Ersoy’dan Erhürman’a: Muğlaklık yerini siyasal kaçışa bıraktı!
Bağımsızlık Yolu Genel Sekreteri Umut Ersoy, Cumhurbaşkanlığı seçimine dair tartışmalar ve EKTAM direnişi üzerinden yaptığı açıklamada, Tufan Erhürman’ın siyasi tutumunu eleştirdi.
Bağımsızlık Yolu Genel Sekreteri Umut Ersoy, Cumhurbaşkanlığı seçimine dair tartışmalar ve EKTAM direnişi üzerinden yaptığı açıklamada, Tufan Erhürman’ın siyasi tutumunu eleştirdi.
Ersoy, Bağımsızlık Yolu’nun seçim tavrını açıklarken Erhürman’ın ortaya koyduğu siyaseti muğlak kavramıyla tanımladıklarını hatırlatarak, “O günden bugüne değişen tek şey, bu muğlaklığı tespit eden kesimlerin genişlemiş olmasıdır” dedi.
Erhürman’ın federal çözümün adını telaffuz etmekten ısrarla kaçındığını söyleyen Ersoy, çözüm perspektifinin Kıbrıslı Elen Toplumu ile kurulacak bir ortaklıktan ziyade “siyasi eşitliğe dayalı stratejik iş birliği” çerçevesine sıkıştırıldığını belirtti. Ersoy, seçim sürecinde de ifade ettikleri gibi, “konuşmamayı, söylem üretmemeyi ve takiye yapmayı seçen bir tutumun iki devletli çözüm isteyenlere mi yoksa federasyon isteyenlere mi takiye yaptığının öngörülemeyeceğini” kaydetti.
Ersoy, Kıbrıs sorunu bağlamında Erhürman’ın net ve keskin bir siyasal pozisyon ortaya koymadığını ifade ederek, “’Aman kimseyi kızdırmayalım” anlayışıyla yapılan siyasetin, güç ilişkilerine uyum sağlamaktan öteye gitmediği daha fazla insan tarafından görülüyor. Bu tutum, iki devletli çözüm istediğini açıkça beyan eden TC egemenlerinin işine gelmektedir” dedi.
“EKTAM DİRENİŞİNE TEK KELİME EDİLMEDİ”
Ersoy, Erhürman’ın tutumuna örnek olarak EKTAM emekçilerinin grev sürecini gösterdi. Geçtiğimiz hafta başında grevi ziyaret etmesine rağmen kamuoyuna herhangi bir açıklama yapılmadığını belirten Ersoy, anayasanın çiğnendiği, örgütlenme ve çalışma hakkının gasbedildiği, emeğin güvencesizleştirildiği bir süreçte sessiz kalınmasını eleştirdi.
EKTAM patronunun yasalara uymadığını, toplantı çağrılarını yok saydığını ve uzlaşı toplantılarına katılmadığını ifade eden Ersoy, bakanlığın da yetkisi olmasına rağmen herhangi bir yaptırım uygulamadığını kaydetti. Kaymakamlığın dayanışma fonu için gerekli izni vermekten kaçındığını belirten Ersoy, tüm bu gelişmelere rağmen Erhürman’ın özel sektörde sendikalaşma hakkı konusunda da siyasal bir pozisyon ortaya koymadığını vurguladı.
“MUĞLAKLIK YETERSİZ BİR TANIM”
Seçim kampanyasında “bizim sözümüz” olma vaadinde bulunulduğunu hatırlatan Ersoy, bugün gelinen noktada ne “bizim sözümüz” ne de irade iddiasının ortada olduğunu ifade etti.
Erhürman’ın siyasetindeki muğlaklığın artık yerini “susarak konum alan bir siyasal kaçış hattına” bıraktığını söyleyen Ersoy, toplumun iradesini ve haklarını sorumluluktan kaçan bir siyasal hatta emanet etmek yerine kolektif eylemi büyütmek gerektiğini belirtti.
Ersoy, kendi kaderini kendi elleriyle belirlemek için sorumluluk alarak harekete geçen EKTAM emekçilerinin direnişinin, izlenmesi gereken yolu aydınlattığını kaydetti.