Asgari ücret davası süresiz ertelendi: Emekçiler bekleyişte!
Geçim derdiyle boğuşan binlerce çalışan için umut olan asgari ücret davasında karar çıkmadı. Yüksek Mahkeme dosyayı süresiz erteledi, emekçiler ise adaletin peşinde beklemeye devam ediyor.
Hür İşçi Sendikaları Federasyonu’nun (Hür-İş), asgari ücret artışının "yasalara aykırı" bir şekilde hayat pahalılığının altında belirlendiği gerekçesiyle açtığı "ara emri" davası bugün yeniden görüşüldü. Dava, karar için "süresiz" ertelendi.
Yüksek İdare Mahkemesi Heyeti Başkanı Tanju Öncül, üye Fatma Şenol Bedevi ile üye Bahar Duatepe'nin huzurunda görüşülen duruşmada Kıdemli Savcı Meryem Beşoğlu da hazır bulundu.
Toplam 24 emarenin mahkemeye sunulduğu davanın daha önceki celselerinde, devlet, işçi ve işveren taraflarının tanıkları mahkemede dinletilmişti ve dava tarafların son sözlerini söylemesi için hitaplara bırakılmıştı.
Ara emri davasının bugünkü celsesinde, ilk olarak işverenleri temsilen Avukat Hüsnü Tokatlıoğlu, hitapta bulundu.
“KARAR KAOSA YOL AÇAR”…
Tokatlıoğlu, davacının asgari ücretle ilgili açtığı davada, yürütmenin durdurulmasını talep ettiğini, ancak böyle bir kararın çıkması durumunda "kaos" yaşanacağını iddia etti.
Tokatlıoğlu, davacının tüm duruşmalarda 22/1975 Asgari Ücretler Yasası'na aykırı hareket edildiğine yönelik ısrarının gerçekleri yansıtmadığını savundu.
Tokatlıoğlu ilgili yasada; asgari ücretin işçi ve ailesinin en temel gereksinimlerini karşılaması gereken bir ücret olduğunun belirtildiği ancak hayat pahalılığı oranı ile genel seyrin "aynen" yansıtılması yönünde bir ibarenin olmadığını ileri sürdü.
Asgari ücret davasında "ara emri" verilmesi durumunda yaklaşık 43 bin TL olan brüt asgari ücret yerine 38 bin TL olan rakamın geçerli olacağını belirten Tokatlıoğlu, asıl bu durumun işçiler için telafisi mümkün olmayacak sonuçlara sebep olacağını iddia etti.
Tokatlıoğlu, "Ara emri verilirse 6 aydır verilen maaşlar ne olacak? İşçiler maaş farkını işverene geri mi verecek?" diyerek bu durumum işçi ve işverenleri kaosa sürükleyeceğini öne sürdü.
Avukat Tokatlıoğlu'nun ardından Kıdemli Savcı Meryem Beşoğlu mahkemeye hitapta bulundu.
SAVCI NE DEDİ?
Beşoğlu, davacının Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından belirlenen asgari ücretle ilgili yürütmenin durdurulmasını ve yüzde 11.12 olan hayat pahalılığının asgari ücrete uygulanmasını talep ettiğini ancak bu talebin yasaya değil, bazı gerekçelere dayandırıldığını savundu.
Beşoğlu, davacının yasa metnine değil, Meclis Genel Kurulu ve komite tutanaklarına değindiğini savundu.
Kamu Görevlileri Yasası'na göre kamu çalışanlarına Ocak ve Temmuz aylarında hayat pahalılığı oranının yansıtılması gerektiğinin açıkça belirtildiğini ancak asgari ücretle ilgili mevzuatın farklı olduğunu söyleyen Beşoğlu, asgari ücretin işçilerin taban fiyatını belirlediği söyledi.
“TEMMUZ AYINDA YENİ ASGARİ ÜCRET BELİRLENEBİLİR…”
Beşoğlu, davacının telafisi imkansız zarara sebep olacağı iddiasının doğru olmadığını, çünkü zaten Temmuz ayında yeni asgari ücretin belirlenmesinin de beklendiğini savundu.
Kıdemli Savcı Beşoğlu, son olarak belirlenen asgari ücretin yasaya aykırı olmadığı iddiasında bulundu.
Duruşmada son olarak işçileri temsilen Avukat Şefik Aşçıoğulları, mahkemeye hitapta bulundu.
“İŞÇİLERİN KAYBI BÜYÜK OLABİLİR…”
Aşçıoğulları, ara emri verilmesi durumunda, Temmuz ayında yeni bir asgari ücret belirlenemeyeceği anlamına gelmediğini, bilakis işçi kayıpların daha da çok olacağını, bu yüzden de yürütmenin durdurulması gerektiğini söyledi.
Aşçıoğulları, asgari ücretin hukuka aykırı bir şekilde belirlendiğini, çünkü asgari ücretin tanımının gayet açık olduğuna dikkat çekti.
Aşçıoğulları, Asgari Ücretler Yasası'na göre; asgari ücretin işçi ile eşinin bir veya iki çocuğunun, yani 3-4 kişilik bir ailenin yeterli beslenme, sağlıklı konut, giyim, aydınlatma, ısıtma, ulaşım, sağlık, eğitim, kültür, dinlenme, eğlence ve benzeri gereksinimlerinin de karşılanmasına yetecek miktarda olması gerektiğinin belirtildiğini söyledi.
Ayrıca Sağlık Bakanlığı'nın Aralık 2024 verilerine de değinen Aşçıoğulları, bu verilere göre 4 kişilik bir ailenin sağlıklı beslenmesi için 34 bin 338 TL'ye ihtiyaç duyulduğunu belirtti.
Şu an itibarıyla bu rakamın çok daha yüksek olduğunu belirten Aşçıoğulları, geri kalan diğer koşulların da bu asgari ücretle sağlanmasının mümkün olmadığını vurguladı.
“ŞU ANKİ ASGARİ ÜCRET YASALARA AYKIRI”
Aşçıoğulları, bu yüzden şu anki asgari ücretin yasaya aykırı olduğunu beyan etti.
Öte yandan hayat pahalılığının bir artış değil, alım gücünün korunması olduğuna da dikkat çeken Aşçıoğulları, bu yüzden asgari ücretin tanımında da belirtildiği unsurların karşılanması için hayat pahalılığı oranının doğrudan yansıtılması gerektiğini söyledi.
Tarafların hitaplarını tamamlamasının ardından mahkeme heyeti duruşmayı "süresiz" olarak erteledi.