Ersoy: Güvenlik halk üzerindeki baskıyla sağlanamaz

Güvenliğin halk üzerindeki baskıyla sağlanamayacağını ifade eden Bağımsızlık Yolu Genel Sekreteri Umut Ersoy, asıl operasyonların tepeye yapılması gerektiğini söyledi.

Kıbrıslı Gazetesi
09/01/2026 10:16
Ersoy: Güvenlik halk üzerindeki baskıyla sağlanamaz

Güvenliğin halk üzerindeki baskıyla sağlanamayacağını ifade eden Bağımsızlık Yolu Genel Sekreteri Umut Ersoy, asıl operasyonların tepeye yapılması gerektiğini söyledi. Polisin sivile bağlanması, denetime açılması ve sendikalaşma hakkının tanınması gerektiğini vurguladı.

Bağımsızlık Yolu Genel Sekreteri Umut Ersoy, Ada TV’de Nupelda Karabuğday’ın programına katılarak açıklamalarda bulundu.

“KIBRIS’IN KUZEYİNDE KAMUSAL HİZMETLERDEN SİSTEMATİK BİR GERİ ÇEKİLİŞ YAŞANDI”

Ersoy, 2025 yılına ve son 25 yıllık sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, ülkede yaşanan ekonomik, sosyal ve siyasal sorunların geçici değil yapısal olduğunu ifade etti. Ersoy, 2025’in tek başına ele alınamayacağını belirterek, yaşananların 2000’li yılların başından bu yana sürdürülen neoliberal politikaların bir devamı olduğunu söyledi. Farklı hükümetlerin iktidara gelmesine rağmen uygulanan politikaların değişmediğini kaydeden Ersoy, “gelen hükümetler birbirlerinin devamı oldu” dedi.

Kıbrıs’ın kuzeyinde kamusal hizmetlerden sistematik bir geri çekiliş yaşandığını ifade eden Ersoy, eğitimin ve sağlığın altının oyulduğunu, kamusal toplu taşımacılığın ise neredeyse tamamen ortadan kaldırıldığını belirtti. Ulaşımın bireysel araç kullanımına endeksli hale getirildiğini vurgulayan Ersoy, halkın başka bir alternatifinin bırakılmadığını söyledi.

İnşaat sektöründe yaşanan büyümeye rağmen ev sahipliği oranlarının düştüğüne dikkat çeken Ersoy, kiraların arttığını, dış talebin yükseldiğini ve barınma hakkının ciddi biçimde geriye gittiğini kaydetti. Enerji alanında da kamusal yatırımların gerilediğini belirten Ersoy, AKSA’nın yükselişiyle birlikte arızaların devam ettiğini, yatırımların yapılmadığını ifade etti.

“KAZANANLAR DAR BİR ELİT KESİM, KAYBEDENLER İSE GENİŞ HALK”

Yoksulluğun arttığı, sosyal hizmetlerin zayıflatıldığı ve özelleştirmelerin hızlandığı bir dönemden geçildiğini söyleyen Ersoy, büyük patronların vergi vermediğini, vergi kaçırdığını, bu düzenin en ağır yükünü ise özel sektör emekçilerinin taşıdığını belirtti. Sermayenin belli ellerde yoğunlaştığını ifade eden Ersoy, kazananların dar bir elit kesim, kaybedenlerin ise geniş halk kesimleri olduğunu söyledi. Yaşanan sürecin 2000’li yılların ilk çeyreğiyle aynı çizgide ilerlediğini belirten Ersoy, 2026’ya da bu düzenin mirasıyla girildiğini ifade etti. Tarihin akışının mücadeleyle değişebileceğini vurgulayan Ersoy, ezilenlerin çoğaldıkça bilinçlerinin de arttığını söyledi.

 

Asgari ücret örneğini veren Ersoy, geçmişte hayat pahalılığı oranında artış talebinin toplumsal karşılık bulmadığını, bugün ise hayat pahalılığının altında yapılan artışların toplumda ciddi tepki yarattığını belirtti. Bu bilincin Bağımsızlık Yolu’nun yıllardır yükselttiği taleplerle oluştuğunu ifade etti.

“KKTC EKONOMİSİ BÜYÜYOR, SORUN BÜYÜME DEĞİL, PAYLAŞIM KRİZİ”

kktc ekonomisinin dünya ortalamasının üzerinde büyüdüğünü hatırlatan Ersoy, 2023’te yüzde 7,5, 2024’te ise yüzde 8,5 oranında büyüme yaşandığını söyledi. Sorunun büyüme değil, paylaşım krizi olduğunu vurgulayan Ersoy, bu büyümeden asgari ücretlilerin ve özel sektör emekçilerinin pay alamadığını ifade etti.

Devletin borçlanma nedeninin giderler değil, gelir politikaları olduğunu belirten Ersoy; servet vergisi alınmadığını, kurumlar vergisinin toplanmadığını, ultra zenginlerin vergilendirilmediğini söyledi. Sosyal sigorta primlerinin toplanmadığını ve kaynakların teşvik adı altında zenginlere aktarıldığını belirten Ersoy, bu nedenle Bağımsızlık Yolu’nun genişlemeci bütçe savunduğunu ifade etti.

“ÜLKEDE CİDDİ BİR YERALTI EKONOMİSİ VE KARA PARA TRAFİĞİ BULUNUYOR”

Kurşunlama olaylarının bireysel hesaplaşma olarak ele alınamayacağını vurgulayan Ersoy, bunun yapısal bir sorun olduğunu söyledi. Otogaleriler başta olmak üzere bazı alanların legal ve illegal ekonominin kesiştiği gri alanlar olduğuna dikkat çeken Ersoy, ülkede ciddi bir yeraltı ekonomisi ve kara para trafiği bulunduğunu belirtti. Bataklık kurutulmadan sinekle mücadele edilemeyeceğini söyleyen Ersoy, kamusal alanlara yatırım yapılması gerektiğini vurguladı. Ulaşım politikalarından şehir planlamasına, muhaceretten silahlanmaya kadar tüm alanların birbiriyle bağlantılı olduğunu ifade etti.

“GÜVENLİK HALK ÜZERİNDEKİ BASKIYLA SAĞLANAMAZ”

Kimlikle girişlerin durdurulmasının tek başına çözüm olmayacağını belirten Ersoy, muhaceret politikalarının sıkı ve denetimlerin çok katmanlı olması gerektiğini söyledi. İçerideki yapılar çözülmeden dışarıdan gelenlerin engellenemeyeceğini vurgulayan Ersoy, mafya ve kara para ilişkilerine dikkat çekti.

Güvenliğin halk üzerindeki baskıyla sağlanamayacağını ifade eden Ersoy, asıl operasyonların tepeye yapılması gerektiğini söyledi. Polisin sivile bağlanması, denetime açılması ve sendikalaşma hakkının tanınması gerektiğini vurguladı.

KAPİTALİZM ZENGİNLİK YARATIRKEN AYNI ZAMANDA GENİŞ YOKSULLUK ÜRETİYOR”

Kapitalizmin paylaşım krizine yol açtığını belirten Ersoy, kamucu bir ekonomi ve kamucu çözümlerle hareket edilmesi gerektiğini ifade etti. Kapitalizmin zenginlik yaratırken aynı zamanda geniş yoksulluk ürettiğini söyledi. “Sosyalizm yoksulluk üretir” söyleminin Soğuk Savaş propagandası olduğunu belirten Ersoy, kamusal sağlık, kamusal eğitim, 8 saatlik iş günü ve emeklilik hakkının sınıf mücadelesiyle kazanıldığını vurguladı. Bu hakların kapitalizmin kendiliğinden verdiği kazanımlar olmadığını ifade etti.

“KİMLİKLER ÜZERİNDEN YÜRÜTÜLEN BÖLME SİYASETİYLE DEĞİL, SINIFSAL TALEPLER ETRAFINDA BİRLEŞMELİYİZ”

Dünyada artan emperyalist saldırılara dikkat çeken Ersoy, Filistin’den Latin Amerika’ya uzanan sürecin birbirinden kopuk olmadığını söyledi. Kapitalizmin kriz dönemlerinde saldırgan özüne döndüğünü ifade eden Ersoy, Rosa Luxemburg’un “Ya sosyalizm ya barbarlık” sözünü hatırlattı. Kimlikler üzerinden yürütülen bölme siyasetinin karşısında sınıfsal talepler etrafında birleşmenin önemine vurgu yapan Ersoy, Bağımsızlık Yolu’nun siyasetini bu eksende sürdürdüğünü ifade etti. Kimliklerden vazgeçmeden, sınıfsal zeminde dayanışmanın mümkün olduğunu belirtti.

#Umut Ersoy