CTP Kadın Örgütü, cinsel saldırı mağduru olduğunu iddia eden Tuğba Mimi’nin, “adalet istiyorum” isyanının tepkisiz kalmadı.
Cumhuriyetçi Türk Patisi (CTP) Kadın Örgütü, cinsel saldırı mağduru olduğunu iddia eden Tuğba Mimi’nin, “adalet istiyorum” isyanının tepkisiz kalmadı.
Kıbrıslı Gazetesi’nin gündeme taşıdığı, Tuğba Mimi’nin “dosyam savcılığa verilmiyor. Bana tecavüz eden kişi Güney Kıbrıs’a kaçtı, Kuzey’e iade edilmiyor” şeklindeki açıklaması kadın örgütlerini harekete geçirdi.
CTP Milletvekili Doğuş Derya’nın ardından CTP Kadın Örgütü de konu ile ilgili açıklama yaptı.
Yapılan açıklamada, “Ülkedeki karanlık iklimin yansıması olması muhtemel aksaklıkların en kısa zamanda giderilmesi için yetkilileri göreve çağırıyoruz” denildi.
“YETKİLİLERİ GÖREVE ÇAĞIRIYORUZ”
Açıklamada şunlar ifade edildi:
“Her üç kadından birinin şiddete maruz bırakıldığı bir coğrafya hâline geldik. Çok iyi biliyoruz ki, cinsiyetler arasındaki eşitsizlik kapatılmadığı sürece, şiddet devam edecek. Şiddetle mücadele edebilmek için, yasalarımızın çizdiği yolu takip etmemiz şarttır. 2011 yılında Meclis’ten onay yasası çıkarılarak mevzuata dâhil edilen İstanbul Sözleşmesi ve 2014 yılında yasalaşan Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Dairesi Yasası (TOCED) önleyici, güçlendirici ve suçların kovuşturulmasına yönelik kurumsal ve yasal anlamda atılması gereken adımların çerçevesini çizmiştir.
Maalesef bugüne kadar iki noktada girişim başlatılmış, geri kalan mekanizma, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın üzerine asılan TOCED tabelasının altında kaybolmuştur. 2018 yılında, dörtlü hükümet döneminde TOCED Yasası gereğince Polis Teşkilatı içerisinde kurulan “Kadına Karşı Şiddete Müdahale Şubesi” tarafından her yıl yayınlanan veriler, şiddetin her yönü ile ciddi bir noktaya vardığını kanıtlıyor. İlk yıllarda sorunsuz faaliyet gösteren şubeye yönelik, son zamanlarda şikâyetlerin alınmadığı, kadınların ileri işlem yapmaktan vazgeçirilmeye çalışıldığı gibi ciddi eleştiriler almaya başladık. Ülkedeki karanlık iklimin yansıması olması muhtemel aksaklıkların en kısa zamanda giderilmesi için yetkilileri göreve çağırıyoruz.”
“DAVA NEDEN MAHKEME GÜNDEMİNE GETİRİLMEDİ?”
“Adalet adına soruyoruz,” diyen CTP Kadın Örgütü, yetkililere şu soruları yöneltti:
“Birçok kadından aldığımız şikâyetlere bir yenisi daha eklendi. 6 ay önce gerçekleştiği söylenen tecavüze ilişkin soruşturma başlatılıp ilgili kişilerden ikisi teminata bağlanmış olmasına rağmen, mevzu hâlâ mahkeme gündemine taşınmadı. Tecavüz zanlısının Kıbrıs’ın kuzeyinden güneyine kaçtığı ortaya çıktı. Ardından şikâyeti engellemeye çalıştığı ve bir nevi tecavüz zanlısının kaçmasına fırsat yarattığı söylenen kişiler polis tarafından tutuklandı. Aradan geçen bunca zamana rağmen zanlıların teminata bağlanmamaları ve mahkemeye çıkarılmamaları, kafalarda soru işareti yarattı. Yasalarımıza göre soruşturması başlatılan bir suçta Başsavcı, Polis Genel Müdürlüğü’nün yürüttüğü işlemlerde nezaret edebilir veya yönlendirebilir veya bu yönde Polis Genel Müdürlüğü’ne gerekli gördüğü talimatı verebilir. Adaletin sağlaması adına soruyoruz ve cevap verilmesini talep ediyoruz:
1- Polis Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen işlemler neticesinde Temmuz 2022 tarihinde teminata bağlanan S. Y. ve U. Ö.’nün davası neden hazırlanıp mahkeme gündemine getirilmedi?
2-Yurtdışına kaçan E. K.’nın Kıbrıs’ın güneyinde yaşadığı ve kuzeydeki işlerini devam ettirdiği söyleniyor. Kuzeye iade edilmesi için girişim yapıldı mı?
3- Başsavcılık davanın gidişatına yönelik bilgi edinmek maksadıyla kendisine verilen dilekçeyi neden almadı? Niye suça maruz kalan bir kadının sorularına cevap ve davanın getirilmesi için polise talimat verilmiyor?”