Özgür Özel: Kurultay yapılırsa bu defter kapanır
CHP Grup Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda açıklamalarda bulundu. Kemal Kılıçdaroğlu aleyhindeki sloganları birkaç kez susturan Özel "Bugünden sonra bu milletin tepkisiyle, haksızlıklara karşı doğru geri adımlar atılır, en kısa zamanda milletin talebi olan kurultay yapılırsa bu defter kapanır, önümüze bakılır, iktidara yürünülür" dedi.
İstinafın CHP kongresine ilişkin mutlak butlan kararı sonrası tedbiren genel başkanlık görevinden alınan CHP TBMM Grup Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında konuştu.
Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, Grup Toplantısı’na ilişkin TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’tan gelen yazıya yanıt vererek bugün grup toplantısı yapma taleplerinin bulunmadığını bildirmişti.
Kurtulmuş dün yaptığı açıklamada CHP'nin iç sorununu çözmesini isteyerek "Bundan sonraki tartışmalarda ve çelişkilerde Meclis Başkanlığı'nın resen bir işlem yapma yetkisi yoktur, vazifesi de değildir" demişti.
Kurtulmuş’un konuşması ile aynı saatlerde Meclis Başkanlığı, Özel’in konuşacağı grup toplantısını gündemine almıştı.
Öte yandan CHP'li 111 milletvekilinden 12 Temmuz’da olağanüstü kurultay yapılması için çağrı gelmişti.
27 milletvekili söz konusu bildiriye destek vermezken 700'den fazla delegenin olağanüstü kurultay yapılması için imza verdiği öğrenilmişti. Bu sayının bugün itibariyle 800-900 bandına ulaşması bekleniyor.
CHP'li eski-yeni vekillerin, belediye başkanlarının, çeşitli STK temsilcilerinin ve çok sayıda partilinin bulunduğu salonda TBMM Grup Başkanı unvanıyla kürsüye çıkan Özgür Özel, mutlak butlan kararı sonrası yaşananları değerlendirdi.
3 bin 200 partilinin grup salonuna giremeyerek Meclis kapısında olduğunu belirten Özel, şunları söyledi:
SLOGANLARI SUSTURDU
- Meclis çok grup toplantıları gördü. Çok coşkulu, çok kalabalık grup toplantıları gördü. Ama bugün buradaki tablo ve Dikmen Kapı'nın önünde, turnikeler önünde hazır bekleyen, içeri girmek için sıra bekleyen 3200 arkadaşımıza yürekten teşekkür ediyorum.
Bu bir grup toplantısı, o toplantıya katılma değildir. Bu bir sahip çıkma, bir tarihin doğru tarafında durma, bir tarih yazma ve partinin ve ülkenin geleceğine yapılan saldırılara karşı göğüs germe, direnme ve yürüyüşe geçme ziyaretidir. Bizi soracak olursanız 'Biraz daha ustalaştık taşı kırmakta, dostu düşmanı birbirinden ayırmakta.'
- (Kılıçdaroğlu hakkında atılan sloganlara karşılık) Her biriniz saatinin vidasından geliyorsunuz. Siz sokağı bilen, duyan, öfkeyi görenlersiniz. Bizim görevimizi öfke seslerini bu yüce çatının altına taşımak değil. Bizim görevimizi bu çatının altına direniş ve umut seslerini taşımaktır.
"MİLLETİN GÜNDEMİNDEN KOPAMAYIZ"
- Her ne yaşarsak yaşayalım milletin gündeminden kopamayız. milletimizin ağır bir ekonomik kriz altında ezildiğini biliyoruz. 2018'den bu yana çok ağır bir krizin içindeyiz. Açlık sınırının 35 bin 200 liraya, yoksulluk sınırının 114 bin 500 liraya yükseldiğini gördük. 20 bin liralık sefalet maaşıyla emekliler, 28 bin liralık asgari ücretle emekçileri, 19 bin 700 lira gelirleriyle çiftçiler, esnaflar kan ağlıyor, perişan durumdalar. Çiftçi yaşı 58'i bulmuş, üç çiftçiden ikisi 'Asgari ücretli iş bulursam giderim' diyecek hale gelmiştir. Türkiye gıda ve genel enflasyonda Avrupa'da birinci, dünyada beşinci sırada.
"ANA MUHALEFETİN OLMADIĞI YERDE..."
- Adını bilmediğimiz ülkelerde enflasyon bizden iyi. Türkiye'nin bir aylık enflasyonu 100 ülkenin bir yıllık enflasyonundan fazla. Bunun sebebi liyakatli, doğru yönetim yerine liyakatsiz kadrolar hem de iktidarı kaybetmemek için yapılan siyasi operasyonlar... '30 yıl önceki diplomayı inkar eden benim tapumu mu tanıyacak?' Ana muhalefet partisinin olmadığı yerde devletin sözü ne zamana kadar sürecek lafı bu ülkenin risk primidir. Pahalı borçlanmasıdır, içinden çıkamadığı ekonomik sarmaldır. Mahkeme tanımazları, yenemediklerini hapse attıranları, sırf yenilmemek için rakiplerini teker teker kurtulanları Türkiye geride bıraktı, Türkiye artık böyle bir ülke değil. Türkiye'de artık millet kazandı' denmeden bu kriz bitmeyecek.
"BİR SONRAKİ İKTİDARA YAPILAN DARBE"
- Milleti adaysız, milleti partisiz, kurumsuz, partiyi lidersiz ve seçimi alternatifsiz yani kendileri açısından rakipsiz ya da rakibini kendilerinin belirlediği seçimlerin şeklen olduğu, değiştirme ümidi olanların kararlılığı olanların takatsiz kaldığı, sandığa küstüğü, değiştirmek istemeyenlerin düşük katılım olanların da birileriyle iktidarlarını sürdürdükleri şekli bir demokrasiye dönmek istiyorlar.
- İşte ne yaşıyorsak, ne yaşıyorsak içerideki dinamiklerini konuşuruz, dışarıdaki dinamiklerini konuşuruz ama ne yaşıyorsak yaşadıklarımızın hepsi kulakta çınlayan, zihinden gitmeyen ve asla kabullenemeyen bir gerçekliğin direnmesinden kaynaklanmaktadır, o gerçekliğe direnilmesinden kaynaklanmaktadır.
- Doğrusu milletin dediği olur durur. Kendi sözü İstanbul'u kazanan Türkiye'yi kazanır, İstanbul'u kaybeden Türkiye'yi kaybederdir. Yıllar sonra İstanbul üç tercih üst üste kimin yöneteceğine karar vermiş, bundan sonra da o kişinin Türkiye'yi yönetme ihtimali belirginleşmişken işte yapılan iş bir sonraki cumhurbaşkanına, bir sonraki iktidara yapılan darbedir, şimdi yaşanan o iktidara gelecek olan partiye darbedir.
DEVAM EDEN TEPKİLERE YANIT: GELECEĞE YÖNELİK SLOGAN ATALIM
- İhanet yüksek sesle başkalarından duyulduğunda değil yalnız kaldığında içinde cezalandıran bir duygudur. Bu öfke cümlesi yerine geleceğe yönelik umut sloganları atalım.
- Bu değişimi, azmi görenler, adaylığımın peşinde koşmadığımı görenler, onu hapse attık artık olamaz o yerine sıra bize geldi demek yerine bu görevi yapabilecek çok kuvvetli adaylarımız var, seçimi alacağım dediğimi görenler işte bunlara giriştiler. Sürecin tamamını ailelere, evlatlara, eşlere saldıracak kadar küçülerek sürdürdüler. O günden bugüne açık gizli bir sürü şey duyduk.
"MAALESEF İKİ CHP GÖRÜNTÜSÜ VAR"
- Karşımızda mutlak sultanla mutlak butlanın ittifakı var. Biz o kapıyı kapatarak evlatlarımızı koruduk, onlar o kapıya dayanarak bu partiye en büyük utancı yaşattılar. Hızla çözeceğiz, ama maalesef şu anda iki tane CHP görüntüsü var. Bir tarafta bizlerin polis zoruyla dışarı atıldığımı baba ocağında oturanlar, diğer tarafta Gazi'nin diğer büyük eserinin çatısı altında partisine ve ülkesine sahip çıkmaya çalışanlar.
- Diğer tarafta iktidarla yürümeyi tercih eden haksız mahkeme kararıyla baba ocağında oturanlar var. Genel merkezdeki basın danışmanı bu partinin bir evladı değil. 1.5 yıldır TGRT'den maaş alan, partimizle uğraşan yalanları köpürten birisi partiden basın danışmanı olmuş, sizin aidatlarla alınan arabalara 'haram mal' diyecek kadar yerin dibine geçmiş oturuyor orada.
ÖZEL'DEN SERT SÖZLER
- Her gün butlan kovalayan, yalancı şahit ayarlayanlar, partinin kanını emenler bizim başvurumuzu geri çekmeye çalışıyorlar. Bizden birileri değil, başkaları otuyor orada. İftiracı, rüşvetçi, benim suç üstü yaptığım, ev hapsi alan bir avukat, ev hapsini kaldırmışlar partinin çatısında keyif yapıyor. İftiracı alçaklar partinin çatısında oturuyor. Karşımda il başkanın gözümün içine bakıyor. Biz atıldıktan sonra çikolata dağıtan Ferdi'nin (Zeyrek) elektrik çarpması sonucu canıyla uğraştığı o gün gazeteye 'Çarpıldı' diye dalga geçen kadın, çikolata dağıtıyor baba evinde. Gülşah'a (Durubay) ölüm döşeğinde, kabrinde namusuna iftira atanlar şimdi partide göbek atıyor alçaklar.
- Milletimiz, sizler bu oyunu bozdunuz. Meclis'e yürüyüşüyüz, bu çatıya sığınışımız bir milattır. Dolu altında yürüyen on binlerin sahip çıkışı bir milattır. Biz o yürüyüşle kara düzenle iş birliği yapanları arkamızda bırakarak iktidar yürüyüşüne başladık sizinle birlikte.
ERDOĞAN'A: SEN O TOMANIN ŞOFÖR KOLTUĞUNDASIN
- Bu yürüyüşün bambaşka bir aşamaya dönüşmesi çok önemli bir milattır. Erdoğan konuşma yapmış, 10 gündür ağzını bıçak açmıyor. Şimdi nedamet getiriyor. 'Biz bu işin hiçbir yerinde yokuz.' Bize haksız, kendilerince yapışmayacak bir FETÖ yakıştırması yapmaya kalktıklarında, Mustafa Balbay, İlker Başbuğ, KUMPAS-DER bilir - o kumpaslarda sen nerede duruyorsan şimdi de tam orada duruyorsun. Önümüze altı kere barikatlar çektiğin, üstüne çıktığım TOMA var ya sen onun şoför koltuğunda oturuyorsun.
- 19 Mart'ı, butlan darbesini yapan da sensin. Talimatı sen verdin, 'kes bunların boynunu' diye. Bu mesele CHP içinde bir mesele değildir. Bu mesele Erdoğan'la, rejimle millet arasında bir meseledir. 15 Temmuz darbesine kadar az zulüm etmedin. Altına F-16 verdiklerin bu Meclis'i bombaladı.
"SABAHTAN 12.15'E KADAR 600 İMZA TOPLANDI"
- 10 gündür susan Erdoğan'a söylüyorum. Susarak, izleyerek olmaz. Darbeye karşı olunur, karşı olunur... Biz 15 Temmuz akşamından alnımızın akıyla çıktık. Siz 19 Mart ve 21 Mayıs'ta milletin kararının karşısında olduğunuzu gösterdiniz. Delegelere telefon dağıtıldı dediler iddianameye yazamadılar. Bu iftiracılarla yürüyen bir süreçteyiz. Dün bütün kurultaylar iptal edilip 38. kurultayın delegeler ayaktayken, biz 15 gün sürede 552 delegemizde imza toplamak üzere dün sabah harekete geçtik. 15 günde 552 olur mu sorusuna cevap aranırken, ben üç günde toplanır derken saat 12.15'te 600 sayısına ulaştı delege.
"ELİNİZDEN GELENİ ARKANIZA KOYMAYIN"
- Rakam hızla 800'ü aşıp bine doğru ilerlerken bir soruşturma haberi daha... Delegelerin ve yakınlarının hesaplarına bakacağım. Elinizden geleni arkanıza koymayın. Zaten kurultayı iptal ettiyseniz bir şeyleri biliyor olmanız lazımdı. Daha yeni bakıyorsunuz. sizin tek adaylı kongrelerinizde dağıttınız o güzel saatler var ya bütün hesaplar ortada bir selamımla bin imza yollayanlara selam olsun, sonuna kadar yolları açık olsun.
- Bugün düşmanın oku CHP'ye yönelmiştir. Demokratik sistem saldırı altındadır. Bugün CHP'yi savunmak demokrasi savunmak, CHP'yi kurtarmak Türkiye'nin gelecek umudunu kurtarmaktır. Ülkeyi yönetenleri arkasında milletin desteği yok. Onlar müesses nizamı korumak için bambaşka işlere girişmişlerdir.
"TRUMP'IN EKİME KADAR ÖMRÜ VAR"
- Meşruiyet sandıklar, milletle olur. 19 Mart darbesinden önce icazet aldı. Butlan kararından hemen önce yine arama-tarama... Ekime kadar ömrü var onun, Trump cürmü kadar yer yakar. Trump teşekkür ediyor Trump. 'Başkan Trump dünyanın yüzyıllardır beklediği lider.' Resmi hesapta altı saat durdu, okudunuz. Türkiye ayağa kalktı, iç politikada zarar veriyor, tiviti kaldırın diye yalvarmışlar. Bu aziz millet mandayı da himayeyi de reddeder, Trump'ın himayesindekiler...
"DERİN DEVLET-DEVLET AKLI DİYORLAR..."
- Bir de çıkmışlar yapılanlara derin devlet, devlet aklı diyorlar. Üç beş insanın menfaatine kılıf uydurmak devlet aklı olamaz. Bu millet devletine saygı duyar, çağırır askere gider. Al bayrakla şehit gelir 'Vatan sağolsun' der ama devleti milleti karşısına dikersen and olsun ki bu millet kazanır.
- Bizi asıl yaralayan düşmanın attığı taş değil zamanında dost bildiklerimizin bugün yaptıkları olmuştur. Asla ağzımı açık kötü söz söylemedim, bugünden sonra da bu milletin tepkisiyle, muhalefeti aşan vicdanın köpürüp taşan haksızlıklara karşı doğru, geri adımlar atılır, en kısa zamanda milletin talebi olan kurultay yapılırsa bu defter kapanır, önümüze bakılır, iktidara yürünülür.
CHP'DEKİ İŞTEN ÇIKARMALAR HAKKINDA: BEN DE 'İNCELEYECEĞİM'
- Genel Başkan oldum iki kişinin işine son verdim. Kurultay salonunda anonsumuzu yapmayanla, arkadaşlarımız tartaklayanla görüşüp daha önceden görüştüğüm iki kuruma işlerini vadettim. Çocuğunuz var tazminatınız var, sizi başka yere göndereyim. Onun dışında hiçbir emekçinin ekmeğiyle oynamadım.
- Şimdi gelmiş o iğrenç bıyıklı, partide 24 yıldır çalışan canım arkadaşlarımızı, tazminatsız çıkarmış kamuoyu tepki gösterince 'İnceleyeceğim' diyor. Bu binaya o berduşları sokanları, iftiracı aparatları ben çok güzel bir şekilde inceleyeceğim...
"CHP GRUBU BURADA"
- Sözün sonu saflar net. Otokratlarla demokratlar mücadele etmektedir. Dayanışma gösteren partilere, STK'lara, barolara, tüm kurumlara çok teşekkür ediyorum. Ama teşekkür bir son değil bir virgüldür. Mücadele sürerse biz kazanacağız, destek sürerse biz kazacağınız, dayanışma büyürse biz kazanacağız, Türkiye kazanacak.
- Bu meclise yazı yazılmış. 'Grubumuz yoktur' diye. CHP grubu buradadır, dimdik ayaktadır... Bu grup bir yürüyüş grubudur, iktidara yürüyüş grubudur. Öfkeyi mücadeleye dönüştürmeye, enerjiye dönüştürmeye, iktidara varana kadar yürümeye var mısınız? O zaman yürüyelim arkadaşlar.