Erhürman, NTV'de konuştu: Kıbrıs sorununda Türkiye ile aynı noktadan hareket ediyoruz
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, NTV’de yayımlanan, Deniz Kilislioğlu ile Selim Sayari’nin hazırlayıp sunduğu "Özel Röportaj" programa konuk oldu.
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, NTV’de yayımlanan, Deniz Kilislioğlu ile Selim Sayari’nin hazırlayıp sunduğu "Özel Röportaj" programa konuk oldu.
Programda ilk olarak Kilislioğlu’nun “Rumları masaya çekmek kolay mı, gerçekçi mi?” sorusunu yanıtlayan Erhürman, bu sorunun hatalı bir çerçeveye dayandığını belirtti. Kıbrıs sorununun 60 yılı aşkın süredir devam ettiğini vurgulayan Erhürman, Kıbrıslı Türklerin bu süreçteki temel mücadelesinin egemenlik haklarının bypass edilmemesi olduğunu ifade etti.
"KIBRISTAKİ ÇÖZÜMSÜZLÜK, ULUSLARARASI AKTÖRLERİN TÜRKİYE'Yİ EKARTE ETME ÇABALARINA DA ZEMİN HAZIRLIYOR"
Great Sea Interconnector (GSI) projesine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Erhürman, Yunanistan–İsrail–Güney Kıbrıs enerji hattının hem mali hem de siyasi açıdan fizibıl ve sürdürülebilir olmadığını söyledi. Projenin Avrupa Birliği’nden (AB) mali destek aldığını hatırlatan Erhürman, en mantıklı hattın Türkiye–Kıbrıs–Yunanistan güzergâhı olduğunu ifade etti. Çözüm arayışı çerçevesinde bu tür projelerle karşılıklı bağımlılık yaratılabileceğini belirten Erhürman, Kıbrıs’taki çözümsüzlüğün, Güney Kıbrıs ile statüko içinde iş birliği yürütmeyen Türkiye’yi ekarte etme çabalarına da zemin hazırladığını, söz konusu projenin bunun somut örneklerinden biri olduğunu kaydetti.
Programda dört maddelik metodolojisine ilişkin açıklamalarda da bulunan Erhürman, “müzakere etmek için müzakere” anlayışını benimsemediklerini, çözüm için müzakereyi hedeflediklerini söyledi. Bu metodolojinin çözüm odaklı öneriler içerdiğini belirten Erhürman, siyasi eşitlik, takvimlendirme, yakınlaşmaların devamı ve bedel temelinde sonuç odaklı yaklaşımla şekillenen bir çerçeve sunduklarını ifade etti.
"ADADA İKİ KAPI AÇMAYI BECEREMEYEN LİDERLER, KIBRIS SORUNUN KAPSAMLI ÇÖZÜMÜ İÇİN MÜZAKERE EDEMEZ"
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri ile görüşmesine de değinen Erhürman, “Adada iki kapı açmayı beceremeyen liderler, Kıbrıs sorununun kapsamlı çözümü için müzakere edemez” ifadelerini aktardığını söyledi. Aşamalı bir müzakere yöntemi benimsediklerini belirten Erhürman, ilk aşamada Güven Yaratıcı Önlemler ile vatandaşların gündelik yaşamını kolaylaştıracak adımlar atmayı hedeflediklerini, bunun da sembolik olarak çözüm iradesini göstereceğini kaydetti.
Görüşme ile müzakere kavramlarını ayırdığını vurgulayan Erhürman, ilk adım olarak temas ve görüşmelerle yakınlaşma sağlanmasını ve metodolojinin, yani kuralların belirlenmesini hedeflediklerini; son aşamanın ise müzakere olduğunu ifade etti. Bu önerinin bugüne kadar sağlanan tüm yakınlaşmaların ürünü olduğunu belirten Erhürman, BM Genel Sekreteri’nin de sonuç odaklı yaklaşımı vurguladığını kaydetti.
Güney Kıbrıs’ın AB Dönem Başkanlığı sürecinde müzakere ihtimallerini de değerlendiren Erhürman, “Çözüm isteyen taraf kimdir?” sorusuna yanıt olacak şekilde, adaya gelen ya da görüşmeye açık tüm diplomat ve muhataplarla Kıbrıslı Türk tarafının çözüm iradesini ortaya koymayı sürdüreceklerini ifade etti.
"KIBRIS SORUNUNDA TÜRKİYE İLE AYNI NOKTADAN HAREKET EDİYORUZ"
Ankara ile eşgüdümlü siyasete ilişkin soruları da yanıtlayan Erhürman, verimli bir ilişki yürüttüklerini ve güçlü bir istişare mekanizmasına sahip olduklarını söyledi. Kıbrıs sorununun özünde aynı noktadan hareket ettiklerini yineleyen Erhürman, isimlere takılmadan ortak egemenlik alanlarının birlikte kullanılması temelinde siyasi eşitliğin kabulü konusunda mutabık kaldıklarını ve bunun çözüm yönünde önemli bir adım olduğunu ifade etti.