“Cesaret Gösterip Doğru Kararı Vermenizi Bekliyoruz”
İsias Davası 6. duruşması bugün saat 10.00 itibariyle başladı.
Özel Haber: Selda Bektaş / Serhan Kablan
İsias Davası 6. duruşması bugün saat 10.00 itibariyle başladı. Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada kritik sürece girilirken, kararın yarın açıklanması bekleniyor.
ADLİYE ÖNÜNE TOMA GETİRİLDİ
Duruşma öncesi adliye çevresinde ve içinde daha önceki duruşmalara nazaran güvenlik önlemlerinin arttırıldığı, TOMA aracının adliye önüne getirildiği görüldü.
AİLELER MAHKEMEDE BİR KEZ DAHA KONUŞTU
Davanın başlamasıyla birlikte Mahkeme Başkanı, İsias Otel’de evlatlarını kaybeden aileleri dinledi.
Aileler bir kez daha Mahkeme Heyetine “olası kast” taleplerini yineledi.
“BU KATİL BİNANIN MİMARISINIZ”
İsias Otel’de hayatını kaybeden Alp ve Doruk Akın’ın annesi Ayşe Akın, iki evladı için adalet istedi.
Alp ve Doruk Akın’ın annesi Ayşe Akın şunları söyledi:
Tüm sebep olanların en ağır ceza ile cezalandırılmalarını istiyorum. Bu katil binanın sahibi Ahmet Bozkurt, mimar ve mühendisler bu katil binanın mimarlarısınız. Biz çocuklarımızı kum yığınından ellerimizle kazıyarak çıkarttık. İki evladını kaybeden bir anne olarak, ben orada kum yığınını gördüm. 6 duruşmadır bu yalanları, savunmaları, saygısızlıkları hep beraber dinledik. Ben bilime ve adalete güvenen bir anneyim. Bu kadar kanıtlanmış bilirkişi raporu varken, bunları konuşmaktan öfke içerisindeyim. Bu katil binadan, kum yığınından çocuklarımızı çıkardık. Adalete güveniyorum...
“72 CANIN BEDELİNİ KİM ÖDEYECEK”
Alp ve Doruk’un babası Osman Akın da söz aldı.
Akın, “Biz gerçekleri ilk baştan beridir gördük. Maddi gerçeği gördüğümüzde bilimle de kanıtlanacağına inanıyorduk. Mahkeme salonundan çıkacak karar insan onuruna teslim olacak bir karar olmalıdır. 72 canın bedeli 10-15 yıl değil sayın hakim bey. 72 canın bedelini kim ödeyecek, Ahmet Bozkurt mu yoksa Erdem Yıldız mı ödeyecek? Cesaretli duruşunuzla en ağır cezayı vermenizi talep ediyoruz. Bu cesareti gösterip doğru kararı vermenizi istiyorum
“OTELE SADECE PARA KASALARINI BULMAK İÇİN GELDİLER”
Aras’ın babası Murat Aktuğralı da şunları söyledi:
Yıkılan otel enkazından kurtulan 4 vatandaştan birisi de benim. Bizim 2 yıldır bir yanımız deprem, diğer yanımız dava. 3 Şubat tarihinde girdiğimiz otelde gördüklerimiz vardır. Bizler allı pullu bir otele gittik. Görünüşte herşeyin tamam olduğu bir otele gittik. 2 gün bu mutluluğu burada yaşadılar. 6 şubat sabahında ben ayakta bu depremi yaşadım. Uyumuyordum. 15 saniyede nasıl yıkıldığını gördüm. Bire bir yaşadım bunu. İlk duruşmadan itibaren çekiçleme hikayesi duyduk. Biz depremden sonra 2 gün bu otelin yanındaki park alanında bir kahverengi arabada soğuktan korunmak için oturduk. Külliyen yalandır. Ahmet Bozkurt “her şeyi ben yaptım” dedi “müteahhidi benim” dedi, sonra “ben müteahhit değilim” dedi. Yalanlarını 5 duruşmadır dinliyoruz. Madenciler delik açacak yer bulamadı bu kum yığınında. Bu arkadaşlarının hiç biri bunları yaşamadı. Para kasalarını bulmak için otele geldiler sadece. 2 yıldır içeride oldukları için nasıl uyuyorlar. İnşallah gün yüzü görmezler. Mutlak gerçek, bu binanın 15 saniyede yıllar boyu yapılan usulsüzlüklerle de yıkıldığı ve 72 kişiye mezar olduğudur.
HEM EŞİNİ HEM DE OĞLUNU KAYBETTİ
İsias’ta eşi Pamir Kanuklu’nun ile oğlu Atakan Celal’i kaybeden Şenay Atakan Konuklu şunları anlattı:
Ben 12 yaşındaki oğlumu 43 yaşındaki eşimi kaybettim. Biz Adıyaman’a yolladığımızda canlarımızı, sizlere teslim ettik. Çocuklarımız çığlık bile atamadan can verdiler. 55 ceset gördüm ben hepsinin yüzüne baktım, hepsi param parçaydı. Bunun hesabını kim verecek. Adalet nerede, olası kastın ötesinde ceza almalılar. Çocuklarımız çığlık atamadılar. Ulaşamadık canlarımıza. Birçoğu gözleri açık hayatlarını kaybetti. Bunun hesabını kim verecek. Adalet istiyoruz biz. Biz yaşadığımız sürece adaletin peşinde olacağız. Canlarım gitti, parçalarım gitti. Ruhumuzu bıraktık İsias’a. Çocuklarımızın veremediği çığlığa ses verin.
“MADENCİLER HAYAT KURTARACAK HİÇBİR ŞEY BULAMADILAR”
İzcan Nurluöz’ün annesi Feriha Yiğittürk şunları söyledi:
Mühendislik ilime ve bilime dayalıdır. Bu prosüdürlere uygun olsaydı bugün burada olmazdık. Binaya ilk gidenlerden birisiyim. Oraya gelen herkesten buradan çocuklarımızın sağ çıkmayacağını söelediler. Bu insanlar bunları bilerek yaptılar. Bu insanlar biz orada çocuklarımızı ararken, kasayı almaya geldiler. Ahmet Bozkurt kasasının derdindeydi. O binanın nefes alacak, madencilerin girip hayat kurtaracak hiç bir şey bulamadılar. “Bu nasıl bina” deyip yüzümüze bakarak ağlayarak gittiler. Elinizi vicdanınıza koyup, adil karar vereceğinize inanıyoruz.