Bağımsız Milletvekili Adayı Dr. Mert Taşkın, DP’den ayrılma sebebini, hedeflerini anlattı. Taşkın, “KKTC kolanları çatlak bir binadır. Güçlendirmemiz gerek” dedi.
Bağımsız adaylar bu araseçimde partili adaylara göre kazanma şanslarının daha yüksek olduğunu düşünüyor. Bunlardan biri de bağımsız aday Dr. Mert Taşkın.Taşkın, geçtiğimiz genel seçimde aday olduğu Demokrat Parti (DP) üyeliğini sonlandırarak seçime bağımsız olarak katıldı.Seçilmesi halinde sağlığı bozan faktörlerin ortada kaldırılması, koruyucu ve önleyici sağlık politikalarını Meclis gündemine getirmek için aday olduğunu ifade ediyor.Kıbrıs Türk İşçi Sendikaları Federasyonu (Türk-Sen) eski Genel Başkanı Necati Taşkın’ın oğlu Dr. Mert Taşkın, DP’den ayrılma sebebini, hedeflerini KIBRISLI Gazetesi yazarı Selda Bektaş’a anlattı.1971 Lefkoşa doğumlu olan Mert Taşkın, 1989’da İstanbul’da tıp okudu. 2004 yılında Kıbrıs’a döndü ve çocuk hastalıkları uzmanı olarak özel muayenesinde hekimlik yapıyor.
“FARKINDALIK YARATMAK İSTİYORUM”
Neden aday oldunuz?Ülkede sağlık alanında birçok eksiklik var bu eksikliklerin birçoğu da giderilebilir. Sadece hastanedeki aksaklıklar değil, genel olarak sağlık alanında eksiklikler var.Daha önce Pediatri Derneği, Serbest Çalışan Hekimler gibi sivil toplum örgütlerinde çalıştım ve gördüm ki STÖ’lerde pek bir yere varamıyorsunuz.Sağlık deyince insanlar hastalık düşünüyor ancak esas olan burada koruyucu hekimlik önemlidir. Tedaviden önce hastalığı nasıl önleyebiliriz? Bunun üzerinde çalışılması gerektiğini düşünüyorum. Bu konuda Meclis’te farkındalık yaratmak ve gündeme getirmek; ilgili kanunların çıkarılmasına ön ayak olmak için aday oldum.Koruyucu sağlıkla ilgili ne gibi çalışmalar yapılmalı?Bunlardan en önemlisi bence trafiktir. Neredeyse her gün bir trafik kazası meydana geliyor. Hayatını kaybedenler yaralanan oluyor. Babamı trafik kazasında kaybettim. Sabah uyanıyorsunuz var, birkaç saat sonra yok. Bu yaşayan için çok büyük travma. Bunlar önlenebilir. Birisine 250 promil alkollüyken çarpan kişi, cinayetten yargılanmalı. Caydırıcı cezaların gündeme gelmesi gerekiyor.Çevreye ilişkin atılacak adımlarla belki kanseri önleyebileceğiz. Daha az insan kanser olup, daha az insan hastanelere gidecek. Kanser ilaçları kullanma oranı düşecek ve devlet de ağır maddi yükten kurtulacak. Koruyucu hekimlik ucuzdur, tedavi edici hekimlik çok pahalıdır.Bunların Meclis’te daha çok gündeme getirilmesi gerekiyor.
[caption id="attachment_33385" align="alignnone" width="2560"] Bağımsız Milletvekili Adayı Mert Taşkın, Selda Bektaş'ın sorularını yanıtladı...[/caption]
“BİLİMSEL ÇALIŞMA YOK”
KKTC’de önleyici sağlıkla ilgili bilimsel çalışmalar var mı?Yoktur ve sağlıkta en büyük eksiklik de istatistiktir. Kayıtlarımız yok. Ben aynı zamanda Cumhurbaşkanlığı’nda Bilim ve Sağlık Komitesi üyesiyim. Orada çalışmalar koruyucu ve önleyici sağlık üzerinde çalışmalar yapıyoruz. Kamu spotları oluşturuluyor. Ancak halka ulaşılamıyor. Sağlığı kaybetmeden bunun önemini anlayamıyoruz. Mesleğim aynı zaman koruyucu hekimlik olduğu için bunun önemini halka anlatmamız gerekiyor.Meclis’te hekim vekillerimiz var. Sizin diğer hekimlerden ne gibi bir farkınız olacak. Onların yapamadığı neyi yapacaksınız?Onların sağlık sistemine bakış açıları, hastalık sonrasına. Hastalığı önlemeye dair bir görüş yok. Hastaneyi iyileştirelim, daha çok ilaç alalım ama “Biz ne yaparız da insanlar hastaneye düşmez”i düşünen yok. Benim diğer hekim vekillerden farkım bu olacak. Hastalıkları önlemek için çalışacağım.
“SAĞLIK SİSTEMİNİ DEZELTMENİN TEK YOLU
‘TEK TİP SOSYAL GÜVENLİK’”
Vatandaşların devlet hastanelerinde tam gün poliklinik hizmeti talebi var. Doktorların hem özelde hem de devlette çalışmasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu Anayasa’ya aykırı. Bu aykırılığı Serbest Çalışan Hekimler Birliği’nde görev yaparken gördüm ve “Ne yapılabilir?” diye düşündüm. Seçime girerken bir manifesto hazırladım.Orada “tek tip sosyal güvenliği” savunuyorum. Bu ilk olarak 1985’te gündeme getirilmiş. Ancak hiç uygulanmamış. Kısa, orta ve uzun vadeli adımlarla tüm sağlık sistemindeki sorunları çözecek bir yaklaşım.Burada üç basamaklı sağlık hizmetleri olacak. Doktorlar hangi basamakta görev alacaklarını seçecekler. Bir sağlık fonu oluşturulacak. Birinci basamak poliklinik hizmetinde, devlet elini çekecek. Hasta muayene ücretinin sadece yüzde 20’sini ödeyecek.İkinci basamakta ise operasyona gerekli hastalar, ameliyatlarını ücretsiz yaptıracak. Üçüncü basamak ise yoğun bakım hizmeti bu da ücretsiz olacak.Hekimler çalıştıkları basamaklara göre ücretlendirilecek. Hastalar özelde de ücretsiz ameliyat olabilecek. Ödemeler oluşturulan fondan sağlanacak. Böylece daha kaliteli sağlık hizmeti verilecek. Burada etkin denetleme önemli bir nokta. Suiistimaller de engellenebilecek. Fon da sadece sağlık için harcanacak. Ülkeye gelen turistlerden de kaldıkları süre için sağlık sigortaları yapılacak ve oradan gelen para da bu fona aktırılacak.Sağlık sisteminin düzelmesinin tek yolu bu. 50 milletvekili, tüm bakanlar, STÖ’ler bir araya gelecek ve bunun üzerinde çalışacaklar.
“DP’DE DEMOKRASİ KAYBOLDU”
2022 genel seçimlerinde DP’den aday olmuştunuz. Neden partiden ayrıldınız?Demokrasi demek özgürce halkın seçtiği demek. Demokrat Partide demokrasinin kaybolduğunu gördüm. Birlik ve berberliğin kalmadığını gördüm. Bu nedenle ayrıldım.
“KKTC KOLONLARI ÇATLAK BİR BİNA…”
Son olarak seçmene bir mesajınız var mı?Depremi yaşadık. Binanızın kolanları sağlam değilse, yukarıdaki daireler lüks de olsa kötü de olsa deprem geldiği zaman bina çöküyor.KKTC kolonları çatlak bir binadır. Kolonlarımız sağlıktır, eğitimdir, ekonomidir. Bunları tek tek güçlendirmemiz gerekli. Bunları güçlendirmek için doğru seçimler yapmak önemli.Halk ilgisiz kişilere oy vermeyip, sorunları giderecek ilgili kişileri düşünüp seçmeliler.Sağlık, trafik sorunlarını, çevre kirliliğini, hayvan haklarını gündeme getirmek istiyorsanız bunların çözümü için yol haritam var.“Bir vekille ne olur?” demeyin.Cengiz Han’ın da söylediği gibi, “Bir çivi bir nalı, bir nal bir atı, bir at bir komutanı, bir komutan orduyu, bir ordu koca bir ülkeyi kurtarır..."