Yapay Tatlandırıcılar: Gerçekten Ne Kadar Masum?
Şekersiz gazlı içecekler, tatlandırıcılı atıştırmalıklar ve "diyet" etiketiyle satılan yiyecekler... Yapay tatlandırıcılar uzun zamandır tartışmaların merkezinde.
Çağrı Özlütaş
23/02/2025 10:00
Şekersiz gazlı içecekler, tatlandırıcılı atıştırmalıklar ve "diyet" etiketiyle satılan yiyecekler... Yapay tatlandırıcılar uzun zamandır tartışmaların merkezinde.
Bir yandan kalori alımını azaltarak kilo kontrolüne yardımcı oldukları söylenirken, diğer yandan bağırsak mikrobiyotasına zarar verebileceği, metabolizmayı değiştirebileceği ve hatta kanserle ilişkilendirilebileceği tartışılıyor. Ancak, asıl sorulması gereken şu: Gerçekten en büyük endişemiz tatlandırıcıların kanser riski mi, yoksa daha farklı sağlık problemlerine yol açma ihtimalleri mi? PubMed'de yayımlanan güncel araştırmalara dayanarak bu konuyu ele alalım.
TATLANDIRICILAR NEDİR, ŞEKERDEN NE FARKI VAR?
Yapay tatlandırıcılar, şekere alternatif olarak üretilmiş, genellikle düşük kalorili veya kalorisiz bileşiklerdir. Şeker gibi sindirilmezler ve metabolizma üzerindeki etkileri daha sınırlıdır. Bu nedenle özellikle diyabet hastaları veya kilo kontrolü yapmak isteyenler tarafından tercih edilir. En yaygın kullanılan yapay tatlandırıcılar şunlardır:- Aspartam (Şekersiz içeceklerde yaygın olarak kullanılır)
- Sakarin (Tatlandırıcı tabletlerde bulunur)
- Sukraloz (Gazlı içecekler ve protein barlarında yer alır)
- Stevia (Bitkisel kaynaklı olsa da işlenmiş bir tatlandırıcıdır)
- Acesulfame-K (İçecekler, yoğurtlar ve sakızlarda kullanılır)
TATLANDIRICILARIN İLK ETKİSİ
Bağırsak mikrobiyotası, sindirim sistemimizde bulunan trilyonlarca bakteriden oluşan bir ekosistemdir. Bu bakteriler, bağışıklık sisteminden sindirime kadar birçok hayati fonksiyonda görev alır. Yapay tatlandırıcıların, bu hassas dengede bozulmalara neden olabileceği düşünülmektedir. 2020 sonrası yapılan 10’dan fazla randomize kontrollü çalışmaya göre özellikle sakarin ve sukraloz tüketimi, bağırsak mikrobiyotasını olumsuz yönde etkileyebilir ve bu durum insülin direncini artırarak kan şekeri kontrolünü bozabilir. Bilimsel çalışmalara göre:- İki hafta boyunca günde iki veya üç kutu şekersiz gazlı içecek tüketimi, bağırsak florasında dengesizliklere yol açarak şişkinlik, gaz ve sindirim problemlerine neden olabilir.
- Dört hafta boyunca aşırı sukraloz tüketen bireylerde, glikoz toleransında düşüş gözlemlenmiş ve bunun tip 2 diyabet riskini artırabilecek bir faktör olduğu belirtilmiştir.