Protein ve Egzersizin Önemi...
Herkese yepyeni bir haftadan merhaba! Yaş ilerledikçe vücudumuzda birçok değişim meydana gelir.
Çağrı Özlütaş
26/01/2025 10:00
Herkese yepyeni bir haftadan merhaba!
Yaş ilerledikçe vücudumuzda birçok değişim meydana gelir. Bunlardan biri de kas kütlesinin azalmasıdır. Bu yaygın süreç sarkopeni olarak adlandırılır ve genellikle 50 yaşından sonra kendini göstermeye baslar. Sarkopeni sadece kasların zayıflaması anlamına gelmez; aynı zamanda güç kaybına, hareket kabiliyetinin azalmasına ve günlük aktiviteleri yapmanın zorlaşmasına neden olabilir.
Ancak bu süreci yavaşlatmak ve kasları korumak mümkündür! Kopenhag Üniversitesi’nde yapılan en güncel klinik araştırmalar ve diğer yeni çalışmalar, yaşla birlikte kas kaybını önlemede proteinin kritik rolünü açıkça ortaya koymaktadır. Bilim insanları, yeterli protein tüketimi ve düzenli egzersizin sarkopeniyi önlemede en etkili iki faktör olduğunu göstermektedir.
SARKOPENİ NEDİR VE NEDEN OLUR?
Sarkopeni, yaşla birlikte kas kütlesi ve gücünün azalmasıdır. Genellikle 30'lu yaşlardan itibaren başlayan bu süreç, 50 yaş sonrasında hızlanarak kişinin günlük aktivitelerini zorlaştırabilir ve düşme, kırık gibi riskleri artırabilir.
Bu durumun birkaç temel sebebi vardır:
- Anabolik direnç: Yaş ilerledikçe kaslarımız tükettiğimiz proteini daha verimsiz kullanır, bu da kas yapımını zorlaştırır.
- Hormon değişiklikleri: Testosteron ve büyüme hormonu seviyelerinin azalması kas gelişimini olumsuz etkiler.
- Fiziksel aktivitenin azalması: Hareketsizlik kas kaybını hızlandırır, bu nedenle düzenli egzersiz şarttır.
- 1.2 g/kg → 75 x 1.2 = 90 g protein/gün
- 1.5 g/kg → 75 x 1.5 = 112.5 g protein/gün
- Günlük protein ihtiyacı 90-113 gram arasında olmalıdır.
- 2 adet haşlanmış yumurta (orta boy): 12 g protein
- 2 dilim beyaz peynir (60 g / yaklaşık 2 kibrit kutusu büyüklüğünde): 14 g protein
- 2 dilim hellim (60 g): 16 g protein
- 100 g tavuk göğsü (yaklaşık 1 avuç içi büyüklüğünde): 22 g protein
- 100 g somon balığı (yaklaşık 1 avuç içi büyüklüğünde): 22 g protein
- 1 bardak kefir (200 ml): 6 g protein
- 1 bardak süt (200 ml): 6 g protein
- 150 g yoğurt (yaklaşık 4 yemek kaşığı): 8 g protein
- 120 g mercimek (pişmiş, yaklaşık 5 yemek kaşığı): 18 g protein
- 120 g nohut (pişmiş, yaklaşık 5 yemek kaşığı): 18 g protein
- 1 porsiyon bulgur pilavı (80 g pişmiş, yaklaşık 4 yemek kaşığı): 5 g protein
- 1 avuç badem (30 g, yaklaşık 20 adet): 6 g protein
- 1 avuç ceviz (30 g, yaklaşık 6-7 adet yarım ceviz): 4 g protein
- Tavuk, hindi ve kırmızı et
- Yumurta
- Süt ve süt ürünleri (özellikle yoğurt, kefir, beyaz peynir, hellim)
- Somon ve diğer yağlı balıklar
- Baklagiller (mercimek, nohut, fasulye-ancak bitkisel kaynaklarda lösin miktarı hayvansal kaynaklara göre daha düşüktür)
- Badem, fındık ve ceviz gibi kuruyemişler
- Günlük 1.2-1.5 g/kg protein tüketmeliyiz.
- Protein kaynaklarını çeşitlendirmeliyiz.
- Lösin açısından zengin protein kaynaklarını diyetimize eklemeliyiz.
- Proteini gün içinde eşit dağıtmalıyız.
- Mümkünse Direnç egzersizleri yaparak kas kaybını önlemeliyiz.