Baybars, Rogers ve Manavoğlu’ndan Erhürman’a destek…
Bağımsız milletvekilleri Ayşegül Baybars, Jale Refik Rogers ve eski milletvekili Gülşah Sanver Manavoğlu, yaklaşan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Tufan Erhürman’a destek açıkladı.
Bağımsız milletvekilleri Ayşegül Baybars, Jale Refik Rogers ve eski milletvekili Gülşah Sanver Manavoğlu, yaklaşan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Tufan Erhürman’a destek açıkladı.
Baybars, Rogers, Manavoğlu’nun ortak paylaşımı şu şekilde:
Ülkemiz, son dönemde iç ve dış politik krizlerin, belirsizliklerin ve güvensizliklerin hakim olduğu bir siyasi iklimden geçmektedir.
Kötü yönetimin etkisiyle oluşan bu ortam; toplumsal adalet duygusunu aşındırmış, demokratik değerleri yıpratmış, kurumsal yapıyı çökme noktasına getirmiştir.
Bu süreçte, Kıbrıs Türk halkı iradesinin gölgelendiğini, geleceğe dair umutlarının zayıfladığını derinden hissetmiştir.
Genç kuşaklar, bu topraklarda yaşam kurma umudundan uzaklaşmış; gözlerini göç yollarına çevirmiştir.
Uluslararası hukukla uyumlu kapsayıcı ve vizyoner bir siyasi anlayışın eksikliği halkımızın dünyayla bütünleşmesini zorlaştırmış; toplumu dışa kapalı ve yalnız bir konuma itmiştir.
Sürdürülebilir olmadığı artık açıkça ortada olan bu siyasi anlayışın terk edilmesi kaçınılmazdır.
Kıbrıs Türk halkı artık günü kurtaran değil, geleceği inşa etmeyi öncelik edinen bir yönetişim anlayışına geçmelidir.
İçinden geçtiğimiz bu kritik dönemde; toplumun tüm kesimlerini kucaklayacak, adalet duygusunu yeniden tesis edecek, halk iradesine saygıyı esas alacak ve uluslararası alanda Kıbrıslı Türklerin hak ve çıkarlarını kararlılıkla savunacak bir Cumhurbaşkanına olan ihtiyaç, her zamankinden daha güçlü hissedilmektedir.
Ülkemiz, bir yandan içeride kurumsal yapısını yeniden inşa etme; diğer yandan ise dış dünyada görünürlüğünü ve meşruiyetini artırma zorunluluğu ile karşı karşıyadır.
Kıbrıslı Türklerin uluslararası alanda hak ettiği şekilde temsil edilmesi; ancak tutarlı ve akılcı bir dış politika anlayışıyla ve bunu hayata geçirecek güçlü bir liderlikle mümkündür.
Bu nedenle yaklaşan Cumhurbaşkanlığı seçimi, kişilere veya partilere indirgenmiş bir tercihten öte; halkımızın geleceğini tayin edecek tarihi bir yol ayrımıdır.
Anayasamızda devletin başı olarak Cumhurbaşkanının, halkının birliğini temsil etme görevi olmasına rağmen bu dönem halkımızın kutuplaştırıldığı ve birleştirici bir iradenin sergilenmediği bir dönem olmuştur.
Özellikle toplumda derin kırılmalara yol açan hassas meselelerde, halkın tüm kesimlerini kucaklayan ve ortak zeminde buluşturan bir yaklaşım ortaya konmamıştır.
Bizler; Kıbrıs meselesinde çözümsüzlüğün kalıcılaşmasına karşıyız.
Adil, sürdürülebilir ve her iki halkın da siyasi eşitliğini ve güvenliğini gözeten kapsamlı bir çözüm iradesiyle; diplomasi masasından kaçmayan, yapıcı ve kararlı bir liderliğin arkasında durulması gerektiğine inanıyoruz.