Katliam Gibi Kazada Yaşamlarını Yitiren 4 'Yabancı'…

Katliam gibi kazada yaşamlarını yitiren 4 ‘yabancı’… Kimdi bu insanlar? Nereden geldiler? Kıbrıs’ın kuzeyi neden bu kadar ‘karanlık’?

Selda Bektaş
05/07/2023 12:10
Katliam Gibi Kazada Yaşamlarını Yitiren 4 'Yabancı'…
Girne-Değirmenlik yolunda Pazartesi günü sabaha karşı meydana gelen kazada aynı araçta 4 kişi feci şekilde hayata gözlerini yumdu. Biri ağır 2 kişi de yaralandı. KKTC’nin karanlık yollarında kazalara kurban giden onlarca kişiden 4’ü daha istatistiklerde birer sayı oldu. Acıları ise bizden binlerce kilometre uzağa ulaştı… Kimdi bu insanlar? Nereden gelmişlerdi? Hikâyeleri neydi? KIBRISLI Gazetesi Yazarı Selda Bektaş, acılı aileler ve yakınları ile konuştu… [caption id="attachment_35892" align="alignnone" width="960"] Polen'in annesi çıplak ayak Hindu geleneklerine göre kızını uğurladı. Yas süreci 13 gün sürecek...[/caption]

PUSHTİBEN, POLEN OLDU...

Hindistan uyruklu 4 kişiden, 21 yaşındaki Pushtiben Heenaben Pathak’ın cenazesi dün Çatalköy Mezarlığı’nda İslami usullere göre defnedildi. Pushtiben, 10 sene önce çocuk yaşta annesi ile birlikte KKTC’ye gelmişti. Annesi Heena’nın çalıştığı evin sahipleri isminin okunuşu Puşti olması sebebiyle okulda zorluk yaşamasın diye ona Polen ismini vermişlerdi. [caption id="attachment_35893" align="alignleft" width="250"] Polen, yaşam dolu mutlu bir genç kadındı...[/caption] Pushtiben, Polen olmuştu. Polen, Kıbrıs’a gelmeden önce annesinin KKTC’den yolladığı para ile Hindistan’da özel bir okulda eğitim alıyordu. Heena, hasretine dayanamadığı kızını yanına getirdi. Ancak Heena’nın parası Polen’i burada özel okula göndermeye yetmedi. Bu nedenle Polen, Anafartalar Lisesi’nde okumaya başladı. İngilizcesi çok iyi olmasına rağmen Türkçe bilmediği için okulda başarılı olamamıştı. Polen, mezun olunca Esnaf ve Zanaatkârlar Odası’nın meslek edindirme kurslarına gidip Güzellik Uzmanı olmuş, farklı okullarda da alanıyla ilgili sertifikalar almıştı.

POLEN, PARİS’İ BIRAKIP YENİDEN KIBRIS’A GELDİ…

Annesi Heena, “Kıbrıs’ı çok seviyordu. Geçen sene Paris’e yerleşmiştik. ‘Burada yaşayamam. Beni Kıbrıs’a götür’ deyip durdu, biz de döndük” diyor. Paris’e gitmeden önce arabalarını satmışlardı. Döndüklerinde ise arabaları yoktu. Polen, 10 gün önce MC Palace Hotel’de işe başlamıştı. Çok mutluydu. Annesine, “Sana araba alacağım. Kıbrıs’ta arabasız olmaz” demişti. Ancak hayatının baharındaki genç kız, tatil izninde arkadaşları ile çıktıkları yolculukta bir daha evine dönemedi. Polen, Kıbrıs’ı çok sevdiği için cenazesi de buraya defnedildi. Hindu olmasına rağmen, oruç tutup bir Müslüman gibi yaşıyordu. Bu nedenle cenazesi de Çatalköy Camisi’nden kaldırıldı. Polen’in, teyzesi, annesi ve KKTC’de sayıları 50’yi bulan Hintliler cenaze defnedildikten sonra kendi cenaze törenlerini icra ettiler. Zira, Hinduizm’de “son geçiş töreni” olarak kabul edilen cenaze törenleri, ölen kişinin ruhunun başka bir bedene kolayca geçmesi ve sonraki hayatta kurtuluşa ulaşması için önemli bir yere sahip. Heena, “O hala bizimle. Evdeki ritüellerimiz 13 gün sürecek. Sonra bize veda edip gidecek” diyor…

6 YAŞINDAKİ OĞLUNU HİÇ GÖREMEDİ…

Soruşturma henüz tamamlanmadı ama hatalı olduğu düşünülen 32 yaşındaki sürücü Pratapbhaı Bhuabhaı Karavadra, 7 yıldır KKTC’de çalışıyordu. Son olarak Elexus Otel’de bahçıvandı. [caption id="attachment_35903" align="alignleft" width="250"] 32 yaşındaki sürücü Pratapbhaı Bhuabhaı Karavadra, 7 yıldır KKTC’de çalışıyordu.[/caption] Kıbrıs’a gelirken eşi hamileydi. Zaten bu nedenle yurtdışında çalışmaya gidiyordu. Çocuğuna daha iyi bir gelecek sunmak için… Yeni doğan oğlunu hiç görmedi. Oğlu 6 yaşında… Eşi son bir kez veda için cenazesini Hindistan’a istedi. Karavadra’nın yaşı pasaportunda 40 görünüyor. Ancak kız kardeşi geç kimlik aldığı için yaşının yanlış yazıldığını belirtiyor. Acılı kardeş aynı araçta ablasının 21 yaşındaki oğlunu yani yeğenini de kaybetti. Eline minik bir plastik kutu içinde verilen merhumların takılarına bakıp bakıp saatlerce gözyaşı döktü…

DAYISI İLE BİRLİKTE HAYATINI KAYBETTİ…

Bayram tatilinde oldukları için 5 arkadaş gezmeye gideceklerdi. 20’li yaşlarındaki genç kız yani 5’inci kişi son anda gelmekten vazgeçti. Genç kız şans eseri ölümün kıyısından döndü. Aracın paramparça olması acılı yakınları derinden sarstı. [caption id="attachment_35896" align="alignleft" width="250"] 21 yaşındaki Jayesh Keshu Agath, 1 senedir Kıbrıs’taydı.[/caption] Kimi zaman teşhise gitmek bile istemediler. Onların yerine teşhise arkadaşları gitti. Hayatını kaybeden 21 yaşındaki Jayesh Keshu Agath, 1 senedir Kıbrıs’taydı. Dayısı ve teyzesinin yanına gelmiş, biraz para kazanıp ülkesine dönmeyi planlıyordu. Dayısı gibi Elexus Otel’de çalışıyor, bulaşıkçılık yapıyordu. Hayalleri vardı. Evlenecekti…  

ANJALİ KANADA’YA GİDECEKTİ…

Araçta yolcu olarak bulunan diğer bir isim de 21 yaşındaki Anjali Makwana’ydı… Hayatını kaybedenlerden bir tek onun yakın bir akrabası yoktu. Bir yıldır KKTC’deydi. Acapulco Otel’de oda temizliği yapıyordu. [caption id="attachment_35898" align="alignleft" width="250"] Anjali Makwana...[/caption] Hayali Kanada’ya gitmekti. Başvurularını yapmış, bekliyordu. Bir arkadaşı aracılığıyla Kıbrıs’a gelmişti. Ancak karanlık bir yolda yaşamı son buldu…

CENAZELERE "KKTC" ENGELİ!

Hindistan’ın KKTC’de bir temsilciği bulunmuyor; elçilik Güney’de… Ancak ölü bedenler de tıpkı Kıbrıs’ta yaşayan diğer canlılar gibi sınırlara takılıyor… Güney’den çok daha hızlı, ucuz ve kolay gönderilecek cenazeler, KKTC’de yaşamını yitirdikleri için Ankara üzerinden Hindistan’a gidecek. 3 cenaze önce Yeni Delhi’ye oradan da uçak bulanabilirse, 1100 kilometre ötedeki köylerinde defnedilecek. Acılı aileler cenazelerin bozulmasından endişe ediyor.

KIBRIS’IN KUZEYİ NEDEN BU KADAR ‘KARANLIK’?

Yaşamlarını yitiren 4 “yabancı” Kuzey Kıbrıs’ın emekçisiydi. Yaşamları, karanlık yollarda son buldu. Polen’in cenazesinde yanıma yaklaşan Kıbrıslı aileler, gece araba sürmeye korktuklarını söylüyor. Her geçen gün artan ölümlü kazalara ilişkin acilen bir çalışma yapılmalı. Hangi kaza ne sebeple gerçekleşiyor? Sadece sürücü mü suçlu? Yollarda kazaya sebep olan teknik yol kusurları mı var? Kıbrıs’ın kuzeyi neden bu kadar ‘karanlık’?