Gavur İmam Gibi Ayaklanmamız mı Bekleniyor Acaba?

None

Kıbrıslı Gazetesi
29/05/2023 12:31
Gavur İmam Gibi Ayaklanmamız mı Bekleniyor Acaba?
Kıbrıs’ta vergilerden kaynaklanan isyanlar ve KKTC’de “belediye reformu” ile birlikte yürürlüğe giren yeni vergi düzenlemeleri… Gavur İmam adıyla tarihe geçmiş olan Polili İbrahim Ağa, bugünkü Baf kazasının Trimithousa köyünde yaşıyordu. Gavur İmam’ın 1832’deki isyan hazırlıkları, bölgedeki Osmanlı yetkilileri tarafından ciddiye alınmamış ancak Mart 1833’te konan yeni vergilerin halkta yarattığı hoşnutsuzluk, Gavur İmam’ın arkasında birkaç Müslüman ve Hristiyan köylü bulmasına neden olmuştu. Gavur İmam, Trimithousa köyünde ve çeşitli yerlerde yaptığı konuşmalarında; amacının ağır vergilerden halkı muaf tutmak olduğunu söylemeye başlamıştı. Gavur İmam ve destekçileri, Trimithousa'dan Giolou'ya ve oradan da Malikaneye inerek takipçi sayısını artırırken kısa süre sonra neredeyse tüm Baf kazasını kontrolü altına alabilmişti. Yukarıda değindiğim Gavur İmam Ayaklanması, Kıbrıs’ta ağır vergilerden kaynaklanan isyanlardan bir tanesidir. Bugünlerden ise yine ağır vergilerden kaynaklanan ve esnafın yüksek bir şekilde seslendirmeye başladığı başka bir isyanın ayak sesleri duyulmaya başlandı. Bu isyanın adı ise, “belediye reformu isyanı” olacak sanırım. “Belediye reformu” ile belediyelerin halktan ve esnafta talep etmeye hak kazandıkları tüm vergi kalemlerinde ciddi artışlar yaşanıyor. Vergilere yeni kalemlerde eklendiği gibi getirilen düzenleme ile sabit ücret uygulamasından vazgeçilerek her işletmenin vergisinin kazancına göre belirleneceği yeni bir uygulamaya geçilmiştir. İşletmelerden kazançlarını gösteren belgeler talep edilmektedir. Küçük işletmeler belediyelere yıllık olarak 500-800TL arasında vergi öderken bir küçük işletmenin belediyelere ödediği yıllık vergi 4000TL civarına çıkmıştır. Orta ölçekli işlemlerde bu rakamlar 1400-1500 TL’den 15,000 TL gibi onlar için astronemik rakamlara ulaşmıştır. “Belediye reformu” mevcut belediyelerin ekonomik sıkıntıları ve/veya batakları nedeni ile ve sürdürülemez hale geldikleri için yapılmıştı. En azından mecliste yapılan tartışmalarda gerekçe olarak bu gösteriliyordu. Peki bu belediyeleri kurtarmak için yapılan vergi artışları ve getirilen yeni vergi kalemleri belediyeleri kurtarmış mıdır? Evet ama yalnızca şimdilik! Belediyelerin batmasına neden olan sebepler için yapılan hiçbir çalışma yoktu. Belediyeleri batağa sürükleyen sebeplere çare olacak bir düzenleme getirilmiş değildir. Burada aklıma büyüklerimizin yeri geldikçe kullandığı bir söz aklıma gelmiştir: “Badadezin yahnisi, gider gelir aynisi!” Esnaf ve halkın belediyelere ödediği vergiler bundan sonra da katlanarak gelmeye devam edecektir. Çünkü bu vergiler, kazancımızın artmasına veya asgari ücretin artması gibi faktörlere bağlanmıştır. Keza vergilerde % 1000 gibi artışlar söz konudur. Pek yakında tarihe yeni bir isyan yazılacağı aşikardır ve bu isyanın da adı “belediye reformu (esnaf) isyanı” olacaktır diye düşünmekteyim.