim Olmaktan Hiç Vazgeçmedim"
None
Ülkemizin başarılı fitness eğitmenlerinden Hazel Oraç, 5 yaşında tanıştı sporla ilgili gazetemize özel açıklamalarda bulundu. Oraç, hayatı boyunca birçok spor branşı ile ilgilenirken, tamamen spor odaklı bir hayatının olduğunun altını çizdi.
Hazel Oraç Kimdir?
Hazel Oraç, 20 Mayıs 1990 yılında Güzelyurt’ta doğdu. Spor hayatına 5 yaşında başladı. Jimnastik, basketbol ve yüzücülük gibi farklı spor dallarında faaliyet gösterdi ve spor geçmişini çeşitlendirdi. Öğrenim yıllarının liseye kadar olan bölümünü Güzelyurt’ta tamamladı ve üniversite eğitimini beden eğitmeni olarak Yakın Doğu Üniversitesi’nde gerçekleştirdi.Spor Odaklı Bir Hayat
Sporun her zaman hayatında büyük bir öneme sahip olduğunu dile getiren Oraç, küçük yaşta spora yönelik bir iş kariyeri ve hayat inşa etme hayalleri kurduğunu, ara sıra fikir ayrılıkları yaşansa da her zaman aile tarafından kararlarının saygı ve destek bulduğunu belirtti. Üniversite yıllarının ilk döneminde İstanbul’da sınavlara katılan Oraç, Marmara Üniversitesi’nde Beden Eğitimi/Yöneticilik bölümünü kazandı. Bu bölümün Türkiye’de antrenörlük, yöneticilik, öğretmenlik olarak 3’e ayrıldığını dile getiren Oraç, KKTC de yöneticilik üzerine bir sistem kurulu olmadığı ve bu eğitimin ilerde kariyerine olumlu yönde etki etmeyeceği yönünde sağlıksız yönlendirmeler aldığı için tercihini KKTC’den yana yaptığını belirtti. KKTC’de aldığı eğitimden memnun olduğunu, çok sistematik ve iyi bir eğitim aldığını belirten Oraç, bölümünü 1. sırada bitirdiğini vurguladı. Üniversite yıllarında fırsat buldukça İstanbul seyahatleri gerçekleştirip Oraç, oradaki spor salonlarında yeni deneyimler elde edip sosyal çevresini genişletmiş. Orada antenörlük kurslarına da katıldığını belirten Oraç, ülkemizde ‘Reformer Plates’ alanında eğitim alan ilk kişi olduğunun altını çizdi.İlk Kariyer Adımları
Okul yıllarından itibaren çalışmaya başlayan Oraç, spor salonlarında aktif olarak o yıllardan bu yana servis verdiğini dile getirdi. Mezun olduktan sonra ailesinin de ısrarları üzerine devlet sınavlarına katılıp bir devlet lisesinde beden eğitimi öğretmeni olarak işe başlayan Oraç, kişiliğine ve hayatında ulaşmayı hedeflediği başarıya uygun bir meslek olmadığı gerekçesi ile bu mesleğe 1 yıl sonra son vermiş. Öğretmenlik yıllarında da kişisel gelişim koçluğunu devam ettiren Oraç, okuldaki öğretim görevini sonlandırdıktan sonra tamamen bu dala yoğunlaşmaya başlamıştır. ‘Işıltılı Sahne Hayatını Ben Seçtim’ Profesyonel sporcu kariyerine 2012 yılında başlayan Oraç, 11 seneyi aşkın başarılı bir geçmişe sahip. Yaptığı sporun sürekli gelişime açık bir dal olduğunu ve düzenli olarak güncel kalabilmenin şart olduğunun altını çizen Oraç, İstanbul seyahatleri bu sebeple düzenli olarak devam ettiğini vurguladı. 2015 yılında ilk vücut geliştirme yarışmasına kendi çabaları ve birkaç fedakâr eğitmeni ile katılan Oraç, eğitim yıllarının başlarında yaşadığı yönlendirme ve bilgilendirme eksikliğini bu yarışmada da yaşadığını belirtti. O dönemdeki bilgisizlik ve eksiklikler gereği katıldığı yarışmada başka yarışmacı olmadığını aktaran Oraç, yarışmanın hemen akabinde federasyon başkanından telefon aldığını ve Almanya’da çok saygın bir yarışmada boy göstermesi için teklif aldığını belirtti.
Gölden Okyanusa Geçiş
Gösterdiği yoğun çaba ve azmin sonrasında hızlı bir yükseliş yakalayan Oraç, KKTC’de düzenlenen yarışmanın ardından Almanya biletini aldı. O dönemde yaşadıklarını kısaca “Göden okyanusa geçiş” diye adlandıran Oraç, NAC (National Athletic Committee) Kâinat yarışması katıldı ve üstün bir başarı örneği göstererek 2.lik derecesi elde etti. Bu yarışma neticesinde bu sporun Avrupa ve Dünya’da ne kadar el üstünde tutulduğunu net bir şekilde deneyimlediğini belirten Oraç, insanların bu spora ve bu sporu yapan sporculara gösterdiği ilginin muazzam bir boyutta olduğunu aktardı. Düzenlenen organizasyondaki ciddiyetin, kullanılan tesisler, podyumun ve sporcuların bir birlerine olan saygısının hat safhada olduğu belirten Oraç, bu spora olan sevgi ve tutkusunun bu yarışmadaki deneyimleri ile bir kez daha pekiştiğinin altını çizdi. Kariyeri boyunca 7 yarışmaya katıldığını belirten Oraç, her zaman ilk üçte yer aldığını ve derece elde ettiğini dile getirdi. Yurtdışında gördükleri ilgi ve alakanın yoğunluğu ile kendilerini ünlü kişiler gibi hissettiklerini belirten Oraç, bundan sevinç ve mutluluk duyduğunu fakat adamızda bu ilgi ve alakanın ayni şekilde olmadığının altını çizdi. KKTC bayrağını dünyanın birçok yerinde temsil ettiğini ve bundan gurur duyduğunu belirten Oraç, üzülerek federasyon ve federasyon başkanının uğraşları ve destekleri haricinde hiçbir maddi manevi devlet desteği görmediklerinin vurguladı.Pandemi Süreci ve Oryantasyon
Pandemi sürecinde iş şartlarının çok değiştiğini belirten Oraç, “Spor salonları en erken kapanan ve en geç açılan iş yerleriydi. Ciddi şekilde yara alan sektörlerden biri olduk. Bu zorlu süreçte sağlık tedbirleri hat safhadaydı ve insanlar spor salonlarına gelmekten korkuyordu” şeklinde konuştu. Bu süreç zarfında kendisinin de bir dönem sahalardan uzak kaldığını belirten Oraç, belli bir süre bedensel ve zihinsel olarak dinlendiğini, sürecin ve kuralların yumuşaması ardından, ,ilk etapta evlerde özel spor servisi vermeye başladığını, sonrasında ise salonlara geri döndüğünü dile getirdi. Bu sürecin olumsuz yönleri yanı sıra olumlu etkileri de olduğunu belirten Oraç, özellikle Girne’deki müşteri portföyünün oldukça genişlediğini belirtti.“Emek, Sevgi ve Çaba”
Kişisel antrenörlerin sporcularını bedensel, zihinsel ve fiziksel anlamda yukarı taşımaları gerektiğini ve bu yüzden her zaman yüksek enerjiye ihtiyaç duyulduğunu belirten Oraç, 20’ye yakın sporcu çalıştırdığını, Günlük ortalama 8-10 seans yaptığını ve her ne kadar yorucu olsa da bunu aşkla devam ettirdiğini dile getirdi. Her şeyin bir zamanı ve her emeğin bir karşılığı olduğunu savunan Oraç, “Emek sevgi ve çabadan çalmadan yapılan her iş başarılı olur, bende de bu yaşandı” şeklinde konuştu. Her gün sporcularına idman yaptıran ve sonrasında beslenme süreçlerini takip eden Oraç, işinin kendisi dur demeden durmayacağının altını çizdi.
“Neysem O, İçim Dışım Bir”
Katılığı yarışmalar, elde ettiği başarılar ve yürüttüğü işindeki azmi sayesinde tanınırlığını bir hayli arttıran Oraç, sosyal medya platformlarında da binlerce kişi tarafından takip edilmeye başladı. Hiçbir zaman kendisi olmaktan vazgeçmediğini belirten Oraç, “insan ilişkilerim ve iletişimim iyi, ego ve bencillikten uzak, olduğum gibi biriyim. İşimi ve özel hayatımı bir arada yürütebiliyorum. Gökkuşağında tek bir renk yoktur hepsi birlikte olduğu için bu kadar güzeldir. Bende yerine göre gülen, yerine göre ağlayan, yerine göre nazik ve kibar, yerine göre ise sert biriyim. Binlerce kişi tarafından takip edilmek, olduğumdan farklı biriymiş gibi davranmamı gerektirmiyor” ifadelerinde bulundu. Toplumun belli bir bölümünün farklı bir düşünce yapısı ve algıya sahip olduğuna dikkat çeken Oraç, “Bazı insanlar kaslı bir vücuda sahip olmanın erkeksi olduğunu, bu spor yapan kaslı bir kadının çok feminen olmadığını düşünüyor. Kadın sporcular üzerinde tırnak uzatmamalı, çok süslü olmamalı, kıyafetlerini ona göre seçmeli şeklinde düşünceleri var. Bu algıları yıkmayı amaç edinmiyorum fakat umarım ben ve benim gibi insanlar bu kalıpların yıkılmasına vesile olur” şeklinde açıklamalarda yaptı.
Sosyal Kişilik ve Medya Faktörü
Günümüz şartlarında, tüm meslek dallarında olduğu gibi bireysel eğitmenlikte de insan ilişkilerinin ve medyanın büyük bir rol oynadığını dile getiren Oraç, grup seanslarının iş tanıtımındaki önemini değindi ve sporcularının kendileri için yürüyen reklam niteliği taşıdığını vurguladı. Birçok farklı sosyal aktivite de yer alan Oraç, Turizm Bakanlığı’nın yürüttüğü Visit North Cyprus projesinde spor dalında seçilen tek tanıtımcı olduğunu ve adamızın tanıtımı için görev yaptığını belirtti. Bu katılımın gurur verici bir deneyim olduğunu dile getiren Oraç, burada da sayısız yeni kişi ile tanıştığını ve önceden tanışmış olduğu kişilerle arkadaşlığını pekiştirdiğini dile getirdi.
