Emekli Yargıç’tan “reddi avukat” uyarısı: Avukatlara tanıklık baskısı kuruluyor

Emekli Yargıç Hasan Sözmener, sosyal medya paylaşımında polis ve savcılığın, avukatları müvekkillerine karşı tanık konumuna iterek savunma hakkını zayıflatmaya çalıştığını öne sürdü; bu uygulamayla “reddi avukat” sisteminin fiilen oluşturulduğunu savundu.

Kıbrıslı Gazetesi
09/01/2026 12:29
Emekli Yargıç’tan “reddi avukat” uyarısı: Avukatlara tanıklık baskısı kuruluyor

Emekli Yargıç Hasan Sözmener, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, ülkede “reddi hâkim” kurumu bulunmazken, son dönemde iddia makamı eliyle “reddi avukat” sisteminin oluşturulmaya çalışıldığını savundu. Sözmener, polis ve savcılığın, avukatları müvekkillerine karşı tanık konumuna iterek savunma hakkını zayıflattığını belirtti.

Sözmener paylaşımında, Yargıtay’ın bir cinayet davasında verdiği ve zanlının “gönüllü ifade” adı altında poliste alınan ifadesi sırasında avukatının hazır bulunması gerektiğine hükmeden kararın ardından, avukatların müvekkillerinin ifadelerinde hazır bulunma taleplerinin arttığını hatırlattı.

Bu durumun, polis ve savcılık açısından rahatsızlık yarattığını belirten Sözmener, zanlının itiraf içeren ifadesinin mahkûmiyet için yeterli olabildiğini, bu nedenle avukatın bulunduğu ortamda ifade alınmasının zorlaştığı düşüncesiyle avukatların sistematik biçimde devre dışı bırakılmaya çalışıldığını ifade etti.

Emekli yargıç, polisin bu amaçla avukatlara yönelik olarak,

“Müvekkilinin ifadesi sırasında hazır bulunursan seni tanık yazarız ve avukatlığını yapamazsın” şeklinde baskılar kurduğunu öne sürdü. Bu baskılar karşısında birçok avukatın geri adım atmak zorunda kaldığını savundu.

Sözmener, son dönemde gündeme gelen bir olayda ise, bir avukatın, müvekkilinin talimatı doğrultusunda soruşturmaya katkı sağlaması amacıyla polise USB teslim etmesinin, iddia makamı tarafından avukatın müvekkiline karşı tanık yapılması gerekçesi olarak kullanıldığını aktardı. Polis ve savcılığın bu gerekçeyle avukatın davadan azledilmesini talep ettiğini belirten Sözmener, bu yaklaşımı anlamakta güçlük çektiğini ifade etti.

Paylaşımında avukatların hukuki statüsüne de dikkat çeken Sözmener, avukatların sır saklama yükümlülüğü bulunduğunu, meslekleri gereği müvekkillerinden edindikleri bilgiler konusunda tanıklık yapmaya zorlanamayacaklarını vurguladı.

Emekli yargıç, yaşananların avukatların sindirilmesine ve savunma görevini yerine getiremez hâle getirilmesine yol açtığını savunarak, her geçen gün avukatlar üzerindeki baskının arttığını ileri sürdü.

Sözmener ayrıca, bazı yasal düzenlemelerde polis ve savcılara cezai sorumluluk açısından ayrıcalıklar tanınırken, avukatların göz ardı edildiğini belirtti. Avukatların polis karakollarında ve kamusal alanlarda yaşadığı sorunların bilindiğini ancak bu sorunlara karşı köklü bir mücadele verilmediğini de ifade etti.

 

 

#avukat#kıbrıs hukuku#hasan sözmener