Ceza Yasası’nda değişiklik girişimi protesto edildi: Bu hükümetin korkuları var

Gazeteciler Birliği ile Basın-Sen, ifade ve basın özgürlüğünü hedef alan Ceza ve Bilişim Suçları Yasaları’nda yapılması planlanan değişiklikleri protesto etmek amacıyla, sivil toplum örgütlerinin de katılımıyla Meclis önünde açıklama yaptı.

Kıbrıslı Gazetesi
26/01/2026 13:48
Ceza Yasası’nda değişiklik girişimi protesto edildi: Bu hükümetin korkuları var
Gazeteciler Birliği ile Basın-Sen, ifade ve basın özgürlüğünü hedef alan Ceza ve Bilişim Suçları Yasaları’nda yapılması planlanan değişiklikleri protesto etmek amacıyla, sivil toplum örgütlerinin de katılımıyla Meclis önünde açıklama yaptı.
Meclis önünde yapılan açıklamada, söz konusu yasa değişikliklerinin yalnızca basın mensuplarını değil, toplumun tamamını kontrol altına almayı, eleştirel düşünceyi ve kamusal tartışmayı susturmayı amaçladığı vurgulandı.
Basın-Sen Başkanı Ali Kişimir konuşmasında, hükümetin yazılmasından ve konuşulmasından rahatsız olduğu konular bulunduğunu savunarak, “Bu hükümetin korkuları var. Yazılıp çizilmesini istemedikleri şeyler var. Bunu da hukukçularına danışarak yaptıklarını söylüyorlar ancak biz o hukuk bilgisini sorguluyoruz. Türkiye’deki yasal düzenlemelere bakıp, aynısını kopyalayarak buraya uyarlamaya çalışıyorlar” dedi.
Kişimir, söz konusu yasa tasarılarının Meclis’ten geçirilmesine izin vermeyeceklerini belirterek, “Bu yasa Meclis’e gelirse, kimlerin parmak kaldırdığını tek tek takip edeceğiz. Kim nasıl bir tavır alıyorsa biz de tavır almaktan geri durmayacağız. Biz demokrasinin yaşatıldığı bir hukuk devletinde yaşamak istiyoruz. Polis devleti istemiyoruz” ifadelerini kullandı.
Öte yandan, Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği ile Basın-Sen’in daha önce yaptığı ortak açıklamada da, hükümetin gündemine aldığı Ceza (Değişiklik) ve Bilişim Suçları (Değişiklik) Yasa Tasarıları’nın düşünceyi ve ifade özgürlüğünü suç haline getirmeye yönelik olduğu belirtilmişti. Açıklamada, bu düzenlemelerin basın faaliyetlerinin yanı sıra dijital kamusal alanı da denetim altına alma girişimi olduğu kaydedilmişti.
Meslek örgütleri, “Düşünmeyi ve kendini ifade etmeyi suç haline getiren hiçbir yasal düzenlemeyi kabul etmiyoruz. İfade alanını daraltan her düzenlemenin karşısında duracağız. Bu, sadece medya mensuplarının değil, demokratik toplumun her kesiminin sorumluluğudur” ifadeleriyle yasa tasarılarına karşı duruşlarını yinelemişti.
Gazeteciler Birliği ile Basın-Sen, Meclis önünde yapılan bu eylemin ilk adım olduğunu vurgulayarak, ifade ve basın özgürlüğüne yönelik düzenlemelere karşı mücadelenin süreceğini kaydetti.

KESER: AMASIZ, FAKATSIZ BU YASALARIN GÜNDEMDEN DÜŞMESİNİ İSTİYORUZ

Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği Başkanı Efdal Keser de, toplumsal özgürlüklerin Anayasa’nın güvencesi altında olduğunu ifade ederek, “Gelin görün ki iktidar, toplumsal özgürlükleri daha genişleteceğine kısıtlama yoluna gitmiştir” dedi.

Ceza ve Bilişim Suçları yasalarında değişiklik yapılmak istendiğini dile getiren Keser, muğlak ifadelerle herkesin suçlu ilan edilmeye çalışıldığını savundu.

“Biz örgütler olarak amasız, fakatsız bu yasaların gündemden düşmesini istiyoruz” diyen Keser, “çamur at, izi kalsın” politikası uygulandığını öne sürerek, bunun önüne geçeceklerini söyledi. Keser, “Çamur at izi kalsın değil, çamura bulaşmamış siyaset ve yöneticiler istiyoruz” diye konuştu.

Eylemden ders çıkarılmazsa Meclis önünde çadır kuracaklarını açıklayan Keser, İngilizce, Türkçe, Yunanca pankartlar açarak, yapılanları dünyaya göstereceklerini söyledi. Keser, bunun bir tehdit değil uyarı olduğunu kaydetti.

ORTAK BASIN AÇIKLAMASI

Ardından ortak basın açıklaması Basın-Sen Örgütlenme Sekreteri Tümay Tuğyan tarafından okundu.

Açıklamada, hükümetin, Ceza ve Bilişim yasalarında yapmayı hedeflediği değişikliklerin Anayasa ile Avrupa İnsan Hakları AçıklaSözleşmesi başta olmak üzere evrensel hukuk metinleriyle güvence altına alınmış, fikir ve ifade özgürlüğünü, basın özgürlüğünü ve halkın doğru bilgiye erişim hakkını doğrudan tehdit ettiği savunuldu.

Açıklamada, “Bu düzenlemeler açıkça eleştiriyi, haber yapmayı ve kamusal tartışmayı cezalandırma riskini taşımakta, demokratik toplumun temelini oluşturan ifade alanını da ciddi biçimde daraltmaktadır” denildi.

Hukuk devletlerinde ceza hukukunun, bireyi, toplumu ve kamu düzenini korumak için var olduğu  ifade edilen açıklamada “bu tasarıların, ceza hukukunu koruma aracı olmaktan çıkartıp, eleştirel düşünceyi bastırmanın ve kamuoyunu sindirmenin sopası yapma hedefi taşıdığı" savunuldu.

“Tasarı metinlerinde yer alan birçok kavram açık, net ve öngörülebilir olmadığı gibi birçok yasa maddesi toplumsal özgürlükleri kısıtlayacak şekilde genişletilmiş, polise ve BTHK’ya açıkça bir yargıç yetkisi vermiştir” denilen açıklamada,  “hedefin, otoriter bir rejim yaratmak ve siyasal baskıyla bireyler hakkında keyfi soruşturma ve cezalandırmaların önünü açmak olduğunu” öne sürüldü.

Gazetecilerin ve basın emekçilerinin temel görevinin, kamu gücünü kullananları denetlemek, hesap sorulmasını sağlamak ve toplumu ilgilendiren gerçekleri kamuoyuna aktarmak olduğuna dikkat çekilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Yolsuzluk, usulsüzlük, kamu kaynaklarının kötüye kullanımı ya da yönetim hatalarına ilişkin haberlerin, toplumda tepki yaratması kaçınılmazdır. Bu tepki, haberin değil, ortaya konan gerçeğin sonucudur. Bir ihale haberinin ardından kamuoyunda öfke oluşması, o haberin suç olduğu anlamına gelmez. Aksine, bu durum, gazeteciliğin işlevini yerine getirdiğinin göstergesidir. Ancak söz konusu tasarı, toplumsal tepkiyi suçun bir parçası haline getirerek, gazeteciliği cezalandırılabilir bir faaliyet konumuna itmektedir.”

Ceza Yasası’nda yapılmak istenen değişikliklerin, demokratik toplum düzeniyle bağdaşmadığı da kaydedilen açıklamada,  “Fikir ve ifade özgürlüğünü daraltan, basını ve yurttaşları sürekli ceza tehdidi altında tutan, korku iklimi yaratan hiçbir düzenleme kabul edilemezdir. Basın, fikir ve ifade özgürlüğü, demokrasinin süsü değil, vazgeçilmez koşuludur” denildi.

"Ceza hukukunda suç, somut, açık ve kanıtlanabilir olgulara dayanmak zorunda olmasına rağmen çoğunlukla duyguya ve yoruma dayalı görüşlerin cezalandırılmasını öngören" bu yasal değişiklerin kabul edilmediği belirtilen açıklamada, tasarılar çekilene kadar mücadele ve eylemlerin artarak devam edeceği kaydedildi.

Basın-Sen ve Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği’nin yanı sıra basın açıklamasına imza koyan siyasi parti ve örgütler şu şekilde:

“Cumhuriyetçi Türk Partisi,Toplumcu Demokrasi Partisi, Birleşik Kıbrıs Partisi,  Bağımsızlık Yolu, Yeni Kıbrıs Partisi, Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği, Kıbrıs Türk Barolar Birliği, Hayvan Üreticileri ve Yetiştiricileri Birliği, Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası, Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası, Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası, Belediye Emekçileri Sendikası,  DAÜ-SEN, Dev-İş, El-Sen, Güç-Sen, HAKSEN, Maliye-Sen, Tel-Sen, Vergi-Sen, Baraka Kültür Merkezi, Barış ve Federal Çözüm Hareketi, İnsan Hakları Platformu,  Liberal Demokrasi Hareketi, Yeşil Barış Hareketi.”

#Ceza ve Bilişim Suçları Yasaları