117 yaşındaki kadının DNA'sı bilim dünyasına ışık tuttu

117 yaşında hayatını kaybeden ve dünyanın en yaşlı insanı unvanını taşıyan Maria Branyas’ın genetik yapısını inceleyen bilim insanları, vücudunun on yıllarca daha genç davrandığını ortaya koydu.

Kıbrıslı Gazetesi
04/01/2026 12:45
117 yaşındaki kadının DNA'sı bilim dünyasına ışık tuttu

Bilim insanları, 117 yaşında hayatını kaybeden ve bir dönem “dünyanın en yaşlı insanı” unvanını taşıyan Maria Branyas’ın genetik yapısını inceleyerek yaşlanmaya meydan okuyan nadir bir biyolojik profil keşfetti. Yapılan araştırmalar, Branyas’ın vücudunun kalpten bağışıklık sistemine kadar birçok açıdan on yıllarca daha genç bireyler gibi davrandığını ortaya koydu.

2024 yılında yaşamını yitiren Branyas üzerinde yürütülen kapsamlı genetik çalışmalar, 110 yaşını aşan “süper asırlıklar” olarak tanımlanan kişilerin uzun yaşam sırlarına dair çarpıcı ipuçları sundu. Araştırmacılar, Branyas’ın kronolojik yaşı ileri olmasına rağmen hücrelerinin ve gen haritasının çok daha genç bir insana aitmiş gibi işlev gördüğünü tespit etti.

GENÇ KALAN BİYOLOJİ DİKKAT ÇEKTİ

İspanya’daki Josep Carreras Lösemi Araştırma Enstitüsü tarafından yürütülen çalışmada, Branyas’ın kan, tükürük ve idrar örnekleri detaylı şekilde incelendi. Elde edilen bulgulara göre Branyas’ın bağışıklık sistemi, kalp sağlığı ve bağırsak mikrobiyotası, kendisinden onlarca yıl genç bireylerle benzer sağlık göstergeleri taşıyordu. Özellikle damar sağlığının son derece iyi olması ve vücuttaki iltihaplanma seviyesinin oldukça düşük çıkması dikkat çekti.

Araştırmacılar, Branyas’ın uzun yaşamında Akdeniz tipi beslenme alışkanlığı ve sosyal olarak aktif bir yaşam sürmesinin önemli rol oynadığını belirtirken, asıl belirleyici faktörün bağışıklık sistemini ve beyni koruyan nadir genetik varyantlar olduğu sonucuna ulaştı.

TELOMER DETAYI BİLİM DÜNYASINI ŞAŞIRTTI

Çalışmanın en dikkat çekici bulgularından biri ise yaşlanmayla birlikte kısalan ve hücre ömrünü belirleyen “telomer” yapılarıyla ilgili oldu. Normalde telomerlerin kısalması sağlık risklerini artırırken, Branyas’ta bu yapıların neredeyse tükenmiş olmasına rağmen ciddi bir hastalık tablosu görülmedi. Uzmanlar, telomerlerin hızlı yaşlanıp yok olmasının, potansiyel kanserli hücrelerin çoğalmasını engellemiş olabileceğini değerlendiriyor.

Bu sıra dışı vaka, ileri yaşın mutlaka kötü sağlık koşullarıyla eş anlamlı olmadığını gösterirken, insan ömrünü uzatmaya ve sağlıklı yaşlanmaya yönelik yeni bilimsel stratejiler geliştirilmesi açısından önemli bir referans olarak görülüyor.