Kanser artık tek bir hastalık gibi değerlendirilmiyor

Kanser denildiğinde hala birçok kişinin aklına tek tip, tek yönlü bir hastalık geliyor. Oysa uzmanlara göre tıbbın kansere bakışı artık tamamen değişti.

Kıbrıslı Gazetesi
02/04/2026 12:19
Kanser artık tek bir hastalık gibi değerlendirilmiyor

Kanser denildiğinde hala birçok kişinin aklına tek tip, tek yönlü bir hastalık geliyor. Oysa uzmanlara göre tıbbın kansere bakışı artık tamamen değişti. Çünkü bugün kanser, her hastada aynı şekilde ilerleyen tek bir tablo değil; farklı biyolojik özelliklere, farklı seyirlere ve farklı tedavi yanıtlarına sahip çok sayıda hastalığın ortak adı olarak kabul ediliyor.

Güven Hastanesi Medikal Onkoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Dilşen Çolak, bu nedenle her kanser hastasına aynı yaklaşımın uygulanamayacağını, kişiye özel değerlendirme ve tedavinin büyük önem taşıdığını söyledi.

Ulusal Kanser Haftası kapsamında açıklamalarda bulunan Doç. Dr. Dilşen Çolak, geçmişte kanserin toplumda daha çok tek tip bir hastalık gibi algılandığını ancak günümüzde bu anlayışın değiştiğini belirtti. Çolak’a göre artık biliyoruz ki kanser; farklı biyolojiye sahip, farklı davranış biçimleri gösteren ve farklı tedavi planları gerektiren çok geniş bir hastalık grubu. Bu nedenle tedavi sürecinde standart bir yaklaşım yerine, hastalığın tipi, evresi ve kişinin genel sağlık durumu dikkate alınarak kişiselleştirilmiş bir yol haritası oluşturulması gerekiyor.

Kanserle mücadelede en kritik başlıklardan biri hâlâ erken tanı. Doç. Dr. Dilşen Çolak, erken tanının hastalığın henüz belirti vermeden ya da kanser öncüsü aşamadayken saptanması anlamına geldiğini söyledi. Bu durumun hem tedavi başarısını artırdığını hem de daha sınırlı müdahalelerle hastalığın kontrol altına alınmasını mümkün kıldığını belirtti. Türkiye’de sürdürülen tarama programlarının önemine de dikkat çeken Çolak, özellikle meme kanseri, rahim ağzı kanseri ve kolorektal kanserlerin düzenli taramalar sayesinde daha erken evrede tespit edilebildiğini hatırlattı.

Uzmanlara göre kanser yalnızca tedavi edilmesi gereken bir hastalık değil, aynı zamanda birçok durumda önlenebilir bir sağlık sorunu. Doç. Dr. Çolak, yaşam tarzı değişikliklerinin bu noktada belirleyici rol oynadığını vurgulayarak, sağlıklı beslenme, düzenli fiziksel aktivite ve zararlı alışkanlıklardan uzak durmanın kanser riskini azaltabileceğini söyledi. Özellikle ultra işlenmiş gıdaların sık tüketimi, sigara kullanımı, alkol tüketimi, hareketsiz yaşam ve buna bağlı gelişen obezite, kanser riskini artıran başlıca etkenler arasında gösteriliyor. Kanser tedavisinde son yıllarda çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Doç. Dr. Dilşen Çolak, artık yalnızca klasik kemoterapilerin değil, akıllı ilaçların, immünoterapilerin ve hedefe yönelik tedavi seçeneklerinin de ön planda olduğunu söyledi.

Ancak her tedavinin her hasta için uygun olmadığını özellikle vurgulayan Çolak, tedavi planının mutlaka hastalığın tipi, yaygınlığı ve hastaya ait özelliklere göre şekillendirilmesi gerektiğini ifade etti. Doç. Dr. Çolak’a göre kanser sadece bedenle ilgili bir hastalık olarak ele alınmamalı. Çünkü bu süreç hastanın psikolojisini, sosyal yaşamını, aile ilişkilerini ve genel yaşam kalitesini de doğrudan etkiliyor. Bu nedenle tedavinin yalnızca tümörle sınırlı kalmaması, hastanın bütün yaşamını kapsayan bir yaklaşımla planlanması gerekiyor.

Uzmanlar bu noktada multidisipliner yaklaşımın önemine dikkat çekiyor. Yani onkoloji ekibinin yanı sıra psikolojik destek, sosyal destek ve aile katılımı da tedavi sürecinin önemli parçaları arasında yer alıyor. Kanserle mücadelenin yalnızca bireysel değil, toplumsal bir mesele olduğunu belirten Doç. Dr. Dilşen Çolak, aile desteğinin tedavi sürecinde çok kritik bir rol üstlendiğini söyledi. Aynı zamanda toplumda farkındalığın artırılması ve düzenli tarama alışkanlığının yaygınlaştırılması gerektiğini vurguladı. Çolak, herkesin yaşına, risk grubuna ve sağlık geçmişine uygun kanser taramalarını ihmal etmemesi gerektiğini hatırlatarak, erken teşhisin birçok vakada hayat kurtarıcı olduğunu bir kez daha dile getirdi. Bugün gelinen noktada kanser, tek başlık altında toplanabilecek basit bir tablo değil. Her hasta, her tümör ve her tedavi süreci kendi içinde ayrı değerlendirilmeli. Uzmanlara göre bu yeni yaklaşım, hem tedavide başarıyı artırıyor hem de hastaların yaşam kalitesini korumada önemli fark yaratıyor.