Eczacılar Birliği Yönetim Kurulu Görevi Bıraktığını Açıkladı
Kıbrıs Türk Eczacılar Birliği Başkanı Umut Öksüz, Yönetim Kurulu ile birlikte gerçekleştirdiği basın toplantısında görevi bıraktıklarını açıkladı.
Kıbrıs Türk Eczacılar Birliği Başkanı Umut Öksüz, Yönetim Kurulu ile birlikte gerçekleştirdiği basın toplantısında görevi bıraktıklarını açıkladı.
Öksüz, “Özellikle son bir buçuk yılda yaşanan sorunlardan dolayı görevimizi bırakıyoruz. Derdimiz birileri gibi koltuk değildir. Gelmesini bildiğimiz gibi gitmesini de biliyoruz” dedi.
Öksüz basın açıklamasında şunları söyledi:
Bizler Kıbrıs Türk Eczacılar Birliği Yönetim Kurulu olarak hepinizin taktiri haline gelmiştir ki görev süremiz boyunca mesleğimizin itibarını yükseltmek ve toplumumuza fayda sağlamak adına büyük bir sorumluluk üstlendik. Bu sorumluluğu yerine getirmek için gece gündüz demeden çalıştık, belirlediğimiz hedeflere ulaşmak adına elimizden gelenin en iyisini yapmaya gayret gösterdik.
Göreve başladığımız ilk günlerden itibaren meslek ve ülke tarihinde görülmemiş büyük zorluklarla karşılaştık. Toplumumuzu derinden etkileyen ciddi bir sosyal sigorta olayıyla mücadele etmek durumunda kaldık. Fakat yaşanan tüm zorluklara rağmen, çözüm odaklı yaklaşımımızdan asla taviz vermedik. Yapıcı olduk, yıkıcı olmadık.
Özellikle bu süreçte biz eczacılar her ne kadar yalnız kalsak da, mesleğimizin ve meslektaşlarımızın haklarını savunmak için kararlılıkla tüm gücümüzle mücadele ettik.
Bizler sadece yasal olarak sorumlusu olduğumuz özel eczanelerimizin sorunları ile mücadele etmedik, kamudaki meslektaşlarımızın haklarını savunduk, vatandaşın ilaca erişimi için kesintisiz hizmeti savunduk ve toplumsal tüm mücadelelerde yer almaya çalıştık. Ve hepsine SAMİMİ OLDUK! Her zaman söyledik sağlıkta siyaset yapmadık! Bazen de kendi kendimize soruyoruz, keşke siyaset yapsamıydık aceba diye, tüm özeleştirimizi yaparak dile getiriyorum ki, evet keşke siyaset yapsaydık. Çünkü ülkenin tüm hayati noktaları artık siyaset ile dönüyor. Üzücü, hem de çok üzücü…
Yargısız infazlar yediğimiz , ülkenin en büyük sektörel bazlı hırsızı ilan edildik. Hatta bazı kesimler kamuoyu nezdinde bizlerin altını çizerek ısrarla buna devam etti, fakat günün sonunda herkes gerçeğin ne olduğunu anladı. Ama gelin görün ki zedelenen itibarımız geri iade edildi mi? Hayır!
Aksine, vatandaşın ilaca erişimini daha da zorlaştıran kararlar ısrarla alınmaya ne yazık ki devam edildi. Başta yönetim kurulu üyelerim olmak üzere, bizlerin yaşanılan bu süreçlerden artık ne özel hayatlarımız, ne aile hayatımız ne de meslek hayatımız neredeyse kalmamış durumdadır.
İnanın Bizlerin yaşadığı süreci kimse yaşamasın! Hele yargısız infazı, hiç kimse…
Geldiğimiz noktada bizlerin bir kan değişimine ihtiyacının olduğu kanaatine varmış bulunmaktayız.
Bugüne kadar belirttiğim gibi sağlıkta siyaset yapmamakla birlikte kimsenin “ adamı “ olmadık. Öncelikli sorumluluğumuz meslektaşlarımız ve vatandaşımız dedik…
Görev süremiz boyunca sürekli vatandaşın ilaca erişiminde yaşadıkları sorunların çözümü için savaş versek de görüyoruz ki alınan kararlar vatandaşın ilaca erişimini sürekli sekteye uğratmıştır.
Ancak tüm bu başarılarımız, özel ve aile hayatımızı neredeyse yok etme pahasına gerçekleşti. Bu yoğun süreçte, karşılaştığımız haksız eleştiriler, mesleğimizin itibarını zedeleyen yargısız infazlar ve yalnız bırakılmamız, görevimizi artık sonlandırma kararımıza da ne yazık ki destek olmuştur.
Bugün burada, Kıbrıs Türk Eczacılar Birliği Yönetim Kurulu olarak büyük bir sorumluluğun gereği olan bir kararı sizlerle paylaşmak üzere toplandık. Bu kararı almanın bizler için ne kadar zor olduğunu tarif etmek mümkün değil, ancak erdemli bir duruşun ve cesur bir adımın gerektiği noktada susmak, bizim inandığımız değerlere aykırı olurdu.
Görev süremiz boyunca mesleğimizin onurunu korumak, itibarını artırmak ve halkımıza layıkıyla hizmet etmek adına her türlü zorluğu göğüsledik. Ancak bugün geldiğimiz noktada, sağlıklı bir değişim ve yenilik için görevimizi devretme kararı aldığımızı duyuruyoruz. Bu karar, cesaret isteyen ve sorumluluk gerektiren bir adımdır. Çünkü gerçek liderlik, samimi bir yönetim yalnızca başarılarla değil, gerektiğinde yerini yeni fikirlere ve enerjilere bırakabilmekle de ölçülür.
Bu bağlamda bugüne kadar bize destek veren, güvenen ve mücadelemizde yanımızda duran meslektaşlarım başta olmak üzere görev sürem boyunca ailesini, çoluğunu çocuğunu, işini gücünü hatta sağlığından fedakarlık eden tüm ekip arkadaşlarıma ve sekreterlerime teşekkür ederim.
Bizler üzerimize düşeni yaptık, bundan sonrası için bayrağı devredeceğimiz kişilere başarılar diliyoruz.”