İsias Otel’de göçük altında kalan Kıbrıslı Türk kafilenin kurtarılma çalışması sürerken, Kıbrıslı Gazetesi’ne bilgi veren kaynaklar, enkazdan 1 kişinin sesinin geldiğini bildirdi.
İsias Otel’de göçük altında kalan Kıbrıslı Türk kafilenin kurtarılma çalışması sürerken, Kıbrıslı Gazetesi’ne bilgi veren kaynaklar, enkazdan 1 kişinin sesinin geldiğini bildirdi.
Otel enkazında Gazimağusa Türk Maarif Koleji kafilesinde 24 öğrenci, 4 öğretmen ve 11 veli konaklıyordu. Deprem sonrası otelde bulunan 3 veli ve 1 öğretmen kendi çabaları ile kurtulurken geriye kalanlar hala enkaz altındaydı.
Gaziantep Başkonsolosu Fatma Demirel, otel enkazından dün akşamdan itibaren 10 kişinin çıkarıldığını ancak hiçbirinin Kıbrıslı Türk kafilesinden olmadığını açıklamıştı.
Kıbrıslı Gazetesi’ne bilgi veren ve arama kurtarma çalışmalarına katılan kaynaklar, an itibariyle enkazdan 1 kişinin sesinin geldiğini bildirdi.
Kurtarma çalışmaları sürüyor.
GAZETECİDEN YÜREKLERİ ACITAN SÖZLER...
Öte yandan Adıyaman’da bulunan Gazeteci Alihan Pehlivan, üç iş makinesi ile çalışmaların yapıldığı bilgisini verdi.
Üç Türkiye rehberinin daha cansız bedenine ulaşıldığını anlatan Pehlivan, çocukların otelin arka kısmında bulunduğu, ön kısmında ise Türkiye’ye gelen rehberlerin olduğunu paylaştı.
120 Kişinin enkaz altında bulunduğu bilgisini Valilikten aldıklarını ifade eden Pehlivan, “Otelin ön cephesi şu an kazılıyor. Sivil savunmadaki hassas ölçüm cihazlarıyla arama yapılmasını bekliyoruz. İnanılmaz dramlar var. Adıyaman’da taş üstünde taş kalmadı” dedi.
Pehlivan, şöyle devam etti:
“Diğer illerden de ulaşımlar çok zor, yardımlar, telefon, internet yok. İnanılmaz, yüreğin kaldırmayacağı görüntüler var. Otelin ön cephesi şu an kazılıyor. Sivil savunmadaki hassas ölçüm cihazlarıyla arama yapılmasını bekliyoruz. İnanılmaz dramlar var.
Bazı apartmanlarda müdahale hiç yapılmıyor, ulaşım yok, gelinemiyor, gidilemiyor. Telefon kullanmak için 2 kilometrelik yol yürüyorum, enkaz altındaki insanlar inliyor, yardım istiyor, hiçbir şey yapamıyorsunuz. Elleyemiyorsun, dokunamıyorsun, çok farklı, çok büyük yıkım. Enkaz önünde oturmuş hüngür hıçkırarak ağlayanlar var. Hava buz gibi, sürekli artçı depremler oluyor, dünden beridir boğazımızdan sıcak bir şey geçmedi.”