Ahmet Bozkurt, Mahkeme Başkanı’na Cevap Veremedi!

İsias Otel’in Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 3’ü tutuklu 11 sanığın yargılandığı davanın beşinci duruşmasında Savcının bilinçli taksirden mütalaasını vermesinin ardından acılı ailelerin avukatları Savcının talebine itiraz ederek tüm sanıkların olası kastla yargılanmaları taleplerini yineledi.

Kıbrıslı Gazetesi
03/12/2024 11:36
Ahmet Bozkurt, Mahkeme Başkanı’na Cevap Veremedi!
Özel Haber / Selda BEKTAŞ - Serhan KABLAN İsias Otel’in Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 3’ü tutuklu 11 sanığın yargılandığı davanın beşinci duruşmasında Savcının bilinçli taksirden mütalaasını vermesinin ardından acılı ailelerin avukatları Savcının talebine itiraz ederek tüm sanıkların olası kastla yargılanmaları taleplerini yineledi. “ISMARLAMA RAPOR, KABUL ETMİYORUM” Avukatların itirazlarının ardından, son bilirkişi raporuyla tam kusurlu bulunan tutuklu sanık İsias Otel sahibi Ahmet Bozkurt, savunmasını yaptı. Bozkurt, rapor için “ısmarlama rapor” diyerek suçlamalarda bulundu. Arsa sahibi olduğunu, müteahhit olmadığını söyleyerek fenni mesulleri suçladı. “EN KÜÇÜK YALNIŞIM YOKTUR” Ahmet Bozkurt şunları iddia etti: Sözlerimin en sonunda vurgulamak istediğimi en başta söyleyeceğim. Ben müteahhit değilim, 93 yılından beri arsa sahibiyim. Benim müteahhit olduğuma dair bir belge yoktur. Ben mal sahibiyim. Beni inşaat mühendisi yapmışlar. Teknik olarak beni her konuda görevli görmüşler. 70 yaşındaki eşim bu kapsama alınmış. 5 tane evladım mimar olmuşlar makine mühendisi ve elektrikçi olmuşlar. Bina sahibi olarak benim bu bilgilerim olmuş olsaydı, mühendislere yaptırmayı böyle bir sorumluluğun altına gitmezdim. Dürüstçe ifade ediyorum. Bugüne kadar en küçük yanlışım ve yalanım yoktur. Ben doğrularla yürüdüm. Ben iş adamıyım. Hiçbir konuda hiçbir sabıkam olmadı, olamaz da. Ben kanunlardan korkan bir aile reisiyim. Bana eşime ve evlatlarıma atılan suçlamaları asla kabul etmiyorum. Son gelen rapor da tamamen ısmarlama yapılan bir rapordur. Ve bu suçlamaları reddediyorum. Binada imalat ve denetimdeki eksiklikler denilmiş. 93 yılında bugünün teknolojisi yoktu. “KULLANILAN KUMU TÜM ADIYAMAN KULLANDI” Adıyaman İl Özel İdaresi bünyesinde olan bir çayımız var. Adıyaman’ın bütün kumu buradan gelir. 93 yılında gelen kumlar da bu kumlar. Kepçe ile bu kumlar suyun içerisinde yıkanarak çıkar. Bu benim inşaatıma ve Adıyaman’a gelen kumlardır. Kumların ek kullanıldığı ölçülmemiş. “BELEDİYE İZİN VERDİ” Teknik konuları biz bilemeyiz. Bu projeleri biz hazırlamadık. Belediye’ye de gidildi. Bu evraklar verilip kontrolden geçildi. Bende olan belgelerde tasdikler ve mühürler vardır. Birinci ruhsatım da 93 yılında verilmiştir. Benim memleketimin güvendiğim memurları böyle bir sahtekarlık yapmaz. Asansör açılırken, ilgili teknikler tarafından hesabı kitabı yapılmış. Belediye tekrar gitmiştir ve kontroller yapılmıştır. “BELEDİYE KONTROLLERİ YAPTI” 2001 yılında otele dönüştüğünde otele dönüşmesi için İmar Yasası’nda kanun var. Kendi başıma yapmadım bunu. Yasaları inceleyerek bize bu izni vermişler. İzin alındıktan sonra projeler hazırlanır. Belediye kontrol ettikten sonra benim ruhsatımı veriyor 2001 yılında. Bununla turizm bakanlığına müracaat ediyorum. Turizm Bakanlığı da bana teknik elemanlarını Adıyaman’a gönderip binayı kontrol ettiler. Olumlu rapor hazırladılar ve yatırım belgesi aldım, kredi almam için… “KAÇAK YAPI OLSA DEVLET İZİN VERİR MİYDİ?” Binayı en alttan en üste kadar incelediler ve krediyi verdiler. Kaçak yapı olsa devlet kredi verir miydi? Bana “bu parayı al cebine koy harca” demediler. Yapılan işler karşılığında bana bu paralar verdiler. En son bina bittikten sonra dosya kapandı ve ödeme planım çıktı. 2006 yılında tüm parayı ödedim kuruşuna kadar. 1992 yılında Adıyaman Belediyesi ile görüştüm, bina yapmak istiyorum. Olduğu bulvar kaç kata kadar müsaade eder dedim. Dediler ki o 9 kata imarlıdır. Bu bilgileri benim mimarlarımla da görüşüldü ona göre de mimarlar ve mühendisler çalışmalarını yaptılar. Duyum aldım ki o günkü Belediye Başkanı, “12 kata göre sen hazırlığını yap, binanı kurtarmış olursun” demiş. Ben 14 kata kadar güçlendirme yaptım. Suçlamalar çok, Allah bize yardım etsin. Bir daha da benim ülkeme böyle bir şey yaşatmasın. Benim inancıma göre, “deprem suresi” de var Kuran-ı Kerim’de. Ama depremi konuşan kimse yok. Bugün 30 yıllık bina bugüne kadar nasıl yıkılmamış denildi. Ben de soruyorum, Adıyaman 2019’da 7,2 şiddetinde deprem gördü. Birçok can kayıpları oldu, benim binamda sıva çatlağı olmadı. Yani ben de hayret ediyorum bu depremin şiddeti görülmüyor. Her şeyi getirip bize bağlıyorlar. “KAR YAĞMASA BİZ DE ORADA OLACAKTIK, ALIN YAZIMIZ BÖYLEYMİŞ” Ben ve ailem hep sorumluyuz burada. 2001 yılında İsias AŞ kurulduğunda çocuklarım reşit değildi. Mal sahibi de yönetim kurulu başkanı da benim, her şeyi benim. Çocuklarımın hiçbir suçu yok. Depremden 2 gün önce cumartesi günü kızım ve damadım bizi ziyarete geldi. ‘Dede biz otelde kalalım’ dediler. ‘Bu akşam bizde kalın, yarın akşam da otelde kalırız. Pazartesi sabah da gidersiniz’ şeklinde karar aldık aile içerisinde. Pazar sabahı kalktığımızda kar yağmış yollar kapanmış dediler.  ‘Biz kalırsak bu gece yarın gidemeyeceğiz…” Kar yağmasa hepimiz orada olacaktık. Alın yazımız böyleymiş. Bu bir kıyamettir, asrın felaketi değildir. Ben ailemden çok kişi kaybettim. Buna inanalım artık. Yorum yaparken bunun üzerinden gidelim.” BOZKURT MAHKEME BAŞKANI’NA YANIT VEREMEDİ! Bize karşı atılan suçlamaları kabul etmiyorum. Ben müteahhit değilim, ben mal sahibi ve şirket sahibiyim. Suçlamaları kabul etmiyorum. Son gelen rapora da sonuna kadar itirazım var, bilimsel değildir. Birtakım ısmarlamalarla hazırlanmış bir rapor. Hiçbir kusurumuz kabahatimiz yok.. Mahkeme Başkanı, “Bu rapor ısmarlama iddiasında bulundunuz. Kim ısmarladı bu raporu?” Şeklindeki soruya yanıt veremedi. Bozkurt, “Bilmiyorum efendim. Bizi suçlayanlardır” şeklinde yanıt verdi.