Dr. Güner Konedralı Ve Prof. Dr. Ahmet Pehlivan'ın Değerlendirmesi...
Dr. Güner Konedralı ile DAÜ Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Pehlivan yapmış oldukları ortak açıklama yaptı.
Dr. Güner Konedralı ile DAÜ Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Pehlivan yapmış oldukları ortak açıklamada, Türk Devletleri Teşkilatının (TDT) kurduğu Türk Dünyası Ortak Alfabe Komisyonu'nun 34 harften oluşan yeni alfabesini değerlendirdi.
Dr. Güner Konedralı ile DAÜ Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Pehlivan, Konuyla ilgili önemli açıklamalar yaptı.
Değerlendirme şu şekilde:
BİR DİLDE FONEM DEĞERİ OLMAYAN SES, HARF OLARAK O DİLİN ALFABESİNDE YER ALAMAZ: Son günlerde etkisi büyük olan ama bilimsel anlamda pek de değeri olmayan bir tartışma içinde olduğumuzun farkındayız. Konu, önemli olmakla birlikte, Sn. T.C. Cumhurbaşkanı Recep T. Erdoğan’ın yapmış olduğu söyleme bağlı olarak “farklı algılara” yol açmıştır.
Çeşitli sebeplerle ve farklı amaçlarla yapılan sosyal medya yorumlarına, bizler de alanımız gereği, (Türk Dünyası Ortak Alfabe Komisyonunda yer alan KKTC temsilcileri olarak) kendimizce ve elden geldiğince sosyal medya hesaplarımızdan bir açıklama yaparak nokta koymak istedik.
Alanımız gereği, sevgili dostum Prof. Dr. Ahmet Pehlivan’la iki yıldır katıldığımız ve gözlemci statüsünde de olsa katkı koyduğumuz “Türk Dünyası Ortak Alfabe Komisyonu”nun çalışmaları, geçtiğimiz aylarda 34 harfin kabulüyle başarılı bir şekilde sonlanmıştır. Alınan karar doğrultusunda, ortak alfabe, SADECE ileride oluşturulması planlanan Türk Devletleri Birliği’nde yer alacak devletler arasındaki ilişkilerde kullanılmak amacıyla hazırlanmıştır. Yani, 1 Kasım 1928’de, Atatürk’ün önderliğinde kabul edilen ve şu anda Türkiye’yle KKTC’de kullanılan resmî dilin harflerinden oluşan Yeni Türk Alfabesi’nin değiştirilmesiyle ilgili bir durum DEĞİLDİR.
Ortak Alfabe, gelecekte hayatımıza girse bile (komisyonda alınan kararlar gereği), her topluluk/ulus kendi içinde KENDİ ALFABESİNİ KULLANACAKTIR. Konuyu, bilimsel anlamda şu cümleyle özetleyelim: BİR DİLDE FONEM DEĞERİ OLMAYAN SES, HARF OLARAK O DİLİN ALFABESİNDE YER ALAMAZ. Konunun daha da iyi anlaşılabilmesi için şöyle bir örnek verelim: Şu anda elinizde tuttuğunuz telefonun klavyesinde (ya da bilgisayarınızın klavyesinde) 32 tane harf bulunmaktadır. Sizler, Türkçe iletişim kurmak için bu harflerden sadece 29’unu kullanıyorsunuz. Ancak kurulacak olan iletişim, İngilizce olursa bu harflerden bazılarını kullanmayıp onların yerine İngilizce alfabede olan harfleri seçiyorsunuz. Bu da bize, iletişim boyutunda kullanılacak harf ya da fonemlerin, karşı tarafın kimliğiyle alakalı olduğunu göstermektedir. KONU BU KADAR BASİT...
Sevgi, saygı ve bilimle kalmanız dileğiyle...
NOT: Daha fazla bilgi edinmek isteyen okurlarımız, alttaki alıntılardan da faydalanabilir.
LATİN ALFABESİ: Latin veya Romen harfleri, kökeni antik Roma tarafından Eski Latinceyi yazmak için kullanılan Latin alfabesine dayanan bir yazı sistemidir. ISO tarafından belirlenmiş standart modern Latin alfabesinde ise 26 harf bulunur. Latin harfleri, şu anda dünyada en yaygın kullanılan yazı sistemidir.
Latin harfleri, görsel olarak Eski Yunan harflerine benzer. Eski Yunan harfleri ise aslen günümüz modern alfabelerin temeli olan Fenike alfabesinden türemiştir. Roma'nın erken dönemlerinde Etrüskler tarafından kullanılan “Cumae Grek” alfabesi, zamanla Etrüsk alfabesine evrimleşmiş, Romalılar da bu alfabeyi benimseyerek geliştirmişlerdir.
TÜRKLÜK DÜNYASINDA LATİN HARFLERİ: Türk halkları arasında Latin alfabesini ilk kullananlar Yakutlardır. 22 yıl (1917-1939) bu alfabeyi kullandılar. Diğer bir deyişle, birçok Türk halkı Arap alfabesinin varlığını tartışırken Yakutlar, Kiril alfabesinden Latin alfabesine geçmişlerdir. Ardından da Hakas Türkleri, Şor Türkleri, Tuva Türkleri, Altay Türkleri, Kırım Türkleri, Nogay Türkleri, Kumuk Türkeri, Karaçay-Balkar Türkleri, Karakalpak Türkleri, Kırgız ve Başkurt Türkleri, Özbek Türkleri, Kazak Türkleri ve Türkmenler Arap alfabesini bırakıp Latin esasına dayanan alfabeyi benimsemişlerdir. Ayrıca, 1. Bakü Türkoloji Kongresi’nde alınan Latin alfabesine geçiş kararına karşı çıkmasına rağmen Tataristan da 1927 yılından itibaren Latin alfabesine geçme kararı almıştır.
DETAYLI BİLGİ İÇİN TIKLA