8 bin 500 yıllık ayna bulundu: Her şey onda gizli

Karaman'da tam 8 bin 500 yıllık obdisyen ayna bulundu. Kazı Başkanı Doç. Dr. Adnan Baysal, "Bu aynanın Çatalhöyük'tekilerle çağdaş olduğunu düşünüyoruz" diyerek bulunan aletlere dair açıklamalar yaptı.

Kıbrıslı Gazetesi
28/11/2025 09:53
8 bin 500 yıllık ayna bulundu: Her şey onda gizli

Karaman'da bulunan 10 bin yıllık sokağın yer aldığı Canhasan'da, 8 bin 500 yıllık obsidyen ayna ile çeşitli çizgiler ve şekillerin yer aldığı obsidyen aletler ortaya çıkarıldı. Bulunan aletlere dair açıklaa yapan Kazı Başkanı Doç. Dr. Adnan Baysal, "Bu aynanın Çatalhöyük'tekilerle çağdaş olduğunu düşünüyoruz. Benzer örneklerin hepsinin Türkiye sınırlarında kalan kazı çalışmalarında ortaya çıkarıldığını biliyoruz. Bu da Anadolu kökenli bir teknoloji ve zanaat olduğunun altını çizmemizi gerektirir. Bunların özellikleri arasında teknolojik açıdan bu aynaları üretmek çok zor bir uğraş" dedi.

Günümüz 10 bin yıl öncesine tarihlenen Canhasan, höyüklerindeki ikinci dönem kazı çalışmaları, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın 'Geleceğe Miras Projesi' kapsamında tamamlandı. Kazı, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Tarih Öncesi Arkeolojisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Adnan Baysal başkanlığında gerçekleştirildi. 

8 BİN 500 YILLIK AYNA

Çalışmalar sonucunda 10 bin yıllık Neolitik Çağ'ın ilk sokağı bulundu. Aynı şekilde kazılarında, 8 bin 500 yıllık obsidyen ayna ile çeşitli çizgiler ve şekillerin bulunduğu obsidyen aletlere ulaşıldı.

Kazı Başkanı Doç. Dr. Adnan Baysal, Canhasan'ın Anadolu arkeolojisindeki önemine değinerek şunları söyledi:

"Geçtiğimiz ay içerisinde kazı çalışmaları sırasında ortaya çıkan çanak-çömleksiz döneme tarihlenen sokak konsept, Anadolu'da en erken dönemlerde karşımıza çıkan şehircilik anlayışının belki de ilk adımlarına işaret ediyordu. Dr. David French tarafından yürütülen ilk dönem kazı çalışmalarında özellikle Canhasan 3'te ortaya çıkarılan obsidyen aletler, o dönem için Anadolu arkeolojisinde yeni bir kültürün varlığına işaret etmekteydi. Bunlar teknolojik ve aynı zamanda sembolik anlamlarla yüklü belki de mülkiyet ve bireysel kimlikle ilişkilendirilebilecek türde önemli buluntulardı. Bu buluntular o dönem için arkeoloji bilim dünyasında çok fazla dikkat çekmemiş ve önem verilmemiştir"

O DÖNEME AİT ÇOK SAYIDA ALET BULUNDU

Obsidyenden yapılmış buluntular arasında önemli örneklerle karşılaştıklarını söyleyen Baysal, bunların arasında obsidyen ayna ve yine üzerlerinde çizi bezemelerin bulunduğu ok uçları olduğunu belirtti.  Baysal ayrıca, Çizi bezemeli aletlerin yeni dönem kazılarında bulunmasıyla birlikte bezemenin Canhasan'da uzun bir gelenek olduğuna işaret ettiğini ifade etti.

Buluntuların Anadolu arkeolojisine özgü olduğunu kaydeden Baysal şunları söyledi:

"Bunlar Orta Anadolu arkeolojisi, arkeolojik araştırmalarında örneğin Çatalhöyük gibi merkezlerde karşımıza çıkmaktadır. Bununla birlikte çizi bezemeli uçlar, şimdilik Canhasan'a özgüdür diyebiliriz" diye konuştu. 8 bin 500 yıllık obsidyen aynaya ilişkin Doç. Dr. Baysal, "Bu aynanın Çatalhöyük'tekilerle çağdaş olduğunu düşünüyoruz. Benzer örneklerin hepsinin Türkiye sınırlarında kalan kazı çalışmalarında ortaya çıkarıldığını biliyoruz. Bu da Anadolu kökenli bir teknoloji ve zanaat olduğunun altını çizmemizi gerektirir. Bunların özellikleri arasında teknolojik açıdan bu aynaları üretmek çok zor bir uğraş"

CANHASAN DÜNYANIN GELİŞİMİNDE ÖNCÜ MÜYDÜ?

Baysal, Canhasa'ın, Orta Anadolu Neolitiği'nde Çatalhöyüğe giden sanatsal, kültürel ve sembolik dünyanın gelişiminde öncü mü oldu?  sorusuna ise "Şu ana kadar Çatalhöyük'te gerçekleştirilen son derece başarılı  çalışmalardan hikayenin sadece Çatalhöyük bölümünü öğrendik. Şimdiyse daha erken dönemlerde yakın coğrafyalardan tanıdığımız Aşıklı Höyük, Boncuklu Höyük ve Pınarbaşı gibi kazılarda başlayıp Canhasan ile devam eden ve Çatalhöyük'te en üst düzeye erişen Orta Anadolu Neolitik dönem kültürel gelişiminin ilk bölümünü Canhasan kazı çalışmalarımız sayesinde öğreneceğiz" diye konuştu.

#ayna