Hasipoğlu: Hristoduludis’in uzlaşmazlıklarına tahammül edilmemeli
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Holguin’in Kıbrıs ziyareti öncesi değerlendirmelerde bulundu.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Cuellar Holguin’in Kıbrıs ziyaretinin Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'ın göreve başlamasından sonra Kıbrıs meselesinin hangi zeminde nasıl seyredeceğinin belli olması bakımından son derece kritik olduğunu kaydetti.
Hasipoğlu yazılı açıklamasında, Cumhurbaşkanı Erhürman’ı Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis'in uzlaşmazlıklarına tahammül edilmeyeceğini Holguin’e bildirmeye davet etti ve Erhürman'ı “Holguin’e müzakere masasının kurulabilmesi için ortaya koyduğu dört şartın yerine getirilmesi için uzun bir süre beklemek niyetinde olmadığını, Hristodulidis’ten kısa sürede yanıt beklediğini söylemesi” çağrısında bulundu.
Ulusal Birlik Partisi olarak Hristodulidis'in uzlaşmaz, tehdit edici ve şımarık tutumunu yakından izlediklerini belirten Hasipoğlu, “Bir kez daha bu tutum karşısında egemen eşitliğimiz, KKTC’nin Rum Devleti ile eşit uluslararası statüsü tescil edilmeden ve iki Devlet’in işbirliği yapacağı bir anlaşma için çalışılacağı BM tarafından kararlaştırılmadan müzakere masasının kurulamayacağının altını bir kez daha çizmekte fayda görüyoruz.” ifadelerine yer verdi.
“Cumhurbaşkanı’nın müzakere masası kurulsa dahi sonuç almak için bir zaman sınırlaması konulmasını şart koşmasıyla da uyumlu bir bildirim olacaktır.” diyen Hasipoğlu, aksi halde Rum Yönetimi'nin oyalama taktiklerinin sürdüreceğini ve Kıbrıs Türk halkının yıllardır maruz bırakıldığı belirsizlik ve statü gaspının devam edeceğini belirtti.
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile Lübnan arasında imzalanan “Sözde Münhasır Ekonomik Bölge Sınırlandırma Anlaşması’nın” KKTC’nin ve Kıbrıs Türk halkının haklarına açık bir saldırı olduğunun da Holguin’e anlatılması gerektiğini belirten Hasipoğlu, “Bu anlaşma yürürlüğe girerek KKTC bölgesine fiili bir saldırı olması halinde gerekenin yapılacağı kendisine açıkça ifade edilmelidir.” dedi.
Hasipoğlu, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin son yıllarda hızlandırdığı yeni silah alımları, yabancı ülkelere verilen askeri üs imkânları, AB ve diğer ortaklarla kurulan askeri iş birliklerinin de kendilerini rahatsız ettiğini kaydetti.
Açıklamasında “Bir kere daha vurgulamak isteriz ki, Ada'daki hassas güvenlik dengelerini bozmak var olan barış ortamını zehirlemektedir.” ifadelerine yere veren Hasipoğlu, hiç kimsenin Türk tarafının bunlar karşısında eli kolunun bağlı olduğunu zannetmemesi gerektiğini vurguladı.
"FEDERAL ÇÖZÜM, TÜKETİLMİŞ, DENENMİŞ BİR ÇÖZÜM MODELİ...."
Holgun'e hitaben " Tüketilmiş, denenmiş bir çözüm modeli olan federal çözümü Kıbrıs’taki tarafların önüne yeniden koymaya çalışmanız boşuna çaba olacaktır" diyen Hasipoğlu, esasın önemli olduğunu vurguldı. Hasipoğlu, "Bu bağlamda, egemenliğimiz, Türkiye’nin etkin ve fiili garantisi gibi konularda anlaşamayacağımız sabit ise, bu konularla ile ilgili takvimi içeren prosedürel konuların tartışılmasının bir anlamı yoktur." ifadelerini kullandı.
Hasipoğlu şunları kaydetti:
"Dolayısıyla Cumhurbaşkan’ının 4 maddelik şartları bir bütün olarak kabul edilmiyorsa, Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğünün devamı Rum tarafınca reddediliyorsa (ki Hristoduludis’in son beyanları bunu gösteriyor) bir an önce müzakere zemininin olamayacağı teyit edilip daha fazla zaman kaybedilmeden, yine Cumhurbaşkanın önerisi olan on maddelik iki devletin iş birliğini gerçekleştireceği görüşme masasına geçilmelidir. Rum tarafının bizi daha önce yaptığı gibi federal zeminde sonuçsuz müzakere zeminine çekmesine izin verilmemelidir."
Kıbrıs’ta kendi kendini yöneten, egemen iki halk, iki devlet olduğun u belirten Hasipoğlu, "Türk tarafı bu gerçeğe uygun bir çözüm isterken Rum tarafı federal çözüm kisvesi ve maalesef BM’nin yanlış kararları nedeniyle tüm adayı yeniden Rum hegemonyasına sokacak bir anlaşmayı hayal etmektedir." ifadelerini kullandı.
Hasipoğlu, BM’nin yapması gerekenin Kıbrıs Türk Halkı’nın haklı talepleri ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dört yıl üst üste BM Genel Kurul Toplantısı konuşmalarındaki çağrılarına, önerilerine kulak vermek olduğunun altını çizdi.
Hasipoğlu, "Bilinmelidir ki Kıbrıs Türk Halkı’nın en fazla güvenine mazhar olmuş, en uzun süre iktidarda kalan, en büyük partisi UBP, dün olduğu gibi, bugün de yarın da asla Devlet olgusundan , egemen eşitlikten taviz verilmesini kabul etmeyecek Kıbrıs Türk Halkı ile birlikte KKTC Devleti dünyada hak ettiği yeri alana dek mücadelesini sürdürecektir.” dedi.