Kurşunlama olayında 3 zanlı cezaevine gönderildi: İki iş yeri daha hedefteydi

Lefkoşa'da Uluhan Oto Galeri'de meydana gelen “kurşunlama” olayında 16 yaşındaki A.K. isimli genç saldırgan ile suça iştirak ettiği iddia edilen zanlılar F.Y. ve E.Y, yeniden mahkemeye çıkarıldı. Yargıç, zanlıların tümünün 70 günü aşmayacak şekilde hükümsüz tutuklu olarak cezaevine gönderilmesine emir verdi.

Kıbrıslı Gazetesi
23/01/2026 17:21
Kurşunlama olayında 3 zanlı cezaevine gönderildi: İki iş yeri daha hedefteydi

Lefkoşa'da Uluhan Oto Galeri'de meydana gelen “kurşunlama” olayında 16 yaşındaki A.K. isimli genç saldırgan ile suça iştirak ettiği iddia edilen zanlılar F.Y. ve E.Y, yeniden mahkemeye çıkarıldı. 

Bir önceki duruşmada Lefkoşa Kaza Mahkemesi’ne çıkarılan Halil Batuhan Eğmez ile Ahmet Düzova ise “Gümrüksüz Mal Tasarrufu” suçlamasıyla dün çıkarıldıkları Gazimağusa Kaza Mahkemesi tarafından teminatla serbest bırakıldı.

"Adam Öldürmeye Teşebbüs”, “Ağır Yaralama”, “Yaralama”, “Kanunsuz Ateşli Silah Tasarrufu”, “Kanunsuz Patlayıcı Madde Tasarrufu”, “Meskûn Mahalde Ateş Açma” ve “Kasti Hasar”  suçlarından tutuklanan zanlıların tümünün 3 ay süreyle hükümsüz tutuklu olarak cezaevine gönderilmesine karar verildi.

Yargıç Şevket Gazi'nin huzurunda görüşülen duruşmada İddia Makamı adına Savcı Behrat Mavioğlu ile savunma avukatları Süleyman Sönmezken, Buğra Altan ve Talat Tanca da hazır bulundu.

Lefkoşa Adli Şube’de görevli Polis Memuru Emrah Turgal, olayla ilgili olguları anlattı. 

Mahkemede yeminli şahadet veren Polis Memuru Turgal, olayın 6 Ocak tarihinde, saat 10.21'de, Uluhan Oto Galeri isimli işletmede meydana geldiğini söyledi.

Şahadetinde olayın perde gerisine değinen Turgal, zanlı  E.Y ile halen aranan  şahsın araziye bırakılan beyaz renkli plakasız bir motosikleti araca yükleyip, Alayköy Çevre Yolu'na götürdüğünü söyledi.

Polis, zanlı F.Y.  ve halen aranan şahısların temin ettiği kask ve tabancaların ise söz konusu bölgede 16 yaşındaki A.K’nin tasarrufunda  bulunduğunu dile getirdi.

ERCAN'DAN GELDİ, OTELE YERLEŞTİ, KEŞİF YAPTI

Meseleyle ilgili olarak soruşturmanın çok yönlü yürütüldüğünü belirten Turgal, 16 yaşındaki A.K’nin 29 Aralık’ta Ercan Havalimanı’ndan KKTC’ye geldiğini ve taksiyle Gönyeli’de bulunan bir otele yerleştiğini ifade etti.

Turgal, zanlının 5 Ocak’a kadar ithama konu suçları işlemek için üç oto galeriyi yaya olarak gezerek konumlarını öğrendiği kaydetti.

Zanlının aynı tarihte bu eylemi gerçekleştirmek amacıyla kendisine konum atılarak zanlı E.Y ve halen aranmakta olan bir kişi tarafından Alayköy Çevre Yolu’na bırakılan motosikleti aldığını dile getiren Turgal, zanlının daha sonra kaldığı otele geri döndüğünü aktardı.

Polis, zanlı F.Y.  ile halen aranan iki şahıs tarafından bir araç ile motorun teslim alındığı konuma gelindiğini ve siyah renk bir poşette bulunan iki tabanca ve mermilerin bırakıldığını ifade etti.

Turgal, 16 yaşındaki zanlının söz konusu konuma yaya olarak gelerek konu poşetteki tabanca ve mermileri aldığını dile getirdi.

Turgal, bir süre sonra söz konusu genç zanlının yeniden aynı konuma gelmesinin sağlandığı ve araçtan inen bir şahsın siyaha boyanmış olan kaskı zanlıya verdiğinin tespit edildiğini aktardı.

MARKETTEN İŞÇİ ELDİVENİ ALDILAR

Turgal, meseleyle ilgili olarak zanlı F.Y.'nin verdiği gönüllü ifade doğrultusunda Girne’de bir markette bulunan kamera görüntülerinin incelendiğini dile getirdi.

 Turgal, söz konusu zanlı ile aranmakta olan ve araçtan inen bir şahısla Alayköy Çevre Yolu’na gitmeden önce konu marketten yiyecek ve içeceklerin yanı sıra iki adet işçi eldiveni aldıklarının tespit edildiğini dile getirdi.

Zanlı F.Y.'nin evinde yapılan aramada bir adet siyah renk sprey boyanın bulunduğunu ifade eden Turgal, kaskın emare olarak alınan konu sprey boyayla boyandığının tespit edildiğini dile getirdi.

Meseleyle ilgili aranan şahısların olduğunu, zanlıların aranan şahıslara müdahale etme olasılıklarının kuvvetle muhtemel olduğunu aktaran Turgal, 16 yaşındaki A.K’nin ülkede turist olarka bulunduğunu belirtti.

İKİ ZANLI BAŞKA DAVALARDAN TEMİNATA BAĞLI

Zanlı Ferdi Yıldırım'ın hem TC hem de KKTC vatandaşı olduğunu belirten Turgal, zanlının 2023 Temmuz ayı içerisinde “kanunsuz ateşli silah tasarrufu ve kanunsuz patlayıcı madde tasarrufu” meselesiyle ilgili bir teminatının bulunduğunu dile getirdi. Turgal, zanlının ayrıca başka davaları da olduğunu da belirtti.

Zanlı Ertan Yılmaz'ın da hem TC hem de KKTC vatandaşı olduğunu belirten Turgal, 2023 Haziran’da “kanunsuz ateşli silah tasarrufu ve kanunsuz patlayıcı madde tasarrufu” meselesiyle ilgili bir zanlıyı “suçtan kurtulması amacıyla saklamaktan” bir teminatı bulunduğunu ifade etti.

Turgal, tüm zanlıların üç ayı geçmeyecek bir süreyle cezaevine gönderilmelerini talep etti.

Savcı Behrat Mavioğlu da, mahkemede söz alarak tahkikat polisine bazı sorular yöneltti.

Mavioğlu'nun bir soruna polis, tahkikatın henüz tamamlanmadığını, zanlıların suç işleme potansiyellerinin olduğunu, aranan kişilere etki edebileceklerini ve yargılamadan da kaçabileceklerine dikkat çekti.

SÖNMEZKEN: AİLESİ TEHDİT EDİLDİĞİ İÇİN BU SUÇU İŞLEDİ

Duruşmada daha sonra savunma avukatları söz aldı. İlk olarak 16 yaşındaki A.K.'yi temsilen Avukat Süleyman Sönmezken söz aldı.

Cezaevi talebine itirazının olmadığını belirten Sönmezken, müvekkilinin polise verdiği gönüllü ifadenin "gönüllü" olmadığını, ifadenin darp ve baskı altında alındığını savundu.

Müvekkilinin azmettirildiği yönündeki hususların da doğru olmadığını savunan Sönmezken, ailesi tehdit edildiği için bu suçu işlediğini öne sürdü.

Sönmezkan, müvekkilinin "Çocuk Suçları Yasası" kapsamında yargılanması gerektiğini iddia etti.

ALTAN: ZANLI DEĞİL, TANIK OLMALIYDI

Zanlı F.Y.'yi temsilen Avukat Buğra Altan, müvekkilin hükümsüz tutuklu olarak cezaevine gönderilmesine itiraz etti.

Altan, Uzun süredir Kıbrıs’ta yaşadığını, nişanlı olduğunu ve evlilik hazırlığı yaptığını, bu sebeple yargılamadan kaçma ihtimalinin olmadığını savundu.

Müvekkilinin 6 Ocak’ta meydana gelen olaydan 3 gün sonra, yani 9 Ocak’ta tutuklandığını belirten Altan, bir suç işlemiş olsaydı “kaçmak için zamanının” olduğunu ancak “suçsuz” olduğu için hiçbir yere kaçmadığını ileri sürdü. 

Müvekkilinin Alayköy Çevre Yolu’na gittiğini ancak araçta kendisinden başka iki kişinin daha olduğunu belirten Altan, müvekkili olay yerine gittiğinde 16 yaşındaki zanlının zaten silahları çoktan almış olduğunu, bu yüzden olayla bağlantısının olmadığını savundu.

Avukat Altan, “Müvekkilim zanlı olarak değil, tanık olarak burada olmalıydı” diyerek tahkikatın eksik yapıldığını iddia etti.

İddialara yanıt veren Polis Memuru Emrah Turgal ise, zanlı F.Y.'nin Alayköy Çevre Yolu’na 00.28’de gittiğini, orada bir dakika 12 saniye kaldığını, tabanca ve mermileri oraya bıraktığını ve 00.35’te aynı bölgeye geri dönerek motosiklet kaskını da teslim ettiğini söyledi.

TANCA: ARACI KULLANMIYORDU, YOLCUYDU

Zanlı E.Y'yi temsilen Avukat Hüseyin Koralp adına Avukat Talat Tanca da polisi istintak etti, müvekkilinin cezaevine gönderilmek istenmesine itiraz etti.

Müvekkilinin olayda kullanılan motosikletin yüklendiği aracı kullanmadığını, sadece “yolcu” olarak bulunduğunu belirten Tanca, müvekkilinin yargılanmadan kaçma ihtimalinin olmadığını savundu.

İstintakın ardından savunma avukatları müvekkillerine kefil olabilecek kişileri tek tek mahkemeye tanık olarak çağırdı.

YILDIRIM: LAVABO İHTİYACI İÇİN ORAYA GİTTİM

Zanlı Ferdi Yıldırım’ı temsilen Avukat Buğra Altan, ilk olarak müvekkilini kürsüye çağırdı. Zanlı Ferdi Yıldırım, KKTC vatandaşı olduğunu, kaçma ihtimalinin olmadığını, ailesinin yüzde 90’ının KKTC’de yaşadığını ve nakdi teminat ile kefil kefaletine bağlanmaya hazır olduğunu söyledi.

Alayköy Çevre Yolu’na gittiğini kabul eden Yıldırım, “Bunların olacağını bilmiyordum. Yanımdaki kişi lavaboya ineceğini söyledi, o yüzden oraya gittim. Avukat Buğra Altan daha sonra İmam Yıldız, Eyüp Konak, Adem Yıldırım, Mustafa Yıldırım ve Bertan Yıldırım’ı tek tek tanık olarak çağırdı; tümü de Ferdi Yıldırım’ın tutuksuz yargılanması için taşınmaz mallarını ortaya koyarak kefil olmaya hazır olduğunu beyan etti.

E.Y.: KAÇMA İHTİMALİM YOK 

Duruşmada daha sonra Avukat Talat Tanca, müvekkili E.Y'yi tanık kürsüsüne çağırdı. 

Mahkemede yeminli şahadet veren Yılmaz, al-sat işi yaptığını, eşinin çalışmadığını, 2 aylık hamile olduğunu ve eşinin her gün doktora gitmesi gerektiğini belirterek yargılamadan kaçma ihtimalinin olmadığını savundu.

Avukat Tanca daha sonra, müvekkiline kefil olmaya hazır olan M.Y., E.Y., H.G. ve müvekkilinin eşi S.G.Y.'yi  tanık kürsüsüne çağırdı. Tüm tanıklar, E.Y.'ya kefil olmaya hazır olduklarını beyan etti. 

KARAR İÇİN ARA VERİLDİ

Tanıkların dinlenmesinin ardından savunma avukatları ile iddia makamı son sözlerini söyledi. Savunma avukatları Buğra Altan ile Talat Tanca, müvekkillerinin tutuksuz yargılanmasını talep etti. Savcı Behrat Mavioğlu ise, 6 Ocak’ta meydana gelen olayın toplumda infiale neden olan çok ciddi suçlar arasında olduğunu ve giderek yaygınlaşan suç türleri arasında yer aldığını belirtti.

Mavioğlu, tahkikat memurunun şahadetinde belirttiği olgulara da dikkat çekti.

Tüm bu hususlar göz önünde bulundurulduğunda zanlıların kaçma ihtimalinin kuvvetle muhtemel olduğunu söyleyen Mavioğlu, zanlıların 3 ayı aşmayacak bir süreyle cezaevine gönderilmesini talep etti.

70 GÜN SÜREYLE CEZAEVİNDE KALACAKLAR

Yargıç Şevket Gazi, “kurşunlama” gibi olayların son dönemlerde artış gösterdiğine, toplumda infial yarattığına ve kamu güvenliğini tehdit ettiğine dikkat çekti.

Gazi, zanlılar F.Y.  ile E.Y.'nin benzer meselelerden daha önce teminata bağlandığını dikkat çekerek, serbest bırakılmaları halinde benzer suçları işleme ihtimallerin olduğunu ve kamu yararının daha öncelikli olduğuna vurgu yaptı.

Yargıç Gazi, zanlıların tutuksuz yargılanması için mahkemeye sunulan kefillerin bazılarını güvenilir bulmadı, bazılarının da maddi kudretini işlendiği iddia edilen suçların neviyle orantılı bulmadı.

Yargıç Gazi, bu nedenle zanlıların tümünün 70 günü aşmayacak şekilde hükümsüz tutuklu olarak cezaevine gönderilmesine emir verdi.

#kurşunlama#silahlı saldırı