Tatar rekor tazminat istemişti… Yenidüzen davayı kazandı

Dönemim Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın Yenidüzen Gazetesi’ne yönelik açtığı “zem ve kadih” davası sonuçlandı. Kaza Mahkemesi, davayı reddederek gazeteyi haklı buldu.

Kıbrıslı Gazetesi
14/04/2026 14:48
Tatar rekor tazminat istemişti… Yenidüzen davayı kazandı

Dönemim Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın Yenidüzen Gazetesi’ne yönelik açtığı “zem ve kadih” davası sonuçlandı. Kaza Mahkemesi, davayı reddederek gazeteyi haklı buldu.

Tatar, 2023 yılında, gazeteci Serhat İncirli’nin Temmuz 2022’de kaleme aldığı köşe yazılarını gerekçe göstererek, Yenidüzen Gazetesi, dönemin Genel Yayın Yönetmeni Cenk Mutluyakalı ve İncirli aleyhine dava açmıştı. Tatar adına Avukat Salih Can Doratlı tarafından dosyalanan davada, söz konusu yayınların “zem ve kadih teşkil ettiği” iddia edilmişti.

Davada 2 ile 5 milyon TL arasında tazminat, ağırlaştırılmış ve/veya cezai tazminat talep edilirken, ayrıca Yenidüzen’in sosyal medya hesapları ve internet sitesi üzerinden benzer yayınlar yapmasının engellenmesi ile mevcut içeriklerin tüm dijital platformlardan kaldırılması da istenmişti. Söz konusu yüksek tazminat talebi kamuoyunda “dolaylı kapatma girişimi” olarak değerlendirilmişti.

Mahkeme, tüm iddiaları reddederek davayı düşürdü.

KTGB: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ ADINA ÖNEMLİ BİR KARAR

Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği (KTGB), mahkemenin kararını memnuniyetle karşıladığını açıkladı.

Birlikten yapılan açıklamada, kararın ifade ve basın özgürlüğü adına ortaya konulan yaklaşım açısından önemli olduğu vurgulanarak, yüksek tazminat taleplerinin reddedilmesinin demokratik toplum düzeninin temel unsurlarından biri olan ifade özgürlüğünün korunması açısından sevindirici olduğu belirtildi.

Açıklamada ayrıca, mahkemenin gerekçeli değerlendirmesinde ifade özgürlüğü ile kişilik hakları arasındaki hassas dengeye dikkat çekildiği, kamusal tartışma, eleştiri ve hiciv alanının korunmasının altının çizildiği ifade edildi.

KTGB, demokratik bir toplumda ifade özgürlüğünün yalnızca kabul gören ya da zararsız düşüncelerle sınırlı olmadığını, aynı zamanda rahatsız edici ve çarpıcı görüşleri de kapsadığını vurgulayarak, kararın evrensel hukuk ilkeleriyle uyumlu olduğuna işaret etti.