Gazimağusa’nın kutsal mirası: Aziz Barnabas’ın peşinden

Salamis’in rüzgârını, ikonların kadim bakışını ve manastır avlusunun dinginliğini iç içe yaşatan Aziz Barnabas Manastırı, Kıbrıs’ın ruhunu hissetmek isteyenler için benzersiz bir durak.

Kıbrıslı Gazetesi
01/12/2025 12:06
Gazimağusa’nın kutsal mirası: Aziz Barnabas’ın peşinden

Gazimağusa’nın sıcak rüzgârlarını arkanıza alıp Salamis’in geniş nekropol alanına doğru ilerlediğinizde, karşınıza bir anda tarihin derinliklerinden yükselen görkemli bir yapı çıkar: Aziz Barnabas Manastırı. Yüzyılların izini taşıyan taş duvarları, ziyaretçiyi daha kapıdan içeri girerken sarmalayan o mistik sessizliği ve narin ikonalarıyla burası, Kıbrıs’ın hem ruhunu hem hafızasını taşıyan en özel duraklarından biridir.

63ccb0d3-d8cd-450d-8bb7-0270e3e910b7.jfif

AZİZ BARNABAS’IN GÖLGESİNDE BİR ADA

Manastırın avlusunda dolaşırken, adanın koruyucu azizi olarak kabul edilen Aziz Barnabas’ın hikâyesi neredeyse kulağınıza fısıldanır gibi olur. Salamis’te Yahudi bir ailenin çocuğu olarak Joseph adıyla doğmuş olan Barnabas’ın yolu Kudüs’e, oradan da İsa’nın mucizelerine tanıklığa uzanır. Kıbrıs’a döndüğünde Aziz Paul ile birlikte Hristiyanlığı yayması, adayı Roma döneminin ilk Hristiyan yönetim bölgelerinden biri hâline getirir.

Barnabas’ın kaderi M.S. 75 yılında trajik bir sona ulaşsa da hikâyesi orada bitmez. Müridlerinin göğsüne Barnabas İncilini koyarak gizli bir mezara defnetmesi ve bu mezarın yüzyıllar sonra bir rüya sayesinde keşfedilmesi, manastırın bugün taşıdığı “mucizevi” havanın temelini oluşturur.

470194950_122151492608349686_2504830606155988440_n.jpg

MANASTIRIN TARİH KATMANLARI

Avluya adım attığınızda sizi karşılayan üç kubbeli yapının artık iki kubbesi vardır; zaman ve zemin, yüzyıllar boyunca bir kubbeyi kendine çekmiştir. Ama bu eksiklik bile yapının karakterine karakter katar. 18. yüzyılda yeniden inşa edilen kilise, içindeki freskleriyle hem rüyaların hem keşiflerin hem de derin bir inancın izlerini taşır. Piskopos Anthemios’un gördüğü o meşhur rüyanın duvarlara işlenmiş hâli, ziyaretçiyi adeta o ana götürür.

İKONLARIN SESSİZ DİLİ

Manastır kompleksi içinde yer alan Arkeoloji ve İkon Müzesi, adımınızı attığınız anda sizi bambaşka bir zamana taşır. Tuzla köyü ve Salamis Antik Kenti’nden toplanan arkeolojik eserler, ikonaların altın varaklı yüzleri, eski dini objeler ve freskler… Hepsi, tarihin kaybolmayan nefesi gibi sizle konuşur. Bir ikonanın bakışlarında yüzyılların sessizliği, bir kilise kitabesinin üzerinde uygarlıkların birbirine karışmış dili vardır.

HUZURA AÇILAN KAPI

Aziz Barnabas Manastırı sadece bir tarih durağı değil; aynı zamanda bir huzur alanıdır. Rüzgârın zeytin ağaçlarından topladığı serinliği avluya bırakışı, kilisenin taşlarının yılların ısısını saklayışı, bu manastırı ruhu dinlendiren bir kaçış noktası hâline getirir. Her 11 Haziran’da kutlanan Aziz Barnabas Bayramı ise manastırı renkli bir ziyaretçi akınıyla canlandırır; dualar, ilahiler ve sessizce dolaşan yüzler arasında mekân bambaşka bir ritme bürünür.,

470202146_122151492458349686_3642719637365562988_n.jpg

Eğer Gazimağusa’ya yolunuz düşerse, Aziz Barnabas Manastırı’nı sadece gezilecek yerler listenize değil, ruhen durulacağınız bir molanın içine yazın. Çünkü burası, tarihin susmadığı; taşların, ikonaların ve rüzgârın size bir şeyler anlatmaya devam ettiği nadir yerlerden biri.

#Aziz Barnabas Manastırı#tarihi gizem#inanç