"Bilinçli taksir tanımı, dosyadaki bilimsel gerçeklerle örtüşmemektedir"
Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği, Grand İsias Otel’in yıkılmasında kusuru bulunan kamu görevlileri için savcılık mütalaasında sanıkların kusurunun “bilinçli taksir” kapsamında değerlendirilmesine tepki gösterdi.
Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği, Grand İsias Otel’in yıkılmasında kusuru bulunan kamu görevlileri için savcılık mütalaasında sanıkların kusurunun “bilinçli taksir” kapsamında değerlendirilmesine tepki gösterdi.
Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği, bu davanın bilinçli taksir değil, olası kast davası olduğunu vurgulayarak, bilinçli taksir tanımının dosyadaki bilimsel gerçeklerle örtüşmediğine dikkat çekti.
Grand İsias Otel’in yıkılmasında kusuru bulunan kamu görevlileri için Savcılık mütalaası bugün dava dosyasına girdi.
Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği konu hakkında yaptığı yazılı açıklamada, dosyada yer alan bilimsel raporların, açık mevzuat ihlalleri ve öngörülebilir risklerle çeliştiğine işaret etti.
“BURADA BASİT BİR DENETİM HATASI YOKTUR…”
“6 Şubat 2023’te Grand İsias Otel’de kaybettiğimiz evlatlarımız, öğretmenlerimiz, velilerimiz ve rehberlerimiz için yürüttüğümüz adalet mücadelesinde; kamu görevlileri hakkında savcılık tarafından verilen mütalaa, tarafımızca derin bir üzüntü ve endişeyle karşılanmıştır.” denilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“Burada söz konusu olan; basit bir denetim hatası, bir evrak eksikliği ya da sıradan bir ihmal değildir. Burada bilerek görmezden gelinen kusurlar vardır. Burada söz konusu olan bilerek görmezden gelinen aykırılıklar, bilerek verilen izinler, bilerek sürdürülen usulsüzlükler ve bilerek yaratılan bir ölüm yapısı vardır.”
“DEPREM KADERDİR SÖYLEMİ GERÇEĞİ ÖRTMEZ”
Deprem kaderdir söyleminin gerçekleri örtemeyeceği vurgulanan açıklamada, deprem gerçeğinin bu ülkenin değişmezi olduğu kaydedildi.
“Ancak 72 canın tek bir binada, saniyeler içinde yaşam şansı dahi bulamadan hayatını kaybetmesi kader değildir.” ifadelerine yer verilen açıklamada, bu felaketin öngörülebileceği, engellenebileceği ve önlenebileceği belirtildi.
Kamu görevlilerinin sorumluluğunun yalnızca “denetlememek” olmadığı vurgulanan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“Asıl sorumluluk bilerek göz yummaktır. Asıl sorumluluk; açık aykırılıkları bilerek görmezden gelmek, mevzuata aykırı yapılara izin vermek, bilimsel ve teknik gerçeklere rağmen bu yapının kullanımına göz yummaktır.”
“BU DAVA BİLİNÇLİ TAKSİR DEĞİL, OLASI KAST DAVASIDIR”
Davanın bilinçli taksir değil, olası kast davası olduğu vurgulanan açıklamada, “Çünkü burada ‘sonucu istememek’ değil, sonucun öngörülmesine rağmen kabullenmek vardır.” denildi.
“BU DAVA SADECE BİZİM EVLATLARIMIZ İÇİN DEĞİL”
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Bizler Şampiyon Meleklerimizin aileleri olarak şunu çok net söylüyoruz; bu dava yalnızca bizim evlatlarımız için değildir. Bu dava, bir daha hiçbir anne babanın çocuğunu enkazdan çıkarmaması içindir. Bu dava yapı güvenliğinin ciddiye alınması içindir. Bu dava, Türkiye’de yapı güvenliğinin gerçekten ciddiye alınması içindir. Bu dava, kamu gücünü kullanan herkesin sorumluluğunu hatırlaması içindir. Adalet, suçun adını doğru koymakla başlar. Suçun adı yanlış konursa, adalet yerini bulmaz.
Şampiyon Meleklerimize verilmiş bir sözümüz var. Bu mücadele, olası kast gerçeği kabul edilene kadar sürecektir. Bu söz; olası kast gerçeği kabul edilene, tüm sorumlular hak ettikleri cezayı alana kadar sürecek bir mücadele sözüdür.”
Açıklamada, vicdan, bilim ve hukukun birlikte konuşulması gerektiği belirtilerek, bu süreçte mahkeme heyetinden beklentilerinin vicdanın, bilimin ve hukukun birlikte konuşması olduğu kaydedildi.
Açıklamada, “Biz buradayız. Susmayacağız. Unutmayacağız. Vazgeçmeyeceğiz.” ifadelerine yer verildi.
Grand İsias Otel’in yıkılmasında kusuru bulunan kamu görevlilerinin dördüncü duruşması, 19 Ocak Pazartesi günü Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.
