Gürkut: Bugünden itibaren Sayın Bakan’dan 719 bin lira maaş talep ediyorum
Tıp-İş Başkanı Özlem Gürkut, Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek’in “hekimlerin aylık geliri 719 bin TL’ye ulaşıyor” açıklamalarına sosyal medya üzerinden yanıt verdi.
Tıp-İş Başkanı Özlem Gürkut, Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek’in “hekimlerin aylık geliri 719 bin TL’ye ulaşıyor” açıklamalarına sosyal medya üzerinden yanıt verdi.
Gürkut’un açıklaması şu şekilde:
Kıbrıs’ta hastanede çalışmaya 2005 yılında başladım. Sayın Bakanın da kadrolu hekim olarak çalıştığı yıllardı. Bana o zamanki bakanlık saat 12 ile 18 arasında, bir gün yoğun bakımda çalışacak diğer gün poliklinikte öğleden sonra hasta bakacaksın dedi.
Ben iç hastalıkları uzmanı olarak GEÇİCİ SÖZLEŞMELİ olarak çalışmaya başladım.
Yoğun bakımda ve poliklinikte.
Sonra dahiliye servisinde de nöbet tutacaksın dediler. Nöbet de tutmaya başladım.
Sonra dahiliye nöbetçisi iken zemin kattaki onkolojide nöbetçi doktor olmayan, doktor sayısı yetmediği için doktorun evden gelip gittiği (oncall) gecelerde, ben nöbetçi iken aynı anda hem dahiliye hem onkoloji hastalarına baktım.
Sonra nükleer tıpta tek doktor olduğu için bazı günler oradaki işlemler için görevlendirildim.
Bir gün onkoloji uzmanımız istifa edip Türkiye’ye döndü. Bakanlık ve başhekimlik bana “onkolojide çalış” dedi, “çalışmazsan bu servis kapanacak, hastalar perişan olacak” dedi.
Ben hala sözleşmeli hekimdim.
Yapacak bir şey yoktu, bir gün sonra tek başıma onkoloji servisinin doktoru olarak çalışmaya başladım.
Yıllar geçti devlet 2008 Sosyal Güvenlik Yasası’nı çıkardı. Ardından GÖÇ YASASI çıktı. Ben hala kadrolanmadım. Hiç münhal açılmadı, sınav yapılmadı.
İlk defa 2012 yılında açılan sınavla dahiliye uzmanı olarak kadroya girdim ama ONKOLJİ’de eksik olan doktor yerine çalıştırılmaya devam ettim.
GÖÇ YASASI altında. Oysa ben işe 2005’te EMEKLİLİK YASASI varken çalışmaya başlamıştım.
2025 yılına kadar onkolojide çalışmaya devam ettim. Ayda 6-8 nöbet tutum kalan tüm günler oncall olup bazen gecede 8-9 defa hastaneye çağrılıp gittim, tüm gündüzlerde de poliklinikte hasta baktım, yatan hastalara baktım, kemoterapi verdim, kurullarda görev yaptım, acile gelen hastaya da gidip baktım.
Haziran 2025’te dahiliye klinik şefliği için yapılan sınavla KAMU HİZMETİ KOMİSYONU tarafından dahiliye servisi klinik şefi olarak atandım.
Halen görevimin başındayım, uzman arkadaşlarımızla, asistan hekimlerimiz ile, hemşirelerimiz ile hastanenin 1978’den beri tadilatı yapılmamış, hala 6 kişilik koğuşaları olan dahiliye servisinde hastalarımıza 24 saat hizmet etmeye çalışıyoruz.
Düzenli şekilde günde 4 poliklinik, düzenli kurul toplantıları ve koridorda da olsa genç meslektaşlarımız için eğitim toplantıları yaparak.
Sosyal Güvenlik Yasası’dan (GÖÇ YASASI’ndan) kadrolandığım için 63 yaşıma kadar çalışmam gerekiyor ve emekli olurken sözleşmeli çalıştığım yıllar Sosyal Sigortalar Yasası’nda, devamı Sosyal Güvenlik Yasası’nda olacağı için hiçbir yasa altında 25 yılımı dolduramayacağımdan kısmi emekli maaşı alacağım. 27 yıl, bir gün bile ara vermeden çalışmış olacağım, ama 25 yılım dolmayacak. Pro ra ta (ortalama) maaşımın da alabileceğim oranı 25 yıl dolmadığı için daha düşük olacak.
Bugünden itibaren 719 bin lira ayda maaş talep ediyorum Sayın Bakan’dan. Ali Cengiz oyunları, hayali olasılık hesapları değil, banka hesabıma ay başı 719 bin lira.
Biz hekim olurken o ünlü Hipokrat Andı’nda “MESLEKTAŞLARIMIZI KARDEŞİMİZ BİLECEĞİMİZE” dair de yemin ettik. İnsan kardeşine bu kıyağı yapmalıdır!
Maaş bordolarımızı da ekliyorum. Benim değil. Genç bir meslektaşım ile hastanedeki en kıdemli, en yüksek derece ve baremdeki ve de ESKİ YASA’daki (Göç Yasası değil) hekimin maaşı. Diğer fotoğraflar da Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde yağmur yağınca olan manzara…