Aygın: DTB Dışında Bir Alternatif Düşünelemezdi
Doğan Türk Birliği Spor Kulübü’nün önemli isimlerinden Aydın Aygın, 28 yıldır süren futbol kariyerini 35 yaşında sonlandırdı.
Serhan Kablan
06/06/2023 14:49
Doğan Türk Birliği Spor Kulübü’nün önemli isimlerinden Aydın Aygın, 28 yıldır süren futbol kariyerini 35 yaşında sonlandırdı.
Kulübünün formasını uzun yıllar gururla taşıyan ve son 10 yıl kaptanlık görevini üstlenen Aygın, futbol dünyasına veda etti. Aygın ile yaptığımız röportajda kariyerinin başlangıcını ve yaşadığı anılarından bizlere bahsetti.
1-Doğan Türk Birliği maceranız nasıl başladı? Bu süreci bize aktarabilir misiniz?
Doğan Türk Birliği kariyerim 7 yaşındayken ilk kez büyükbabam Önder Özyürekli beni ve yeğenimi o zamanlar toprak saha olan Piabella sahasındaki antrenmana götürdüğü gün başladı. Hem anne hem baba tarafının da zaten aileden Doğancı olması dolayısı ile başka bir alternatif düşünülemezdi. Yani özetle zaten doğuştan başladı diyebiliriz.
2-Doğan Türk Birliği sizin için ne anlam etmektedir?
Doğan Türk Birliğinin ne anlam ifade ettiğini aslında kelimeler ile anlatması çok zor çünkü birçok şey ifade ediyor benim için. Çocukluğum, okul hayatım, ailem, arkadaşlarım, eşim ve çocuklarım hep burada forma giyerken yaşadığım anılar. Kısacası tüm hayatımın özeti Doğan Türk Birliği forması giyerken gerçekleştiği için burası benim hayatımın hep bir parçası oldu.
3-Uzun yıllar birlikte çalıştığınız teknik direktör Caner Oshan ile ilgili neler söylemek istersiniz?
Caner Oshan, 16 yaşındayken beni A takıma alan ilk teknik direktörümdü. 1.5 sene birlikte çalıştıktan sonra 2005-2006 sezonunun ilk devresi tamamlandığında Caner hoca takımdan ayrılmıştı. Ardından iki buçuk sene merhum Turgut Esendağlı ile çalışma fırsatım oldu. İki buçuk sene sonra Caner Oshan takıma tekrar geri döndü ve aralıksız olarak hem kendisiyle hem de o zamanlarda yardımcı antrenör görevinde olarak çalışan Afün Girgen hocalarımla 15 sene daha birlikte çalışma şansımız oldu. Doğal olarak benim de futbol hayatımın çok büyük bir bölümünü birlikte geçirmiş olduk. Yeri geldi bizim için bir baba, abi, arkadaş oldu. Birlikte Birinci Lig, Süper Lig, kupa şampiyonlukları yaşadık, hepsi de bizim için çok güzeldi. Şampiyon olamadığımız senelerde de hep Doğan ruhunu sahaya yansıttık, hep şampiyon olmak için elimizden geleni yaptık birçok başarılar elde ettik. Bu yüzden Caner hocanın benim için hayatım boyunca çok değerli, her zaman sevip saydığım bir kişi olarak kalacaktır.
4-Doğan Türk Birliği ile yaşadığınız ve hiç aklınızdan çıkmayan bir anınızı anlatabilir misiniz?
28 yılda bu forma altında çıktığım her maçın benim için bir önemi oldu. Birçok anı biriktirdim. Çok fazla unutamadığım anılarım olmuştur. Genelde futbolcular yaşadıkları lig şampiyonluklarını unutmazlar ama benim için en unutulmazı 2013 yılında yaşadığımız kupa şampiyonluğuydu. O gün sevinçten ağlamıştım. Şampiyonluk günü etrafıma baktığımda benimle birlikte hocalar, yöneticiler ve birçok taraftar mutluluktan ağlıyordu sanırım bundan etkilendiğim için en unutulmaz anlardan biriydi.
5-Bundan sonraki süreçte neler yapacaksınız? Teknik direktörlük düşünceniz var mı?
Bundan sonraki süreç için futbol konusunda pek bir plan yapmadım. Açıkçası bu kadar geçen süreç içerisinde biraz aileme ve kendime vakit ayırmak istiyorum çünkü kendimi bildim bileli hep antrenmanım oldu ya da maçım bundan dolayı bir süre herhangi bir şekilde futbolun içinde bulunmak istemiyorum. Teknik direktörlük gibi düşüncem ne kadar da çevremdeki insanlar bana bunu yakıştırsa da hiç böyle bir düşüncem olmadı fakat ilerleyen zamanlarda mutlaka Doğan Türk Birliği çatısı altında kulübüme faydamın dokunabileceği bana layık görülen bir görevi yapmaktan mutluluk ve gurur duyarım.
Kulübünün formasını uzun yıllar gururla taşıyan ve son 10 yıl kaptanlık görevini üstlenen Aygın, futbol dünyasına veda etti. Aygın ile yaptığımız röportajda kariyerinin başlangıcını ve yaşadığı anılarından bizlere bahsetti.
1-Doğan Türk Birliği maceranız nasıl başladı? Bu süreci bize aktarabilir misiniz?
Doğan Türk Birliği kariyerim 7 yaşındayken ilk kez büyükbabam Önder Özyürekli beni ve yeğenimi o zamanlar toprak saha olan Piabella sahasındaki antrenmana götürdüğü gün başladı. Hem anne hem baba tarafının da zaten aileden Doğancı olması dolayısı ile başka bir alternatif düşünülemezdi. Yani özetle zaten doğuştan başladı diyebiliriz.
2-Doğan Türk Birliği sizin için ne anlam etmektedir?
Doğan Türk Birliğinin ne anlam ifade ettiğini aslında kelimeler ile anlatması çok zor çünkü birçok şey ifade ediyor benim için. Çocukluğum, okul hayatım, ailem, arkadaşlarım, eşim ve çocuklarım hep burada forma giyerken yaşadığım anılar. Kısacası tüm hayatımın özeti Doğan Türk Birliği forması giyerken gerçekleştiği için burası benim hayatımın hep bir parçası oldu.
3-Uzun yıllar birlikte çalıştığınız teknik direktör Caner Oshan ile ilgili neler söylemek istersiniz?
Caner Oshan, 16 yaşındayken beni A takıma alan ilk teknik direktörümdü. 1.5 sene birlikte çalıştıktan sonra 2005-2006 sezonunun ilk devresi tamamlandığında Caner hoca takımdan ayrılmıştı. Ardından iki buçuk sene merhum Turgut Esendağlı ile çalışma fırsatım oldu. İki buçuk sene sonra Caner Oshan takıma tekrar geri döndü ve aralıksız olarak hem kendisiyle hem de o zamanlarda yardımcı antrenör görevinde olarak çalışan Afün Girgen hocalarımla 15 sene daha birlikte çalışma şansımız oldu. Doğal olarak benim de futbol hayatımın çok büyük bir bölümünü birlikte geçirmiş olduk. Yeri geldi bizim için bir baba, abi, arkadaş oldu. Birlikte Birinci Lig, Süper Lig, kupa şampiyonlukları yaşadık, hepsi de bizim için çok güzeldi. Şampiyon olamadığımız senelerde de hep Doğan ruhunu sahaya yansıttık, hep şampiyon olmak için elimizden geleni yaptık birçok başarılar elde ettik. Bu yüzden Caner hocanın benim için hayatım boyunca çok değerli, her zaman sevip saydığım bir kişi olarak kalacaktır.
4-Doğan Türk Birliği ile yaşadığınız ve hiç aklınızdan çıkmayan bir anınızı anlatabilir misiniz?
28 yılda bu forma altında çıktığım her maçın benim için bir önemi oldu. Birçok anı biriktirdim. Çok fazla unutamadığım anılarım olmuştur. Genelde futbolcular yaşadıkları lig şampiyonluklarını unutmazlar ama benim için en unutulmazı 2013 yılında yaşadığımız kupa şampiyonluğuydu. O gün sevinçten ağlamıştım. Şampiyonluk günü etrafıma baktığımda benimle birlikte hocalar, yöneticiler ve birçok taraftar mutluluktan ağlıyordu sanırım bundan etkilendiğim için en unutulmaz anlardan biriydi.
5-Bundan sonraki süreçte neler yapacaksınız? Teknik direktörlük düşünceniz var mı?
Bundan sonraki süreç için futbol konusunda pek bir plan yapmadım. Açıkçası bu kadar geçen süreç içerisinde biraz aileme ve kendime vakit ayırmak istiyorum çünkü kendimi bildim bileli hep antrenmanım oldu ya da maçım bundan dolayı bir süre herhangi bir şekilde futbolun içinde bulunmak istemiyorum. Teknik direktörlük gibi düşüncem ne kadar da çevremdeki insanlar bana bunu yakıştırsa da hiç böyle bir düşüncem olmadı fakat ilerleyen zamanlarda mutlaka Doğan Türk Birliği çatısı altında kulübüme faydamın dokunabileceği bana layık görülen bir görevi yapmaktan mutluluk ve gurur duyarım.