Sosyal medya paylaşımı nedeniyle 10 yıl hapis istemiyle yargılanan Basın-Sen Başkanı Ali Kişmir’in davası 6 Aralık 2024 tarihine ertelendi.
Sosyal medyada yayınladığı bir yazı nedeniyle 10 yıl hapis istemiyle yargılanması talep edilen BASIN-SEN Başkanı gazeteci Ali Kişmir’in tahkikat (PI )duruşması yapıldı. Mahkeme 2020 yılında Beyaz Ev’ askeri Gazino müdürü Yarbay Cengiz Doğan tanık olarak dinletti.
Mahkeme tanıkların dinlenmesine devam etmek üzere 6 Aralık’a ertelendi.
Tanık Yarbay Cengiz Doğan, mahkemeye olayın olduğu dönemde Beyaz Ev askeri gazino müdürü olarak görev yaptığını, o dönemde mevkiinin binbaşı olduğunu aktardı.
SAVCI: BİR ŞİKAYETTE BULUNDUNUZ VE İFADE VERDİNİ NEYDİ BU ŞİKAYET?
Doğan, yaklaşık 4 yıl önce askeri gazinoda müdür olarak görev yaptığı dönemde “Facebook’ta paylaşılan bir yazı nedeniyle en değerli ve en güvenilir kurumlardan biri olan Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’nın toplum nazarında itibarsızlaştırıldığını, değersizleştirildiğini ve manevi şahsiyatının küçümsenmesinden dolayı şikayetçi olduğunu” mahkemeye aktardı.
SAVCI: BU YAZI SİZE NASIL GELDİ?
Doğan, “kadın personelin beni arayarak komutanım Facebook’ta böyle bir yazı var bize ne demek istiyorlar diye ağlayarak ifade etti. Bu vesileyle öğrendim” diyerek yazıyla ilgili herhangi bir bilgi gelmediğimi sosyal medyadan okuduklarını söyledi.
İlgili yazıyı emare olarak mahkemeye ibraz edildi. Yazıyı okuduktan sonra GKK Komutanına şikayetçi olma konusunda fikir sunduğunu belirten tanık Doğan, kurum adına şikayetçi olduğunu ifade etti.
Kişmir’in avukatı Hasan Esendağlı, “Yazıdan ne anladınız ve şikayetçi olma isteği duydunuz? diye sordu.
Doğan, “ Herkesin anladığı şeyi anladım. Beyaz ev in genel ev olduğu. Bunu okuyan herkes o şekilde anlar.” şeklinde konuştu.
Esendağlı, “Yazıda adı geçen Beyaz Ev’i bir kenara bırakırsanız herkesin anladığı şey dediğiniz, bu yazı neyle ilgilidir?” diye sordu.
Tanık Doğan, ilk başta “Tamamı ile siyaset ile ilgili. Amaç belli ki siyasi eleştiride bulunmak. Ancak GKK’yı dahil etmesi toplum nazarında aşağılanmış değersizleştirmiştir. Yazının özünde siyasi eleştiri var” dedi.
Esendağlı, yazının diğer kısımlarında Ankara derken Türkiye hükümeti ve KKTC siyasetini eleştirildiğini söyledi.
Esendağlı, Ankara siyasete ayar vermek için bazı UBP’lileri bir yere çağırmış. Bu yer Beyaz Ev olabilir. Sizin yanlış anlamanızdan dolayı bu davadayız. İlk cümlede Beyaz Ev’e sadece Beyaz Ev deniyor, Ankara’nın siyasetimizi getirdiği konuma da genel ev deniliyor. Yazının sizinle, askeri gazinoyla, GKK ile yakından uzaktan ilgisi yok. Yazının bütünü siyasi eleştiridir, eleştiri konusu yapılan Ankara hükümeti, buradaki hükümete müdahale eden siyasilerdir. Eleştiriye hedef olanlar Ankara hükümeti. Onun KKTC cumhurbaşkanlığı seçimine müdahalesidir" şeklinde konuştu.
Davanın görüşülmesinin ardından, Basın-Sen avukatı Cansu N. Nazlı, Basın-Sen Genel Sekreteri Serkan Soyalan ve Ali Kişmir açıklama yaptı.
NAZLI
Basın-Sen avukatı Cansu N. Nazlı, bu ceza davasının getirildiği yasa maddesinin Anayasa’ya, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne ve modern ceza hukukunun temel prensiplerine aykırı olduğu görüşünü ortaya koyarak, bahse konu yasa maddesinin soyut yazılmış, muğlak bırakılmış olduğunu savundu. Nazlı, bu yasa maddesinin Meclis tarafından kaldırılması gerektiğini de kaydetti.
Nazlı, basın emekçilerinin oto sansür uygulamadan, özgür biçimde yazı yazabileceği şekilde düzen oluşturulana kadar mücadele etmeye devam edeceklerini de ekledi.
SOYALAN
Basın-Sen Genel Sekreteri Serkan Soyalan, bu davanın sadece Ali Kişmir’in davası olmadığını, ifade, düşünce ve basın özgürlüğüne sahip çıkılabilmesinin davası olduğunu vurguladı.
Bir kişinin okuduğundan ne anladığı ile ilgili bir dava ile karşı karşıya olduklarını söyleyen Soyalan, “Düşüncelerimizi ifade etmenin, hissettiklerimizi yazıya dökmenin suç olmadığını düşünüyoruz. Bu inançla mesleğimizi yapıyoruz ve bunu normalleştirmemek adına da bizlerle birlikte olan, bizlere destek veren tüm sendikalara, siyasi partilere ve kişilere de ayrıca teşekkür ediyoruz.” dedi.
KİŞMİR
Basın-Sen Başkanı Ali Kişmir ise, Mahkeme önüne gelerek ve sosyal medya üzerinden destek veren herkese teşekkür etti. Kişmir, bu davanın Kıbrıs Türk toplumunun özgürlükleri ile ilgili bir dava olduğunu belirtti.