Anne Karnından başlayan metabolik programlama: ilk 1000 günün önemi
Bu hafta, özellikle yüksek proteinli ve düşük yağlı beslenmenin bebeklik dönemindeki etkilerini, obezite riskini ve bu alandaki bilimsel çalışmalardan elde edilen bulguları sizlerle paylaşacağım.
Çağrı Özlütaş
Herkese yepyeni bir haftadan merhaba.
Bir çocuğun yaşamındaki ilk 1000 gün —yani annenin hamileliğinin başlangıcından itibaren doğumdan sonraki iki yıla kadar olan süre— sağlıklı bir yaşamın temelini oluşturur. Bu dönemdeki beslenme alışkanlıkları, bireyin ileriki yaşlarda karşılaşabileceği sağlık sorunlarını belirleyebilir. Bu hafta, özellikle yüksek proteinli ve düşük yağlı beslenmenin bebeklik dönemindeki etkilerini, obezite riskini ve bu alandaki bilimsel çalışmalardan elde edilen bulguları sizlerle paylaşacağım.
BARKER HİPOTEZİ: ERKEN DÖNEM BESLENME VE GELECEKTEKİ SAĞLIK
İngiliz epidemiyolog David Barker tarafından ortaya atılan "Fetal Kökenli Yetişkin Hastalıkları Hipotezi" (yani bebeğin anne karnındaki beslenme koşullarının yetişkinlikteki hastalık risklerini belirlemesi), erken dönemde yaşanan beslenme eksikliklerinin ileriki yaşlarda obezite, diyabet ve kalp hastalıkları gibi rahatsızlıklara zemin hazırlayabileceğini ortaya koyar. Yani bebeklikte yaşanan yetersiz veya dengesiz beslenme, vücutta ileride sorun yaratacak bir "bellek" bırakır.
YÜKSEK PROTEİNLİ BESLENME: RİSK Mİ, KORUMA MI?
Bebeklerin protein ihtiyacı, büyümeleri için çok önemlidir. Ancak “fazlası zarar” deyimi burada da geçerlidir. Avrupa merkezli CHOP (Childhood Obesity Project) çalışmasında, yüksek protein içeren mama ile beslenen bebeklerin, 2 yaşına geldiklerinde daha yüksek vücut ağırlığına sahip oldukları görülmüştür. Bu çocuklar 6 yaşına geldiklerinde ise, vücut yağ oranlarının düşük proteinle beslenenlere göre daha fazla olduğu belirlenmiştir (Koletzko et al., 2009; PMID: 19386747). Bu da bebeklikte aşırı protein tüketiminin, çocukluk çağı obezitesiyle bağlantılı olduğunu gösteriyor.
Yüksek protein alımı, insülin gibi hormonların artışına neden olabilir. Bu da yağ dokusunun (yani vücuttaki yağ depolarının) artmasına yol açar. Özellikle ilk 12 ayda ihtiyaçtan fazla protein tüketimi, vücudun ileriki yıllarda fazla kilo almaya daha yatkın hale gelmesine neden olabilir.
YAĞ TÜKETİMİNİ AZALTMAK ZARAR VEREBİLİR
Son yıllarda “yağsız beslenme” sağlıklı bir alışkanlık gibi algılanıyor. Oysa bu, bebekler için çok yanlış bir yaklaşım. Bebeklik döneminde yağlar, beyin gelişimi ve enerji ihtiyacının karşılanması için hayati önemdedir. Düşük yağlı beslenme, hem büyüme ve gelisme geriliğine hem de uzun vadede obezite riskine yol açabilir. Yüksek protein alimi ve Yağ kısıtlamasiyla birlikte vucuttaki buyume hormone ve insülin dengesini bozulur.
EMZİRMENİN KORUYUCU ETKİSİ
Anne sütü, doğanın sunduğu en dengeli besindir. Anne sütü, bebeğin ihtiyacı olan protein, yağ ve karbonhidratları ideal oranlarda içerir. Aynı zamanda bebeğin iştah düzenini etkileyen hormonları içerdiğinden, aşırı kilo alımını da önlemeye yardımcı olur. Emzirilen bebeklerde ileriki yaşlarda obezite görülme riski, mama ile beslenenlere göre daha düşüktür.
TAMAMLAYICI BESLENMEDE DENGE ŞART
Ek gıdalara geçiş (tamamlayıcı beslenme), genellikle 6. aydan itibaren başlar. Ancak bu süreçte yapılan yanlışlardan biri, bebeğe verilen besinlerde protein ve enerji dengesinin gözetilmemesidir. 4 aydan önce ek gıdalara başlamak ya da ağırlıklı olarak yüksek proteinli besinler vermek, bebeğin doğal büyüme ritmini bozabilir. Uzmanlar, bu dönemde çeşitli ve dengeli beslenmenin sağlanmasını, anne sütüne devam edilmesini ve sağlıklı yağ kaynaklarına da yer verilmesini öneriyor.
OBEZİTE RİSKİNİ ETKİLEYEN DİĞER FAKTÖRLER
Araştırmalar, sadece bebeklikteki değil, annenin gebelik dönemindeki beslenme alışkanlıklarının da çocuğun kilosunu etkilediğini gösteriyor. Örneğin, hamilelikte aşırı kilo alan, sigara içen veya yüksek şekerli içecekler tüketen annelerin çocuklarında obezite riski daha yüksek olabiliyor. Aynı şekilde, uykusuzluk, yetersiz fiziksel aktivite ve erken dönemdeki stres de bu risk faktörleri arasında yer alıyor.
İlk 1000 gün, sadece büyüme değil, yaşam boyu sürecek sağlık alışkanlıklarının temelinin atıldığı bir dönemdir. Bu süreçte Anne sütü ile beslenmeye özen gösterilmeli, Tamamlayıcı beslenmede protein ve yağ dengesi gözetilmeli, “Ne kadar çok, o kadar iyi” anlayışından uzak durulmalı ve Anne adayları da gebelik sürecinde dengeli ve sağlıklı beslenmeye dikkat etmelidir.
Çocuğumuzun sağlıklı bir geleceğe sahip olması, bugün attığımız doğru adımlarla mümkündür.
Haftaya görüşmek dileğiyle, sağlığınız eksik olmasın.