KIBRISLI Gazetesi’nin sorularını yanıtlayan HP Genel Başkanı Kudret Özersay, kriz yönetiminde hükümeti sınıfta bıraktı. İvedilikle yapılması gerekenleri anlattı.
HP Genel Başkanı Kudret Özersay, kriz yönetiminde hükümeti sınıfta bıraktı. Yapılması gerekenleri anlattı ve sordu, "16 günde kaç bina denetlendi?"Türkiye’de 10 binlerce insanın hayatını kaybetmesine yol açan depremlerin ardından, uzmanların “Kıbrıs’ta da bir deprem beklendiğini” açıklaması, adada paniğe yol açtı.Özellikle geçtiğimiz gün Hatay’da meydana gelen ve Kıbrıs’ta da hissedilen deprem sonrası vatandaşlar uykusuz bir gece geçirdi.Sivil Savunma Teşkilatı’ndan geçtiğimiz hafta yapılan bilgilendirme toplantısında olası bir depreme hazır olmadığımız açıkça belirtildi.Peki, hükümet 6 Şubat’tan bu yana geçen sürede yeterli aksiyonu aldı mı? Neler yapıldı? Neler yapılmalıydı? Eksiklikler neler?Tüm bu soruları muhalefet partisi liderlerinden Halkın Partisi (HP) Genel Başkanı Kudret Özersay’a sorduk…
ÇOK BAŞLILIK, YANLIŞ KARARLAR…
Özersay’a göre hükümetteki çok başlılık; yanlış kararlar, bize çok fazla zaman kaybettirdi.Özersay, bu soruların cevabının “kriz yönetimi” olduğuna işaret ederek, buradaki temel prensiplerin doğru bilgilendirme, hızlı hareket etme ve koordinasyon olduğuna dikkat çekiyor.“Zamanında açık ve anlaşılır bilgilendirme son derece önemlidir” diyen Özersay, İsias Otel sürecinde Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık ve Bakanlar Kurulu’ndan aynı gün içinde 3 açıklama geldiğini hatırlatarak, devleti yönetenlerin halkı tek ağızdan bilgilendirmesinin önemine vurgu yapıyor.Özersay, koordinasyondaki sıkıntıları ise şu sözlerle ifade ediyor:Geçtiğimiz akşam Hatay’da tekrardan deprem olduğunda bunun bir paniğe dönüşmesinin sebebi ‘akşamdır yarın bakarız’ gibi bir yaklaşımla bir gün sonraya bırakılması. Ünal Beyin yapması gereken o akşam, Başbakanlık, Sivil Savunma Teşkilat Başkanlığı ile tüm medyayı davet edip canlı yayında bütün memlekete, ‘depremle ilgili riskin ne oranda olduğu, insanların bir deprem anı öncesinde nasıl bir hazırlık yapması gerektiği, deprem anından da ne yapıp ne yapmamasına’ ilişkin bir açıklamaydı. Bu yapılsaydı, bu panik yaşanmazdı. İnsanlar uykusuz kaldı…Koordinasyonu sağlamak merkezi bir noktadan hareket etmek gerek. Her bir bakanın bir başka açıklama yapması değil. Mesela bir yanda tüm memleket İsias Otel’deki çocuklarımızı kurtarmaya odaklanmışken, diğer yandan Dışişleri Bakanlığı’nın yapmış olduğu o hassasiyeti dikkate almayan açıklamalar tam bir koordinasyonsuzluk örneğiydi.
“SAKIZ ÇİĞNERKEN, MERDİVEN ÇIKILAMAZ MI?”
Kriz yönetiminde hızlı hareket etmenin hayati olduğunun altını çizen Özersay, “Uzmanlarla binaların depreme dayanıklılığı konusu, depremlerden 16 gün sonra oluşturulan bir komitede görüşüldü” diyor ve ekliyor:“Binaların denetiminden 16 gün sonra bahsediyorlar. Peki, geçen bu süre içerisinde en azından Dr. Burhan Nalbantoğlu Hastanesi’nin bina denetimi olamaz mıydı?Bu süreyi en azından hızlıca okulların denetimini yapmaya ayıramaz mıydık? Kaybedildi 15 gün. ‘Ben İsias sürecine odaklandığım için bunu yapamadım’ mı diyor hükümet? Böyle bir dünya yok. Sakız çiğnerken, merdiven çıkmak zorundayız.Soğukkanlı olmak, hızlı hareket etmek, doğru bilgilendirmek ve koordinasyonu sağlamak elzemdir. Bu gayri meşru hükümetin ilk yapmaya çalıştığı şey, ‘Nasıl para bulurum?, Maaşlardan nasıl keserim? deprem vergisi alırım’ olması bir zaman kaybıdır. Kararı geri çektiler ve şimdi komitelerde görüşülüyor. Kamuoyunun gündemi ‘depreme dair tedbirler’ olması gerekirken, maaş ve para oldu sayelerinde.”
NELER YAPILMALI?
HP Genel Başkanı Kudret Özersay, ivedilikle yapılması gerekenleri şu sözlerle özetliyor:“Bina denetim meselesi hemen başlayıp, bundan sonraki süreçte hızla devam etmesi gerekiyor. Ülke genelinde bu denetimleri nasıl yapacaklarını tarif etmeleri gerek. Bunu meslek örgütleri ile yapmaları lazım; bölük, pörçük değil.İkincisi bir deprem olmadan, ‘Nasıl hazırlık yapmalı ve tedbir alınmalı’ konusunda bölük pörçük kamu spotları yayınlanıyor. Ancak bunu geniş kesimlere ulaştırmak önemli.Mesela binlerce kamu görevlisinin 8 saatlik bir çalışma periyodu var. Sabahtan mesai bitimine kadar binlerce insana aynı anda bu eğitim verilebilir. Öğretmenlere iki günlük bir seminerle, deprem öncesinde ve anında ne yapılmalı ve ne yapılmamaları konusunda eğitim verilse, bugün binlerce öğrenci ve kamu görevlisi 3-4 gün içerisinde eğitilmiş durumda olacaklar. Memleketin yarısından fazlası bu eğitim alacaklardı.‘Zaman kaybı lüksümüz yok’ lafı boş laftır. Bunu somut bir şeye dönüştürmek lazım.”“BUGÜN KAÇ BİNA DENETLENDİ?”“Bina denetimleri konusunda, daha fazla insanın aynı anda kullandığı binalar öncelikli olacak şekilde bu girişimi yapmak lazım. Hastaneler ve okullar gibi.Şu anda bazı aletlerle binalar teknik olarak denetlenebiliyor. Mimar ve Mühendisler Odası ile DAÜ’de bu teçhizatın olduğunu biliyoruz. DAÜ ile Dışişleri Bakanı olduğum dönemde bir protokol imzaladık Maraş’taki binaların envanterini çıkarmak için. Ödeme yaptık. Denize yakın binaların dayanıklılığını ölçümlerle yaptılar. Bu kapasite orda var.Bugün kaç bina denetlendi? Biz bunu görmek istiyoruz? İki ekip kurarsınız, bunlardan bir tanesi bir gün içerisinde hastanelerde ön denetimi yapacak, diğer de oluşturulan ihbar hattında gelen ihbarları değerlendirecek.İnşaat mühendislerinden 20 kişilik bir ekip oluşturursanız. Talepleri karşılar, kaygıyı aşağıya çekersin. Tedbir de almış olursun. Tehlikeli bir durum varsa, belediye ile birlikte boşalttırırsın binayı. Bunu göremedik. Bugün hala kaç bina denetlendiğine ilişkin bir bilgi verilmedi. Vatandaşlar yana yana binalarını denetleyecek bir merci arıyor.Yasal bir düzenleme yapıp, dışardan bu hizmeti sağlayacak imkânı yaratın. Sertifikalandırın birkaç kurumu bunlar o hizmeti versin. Bunun mevzuatını yapsınlar.”Haber/ Selda Bektaş Fotoğraf/ Gürol Yardımcı