Katil Binada Evlatlarını Kaybeden Aileler Anlatıyor: Bu Bir Katliamdır

72 cana mezar olan İsias Otel Davasının altıncı duruşması ailelerin dinlenmesiyle Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam ediyor.

Kıbrıslı Gazetesi
24/12/2024 11:33
Katil Binada Evlatlarını Kaybeden Aileler Anlatıyor: Bu Bir Katliamdır
Özel Haber: Selda Bektaş / Serhan Kablan 72 cana mezar olan İsias Otel Davasının altıncı duruşması ailelerin dinlenmesiyle Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam ediyor. Ailelerin konuşmaları ve feryatları duruşma salonunu gözyaşlarına boğuyor. “BU BİR KATLİAMDIR” Asya Tülek'in babası Mehmet Tülek: Bir binanın yıkımına neden olabilecek ne var ise istisnasız hepsi İsias’ta var. Daha da fazlası var; usulsüzlük var, sahtekarlık var. Statik projesi olmadan konuttan otele çevrilen bir otel var.  Bu ruhsatı nasıl aldığını herkes biliyor. Bilinçli taksirden 20 yıl alsa bunun yatarını hepimiz biliyoruz. Beni vicdanımla baş başa bırakmayın. Bu adamların ellerini kollarını sallayarak dışarıda dolaştıklarını bana göstermeyin. Bu adamlar bina yıkıldıktan sonra da otele geldiler ve o saat ben enkazın üstündeydim. Enkazda sıkışan rehberler vardı. Benim de ayaklarımın 1-2 metre altında kızım vardı. Ahmet Bozkurt ve oğlu Mehmet Fatih Bozkurt oradaydı. Para kasasını arıyorlardı. O yüzden otele gelmelerini hafifleştirici neden olarak sunmak bile ağırlaştırıcıdır. Bu katliamdır hiçbir katliam depremle kamufle edilemez. “MEZARDA BİLE HAVA BOŞLUĞU VAR BU İSİAS’TA YOKTU” Hayal Gençalioğlu'nun babası Yaşar Genç Alioğlu: Çocuklarımızı ellerimizle kazıyarak çıkarttık. Türkiye Anayasası’nda bulunan “Olası Kast” durumunun uygulanacak bir dava varsa İsias Otel davasıdır. Bunu biz yaşayarak gördük. Sizlerden de “Olası Kast” yönünde karar vermenizi istiyoruz. Bozkurt ailesi hapiste olduğu için şikayetçi durumunda savunma yapmıyorlar. Ben 14 yaşındaki kızımı kendi ellerimle mezara koydum. Bedelini ödeyecekler. Katliamın karşılıksız kalmamasını istiyorum. Mezarlıkta bile hava boşluğu var ama bu binada yoktu. Adalet istiyoruz. Olası kast istiyorum... “ADALETİN KESKİN KILICINI HERKESE GÖSTERİN” Hayal Gençalioğlu'nun annesi Sibel Kumsal: Ben hamileydim İsias yıkıldığında. Ben çocuğumun adli tıp raporlarında gördüm ne halde olduğunu. Şimdi ben burada bir sürü tiyatro izledim ve izliyorum. Adalete inanmak istiyorum. Çocuklarımızın hakkı yerde kalmayacak. Bu zor zamanların bir karşılığı olacaktır. Adaletin keskin kılıcını gösterin, herkes bunu görsün. Sizden sadece en ağır cezayı verip, bir anne olarak tüm bu acıların karşılığını istiyorum sizden... “EŞİM KIZIMA SARILMIŞ BİR ŞEKİLDE HAYATINI KAYBETTİ” Lavin Kalaycı’nın babası ve Duygu Kalaycı’nın eşi Caner Kalaycı: Ben eşimi ve kızımı kaybettim İsias’ta. Eşim kızına sarılmış bir şekilde hayata veda etti. Kusurlu olan insanların yarısı içerde yarısı dışarda. Bir karar üretecekseniz olası kast olmalıdır. Savcının mütalaasına hiçbirimiz hoşgörü ile bakmadık. Olası kast talebimiz vardır. Cesaretle bu kararı çıkarmanızı bekliyoruz. Bu karar KKTC için sadece bir karar olacaktır ama Türkiye için bir nefes olacaktır. “EVLADIMIN CANSIZ BEDENİNİ ÖPTÜM, KOKLADIM GÜNLERCE ELLERİMİ YIKAMADIM” Aykan Ekiz’in annesi Meltem Ekiz: Ben küçük yaşta anne oldum, onunla büyüdüm. Hepimiz evlatlarımız için yaşadık bu kadar zaman, onlar için ayakta durmaya çalıştık. Onların çok güzel hayalleri ve umutları vardı. Ben evladımın cansız bedenine sarıldım, öptüm. Bir daha öpüp koklayamaycağım diye. Ben ellerimi günlerce yıkamadım, onun kokusu tırnaklarımın, ellerimin üzerindedir diye. Biz nasıl yaşamıyorsak, onların da gün yüzü görmesini istemiyorum. Olası katla yargılanmalarını istiyorum. “ÇOCUKLARIMIN KABRİNE GİTTİĞİMDE ONLARA GÜZEL GELİŞMELERİ SÖYLEMEK İSTİYORUM” Mert Niyazi Topukçuoğlu'nun babası Mehmet Topukçuoğlu: Burada birçok şey konuşuldu, tiyatrolar oynandı. Bir anımı sizinle paylaşmak isterim. İsias’ta çalışanı ben gördüm. O çalışan asfaltta bulundu. Saçları bonus gibiydi, oğlum sandım sevindim ama o değildi. Bina yana düşmedi. Yola doğru düştü. Çocuklarımın kabirlerine gittiğimde, onlara güzel gelişmeleri gittiğimde söylemek istiyorum. Bizim kurduğumuz dernek de çocuklarımızın gücü ile kurulmuştur. İhtiyaçlı ve başarılı çocuklara burs veriyoruz. Çocuklarımıza anlatacağım bir başarı da vereceğiniz olası kastla gelecek emsal bir karardır. Bu dava sonucu da onların başarılarına ekleyecekleri bir dava olacaktır. “OĞLUMUN YAŞANMAMIŞ YILLARINI GERİ VEREBİLECEK MİSİNİZ?” Mustafa Sabancı'nın babası Mehmet Sabancı: İnsan bu topraklara neden geri gelmek istesin? Otelde ne gördüğümü anlatsam “Ne olacak” demiştim, ne ceza verileceğini tartışacağım? Avukatlar anlatacaktır, “Gidip acımı anlatsam dedim ne faydası olur? dedim. Oğlumun yaşanmamış yıllarını geri verecek misiniz bana? Yok. Her gün evde abisini soran kızımı ikna edecek misiniz? Yok. Eşimin gözyaşını ve tüm bunları düşündüğümde burada benim ne işim olur dedim. Bir baktım altıncı kez buradayım. Çünkü aldığımız eğitim, bunun kadere dayanmadığı noktasındadır. Hangi anne baba evladını cansız çıkardığı topraklarla tekrar yüzleşmek ister?