Avrupa'nın 1 numarasında büyük hayal kırıklığı
Almanya'da Başbakan Merz, 2026'nın ekonomide toparlanma yılı olacağını söylemişti ancak İran savaşı tüm hesapları altüst etti. Devasa kamu harcamalarına rağmen ekonomide resesyon riski artıyor.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in 2026’da ekonomide anlamlı bir toparlanma sağlama hedefi, Avrupa’nın en büyük ekonomisine yönelen dev teşviklere rağmen her geçen hafta daha da zorlaşıyor.
Bloomberg'de bugün yayımlanan analize göre, Orta Doğu’daki savaşın enerji maliyetlerini artırması, enflasyonu körüklemesi ve güveni zayıflatması, Almanya’da uzun süredir beklenen kırılgan toparlanmanın şimdiden ivme kaybetmesine yol açıyor. Önümüzdeki hafta açıklanacak büyüme verileri de bu tabloya işaret edebilir. Veriler, hükümetin yıl geneline ilişkin büyüme tahminini yarıya indirmesinden yalnızca birkaç gün sonra gelecek.
RİSK ARTIYOR
DIW Berlin araştırma enstitüsünden ekonomist Geraldine Dany-Knedlik, "İran’daki savaşın Alman ekonomisini yeniden resesyona sürüklemesini beklemiyoruz; ancak risk artıyor" dedi. Dany-Knedlik, "Ekonomik yavaşlamanın boyutu büyük ölçüde küresel petrol ve gaz arzındaki kısıtların ne kadar süreceğine bağlı olacak" değerlendirmesinde bulundu.
Çatışma, Merz’in Almanya için "büyüme yılı" olarak tanımladığı ve yeni bir dönemin başlangıcı olması beklenen süreci aniden gölgede bıraktı. Enerji arzındaki sıkışıklığın Hürmüz Boğazı çevresinde uzaması halinde, Berlin’in yüz milyarlarca Euro'luk borçlanmaya dayalı harcama programının etkisinin zayıflama riski artıyor.
Bu durum yalnızca Almanya için değil, Avrupa için de kaygı verici. Çünkü Almanya ekonomisi, geleneksel olarak bölgesel büyümenin ana itici güçlerinden biri olarak görülüyor.
İŞ DÜNYASI GÜVENİ ERİYOR
Geçtiğimiz hafta açıklanan iş dünyası anketleri, İran savaşının Almanya’da faaliyeti zayıflatarak nisan ayında daha geniş euro bölgesi üzerinde de baskı yarattığını gösterdi. Ifo Enstitüsü’nün cuma günü yayımladığı iş dünyası güven endeksi, etkilerin yayıldığına işaret etti. Beklentiler endeksi 2023’ten bu yana en düşük seviyesine geriledi.
Gelecek perşembe açıklanacak veriler, ekonominin ilk çeyrekte ne kadar büyüdüğünü gösterecek. Bu dönem, çatışmanın ilk ayıyla sona ermişti.
Bundesbank bu hafta yaptığı değerlendirmede, gayrisafi yurt içi hasılanın söz konusu dönemde muhtemelen "ılımlı" arttığını bildirdi. Bloomberg anketine katılan ekonomistler ise büyümenin 2025’in sonundaki yüzde 0,3 seviyesinden yüzde 0,2’ye gerilediğini tahmin ediyor.
Bloomberg Economics ekonomisti Martin Ademmer, "Alman şirketleri arasında iş dünyası güveninin nisan ayında daha da gerilemesi, ikinci çeyrekte çok zayıf faaliyet beklentimizi destekliyor. İlk çeyrekte büyümenin muhtemelen sınırlı kalmasıyla birlikte bu durum, enerji şokunun maliye politikasından beklenen desteğin büyük bölümünü dengelemesi nedeniyle yıllık büyümeyi bu yıl da 2025’e benzer şekilde yüzde 0,3 civarında tutabilir" dedi.
ENFLASYON 2 YILIN ZİRVESİNDE
Öte yandan gelecek çarşamba açıklanacak veriler, ekonomideki temel baskı unsurlarından birini ortaya koyacak. Almanya’nın nisan ayı enflasyon verisinin yüzde 3,1’e yükselmesi bekleniyor. Bu, 2024 başından bu yana en yüksek seviye olacak. Ertesi gün açıklanacak Euro Bölgesi enflasyonunun da yüzde 3’e hızlanacağı tahmin ediliyor.
Enflasyon görünümü, sonunda politika yapıcıları harekete geçmeye zorlayabilir. Avrupa Merkez Bankası yetkilileri perşembe günkü toplantıda faizleri değiştirmemeye eğilimli olsa da, ilerleyen dönemde olası bir faiz artışı ekonomi üzerinde ek bir fren etkisi yaratabilir.
Savaşın etkisi, Berlin’i bu hafta daha zayıf büyüme konusunda uyardı. Ekonomi Bakanlığı, 2026 büyüme tahminini yarıya indirerek yalnızca yüzde 0,5’e çekti.
Bu oran, geçen yıl kaydedilen yüzde 0,2’lik büyümeye göre bir iyileşme anlamına gelse de Almanya’nın pandemi öncesi performansıyla karşılaştırıldığında oldukça zayıf kalıyor. 2020’deki daralmadan önce, Alman ekonomisinin en son yüzde 1’in altında büyüdüğü yıl 2013’tü.
"OLABİLECEK EN KÖTÜ ZAMANDA VURDU"
Deutsche Bank AG Üst Yöneticisi Christian Sewing, bu hafta gazetecilere yaptığı açıklamada, "Yükselen enerji fiyatları Almanya’yı olabilecek en kötü zamanda vurdu" dedi. Sewing, "Ekonomi yeni yeni ivme kazanmaya başlamıştı" ifadelerini kullandı.
Büyüme görünümündeki bozulmanın boyutu, devreye giren teşviklerin büyüklüğü dikkate alındığında daha da dikkat çekici hale geliyor.
Merz’in geçen yıl iktidara gelmesinden bu yana ülkenin sorunlu okullarını, yollarını ve demiryollarını yenilemek amacıyla 500 milyar Euro'luk özel bir altyapı fonu oluşturuldu. Askeri yatırımlar da artırıldı.
Ifo Başkanı Clemens Fuest, dün Bloomberg TV’ye yaptığı açıklamada, "Bu teşvikler olmasaydı Alman ekonomisi şimdiden daralıyor olurdu" dedi.
Harcama atağı Alman hisse senetlerinin rakiplerine kıyasla daha iyi performans göstermesine yardımcı oldu. Ancak bu yıl Alman hisseleri daha geniş Avrupa piyasasının gerisinde kalıyor.
YENİ DESTEK PAKETİ AÇIKLANDI
Hükümet, yüksek enerji fiyatlarının etkisini hafifletmek için tüketicilere ve şirketlere yönelik bazı destekler açıkladı. Bunlar arasında 1,6 milyar Euro'luk yakıt fiyatı desteği ve şirketlerin vergisiz ikramiye ödemesine olanak tanıyan bir düzenleme yer alıyor.
Ancak bu tür yardımların hanehalkı harcamalarını canlandırmak için yeterli olup olmayacağı belirsiz. Almanya’nın Baltık Denizi kıyısına yakın Gnoien kentinde Mecklenburger Hof otelinin sahibi Lars Schwarz, müşterilerin spa ücretleri gibi ek maliyetlerden kaçındığını, hatta öğle yemeğinde daha az acıkmak için kahvaltıya daha geç geldiklerini söylüyor.
Schwarz, "İnsanlar paralarının karşılığında daha az şey alıyor. Doğal olarak kısabilecekleri yerlerden kısıyorlar." dedi.
Almanya’daki toparlanmanın sekteye uğrama ihtimali, ekonominin bel kemiğini oluşturan küçük ve orta ölçekli işletmelerden oluşan Mittelstand içinde de büyüme yanlısı reform çağrılarını artırıyor.
SANAYİCİLERDEN VERGİ İNDİRİMİ ÇAĞRISI
BDI dahil önde gelen sanayi kuruluşları, bu hafta bürokrasinin azaltılması ve rekabet gücünün artırılması için yeniden adım atılması çağrısında bulundu. Talepler arasında kurumlar vergisinin düşürülmesi ve emeklilik yaşının yaşam beklentisine bağlanması gibi önlemler yer aldı.
Çamaşırhaneler ve otomatik araç yıkama sistemleri için temizlik ürünleri üreten aile şirketi Johannes Kiehl KG’den Johannes Peter Kiehl, "Pompa fiyatlarını düşürmek tüketicilere yardımcı olur, ancak daha geniş ekonomik sorunların hiçbirini çözmez" dedi. Kiehl, "Hükümetin düzenlemeleri ve engelleri azaltması gerekiyor ki Mittelstand’un parçası olmak yeniden keyifli hale gelsin" ifadelerini kullandı.
KOALİSYON İÇİNDE GERİLİM ARTIYOR
Ancak Merz’in hareket alanı sınırlı. Bunun nedeni, merkez sol Sosyal Demokratlarla koalisyon içinde yönetim zorunluluğu ve hem bu partinin hem de Merz’in CDU’sunun aşırı sağcı Almanya için Alternatif’e kayan desteği geri kazanmaya çalışması.
Göreve gelmesinden yalnızca bir yıl sonra koalisyon içindeki gerilimler, Merz’in selefi Olaf Scholz’un dağılmaya mahkûm koalisyonunu hatırlatıyor. Bu durum, planlanan nakit harcamaların ötesinde büyümeyi destekleyecek fazla bir adım atılamayabileceği ihtimalini güçlendiriyor. Alman bankası LBBW’nin baş ekonomisti Moritz Kraemer de bu görüşte.
Kraemer, "Kapsamlı reformlar konusunda fazla umutlu değilim. Bunlar aslında yasama döneminin başında yapılan işlerdir. Ancak bugüne kadar hayata geçirilen reformlar beklentilerin altında kaldı." dedi.