Asgari ücret yargıda: İşverenlerin “etiket" savunması şaşırttı
Asgari ücret artışına karşı açılan davada işveren temsilcisi, zamların fiyatlara yansımadığını savundu. Temel gıda verilerini hatırlatan işçi tarafı, bu iddianın gerçeği yansıtmadığını ifade etti. Dava 3 Haziran’a ertelendi.
Hür İşçi Sendikaları Federasyonu’nun (Hür-İş), yasalara aykırı şekilde hayat pahalılığının altında belirlendiği gerekçesiyle asgari ücret artışına karşı açtığı ara emri davasının görüşülmesine bugün de devam edildi. Dava, 3 Haziran'a ertelendi.
Yüksek İdare Mahkemesi Heyeti Başkanı Tanju Öncül, üye Fatma Şenol Bedevi ile üye Bahar Duatepe'nin huzurunda görüşülen duruşmada Kıdemli Savcı Meryem Beşoğlu da hazır bulundu.
Duruşmaya Çalışma Bakanlığı'nı temsilen Müsteşarı Serhat Tahir, İşverenler Sendikası'nı temsilen Başkan Metin Arhun ve işçileri temsilen de Hür-İş Başkanı Ahmet Serdaroğlu da katıldı.
Bugünkü duruşmada işverenleri temsilen Avukat Hüsnü Tokatlıoğlu, İşverenler Sendikası Başkanı Metin Arhun'u tanık olarak dinletti.
Yeminli şahadet veren Metin Arhun, 20 yılı aşkın bir süredir sendikada olduğunu belirterek 30 Ocak'ta belirlenen asgari ücretin "yasaya uygun bir şekilde" belirlendiğini iddia etti.
Asgari ücretin sadece hayat pahalılığı oranına göre değil, enflasyon, geçim indeksi ve sosyal güvenlik menfaatleri gibi faktörlerin de dikkate alındığını kaydetti.
Asgari ücretin sadece hayat pahalılığı oranının yansıtılması olarak kabul edilemeyeceğini savunan Arhun, asgari ücretin yasaya uygun biçimde belirlendiğini iddia etti.
Arhun, asgari ücretin 4 kişilik bir ailenin aldığı ücret olduğu yönünde bir idarenin yasada olmadığını da öne sürdü.
Duruşmada daha sonra işçileri temsilen Avukat Şefik Aşçıoğulları, Metin Arhun'u istintak etti.
Aşçıoğulları, Arhun'un şahadetinin gerçekleri yansıtmadığını söyledi.
Sağlık Bakanlığı verilerine göre 4 kişilik bir ailenin sadece gıda için ihtiyaç duyduğu miktarın 34 bin 300 TL olduğuna dikkat çeken Aşçıoğulları, asgari ücretin tanımında 4 kişilik bir aileden bahsedildiğini ifade etti.
Aşçıoğulları, asgari ücretin en az 3 veya 4 kişilik bir ailenin geçinmesi için ihtiyaç duyulan minimum ücret olduğunun altını çizerek, hane sayısında çalışan oranın 1.3 ve hane halkının da 3.7 olduğunun rakamlarla ortada olduğuna dikkat çekti.
Aşçıoğulları'nın bir sorusu üzerine Metin Arhun, sadece hayat pahalılığı oranını yansıtmak elverişli olmadığını ve hayat pahalılığının "bir artış" olduğunu savundu.
İŞ VERENLERİN “ETİKETLERE YANSIMIYOR” İDDİASI
Metin Arhun'un ardından tanık kürsüsüne İşverenler Sendikası Yönetim Kurulu Üyesi Cengiz Alp çağrıldı.
Alp, asgari ücret belirlenirken ekonomik koşulların da dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Cengiz Alp, asgari ücretin 4 kişilik bir ailenin geçim ücreti olduğunu ancak hane çalışanı sayısı ile hane büyüklüğünün de dikkate alınması gerektiğini iddia etti.
İşçileri temsilen Avukat Şefik Aşçıoğulları daha sonra Cengiz Alp'ı istintak etti.
Aşçıoğulları'nın "Her asgari ücret artışı etiketlere yansıyor" demesi üzerine Alp, asgari ücret belirlendikten sonra işverenlerin mal ve hizmet alımlarını kesinlikle "etiketlerine yansıtmadığını" iddia etti.
Ara emri verilmesi durumunda işverenlerin kaybının ne olacağı sorusuna da yanıt veren Alp, "Çok büyük kaos olacak, İşverenler önünü göremeyecek" dedi. Aşçıoğulları ise bu yanıta cevaben esas zorluğu işçilerin çekeceğini söyledi.
Tanıkların dinlenmesine ardından mahkeme heyeti duruşmayı hitapların dinlenmesi için 3 Haziran'a, saat 10.30'a tehir etti.