“Sansür Yasası” yürürlükte… Ceza Muhakemeleri Usulü Yasası’nda neler değişti?
Kamuoyunda “sansür yasası” olarak adlandırılan Ceza Muhakemeleri Usulü (Değişiklik) Yasası Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Düzenleme, yargı süreçlerine ilişkin haberlerde isim ve fotoğraf kullanımına sınırlama getirirken, ilk soruşturma sisteminin kaldırılmasından tutukluluk, kefalet, savunma hakkı ve adli yardım uygulamalarına kadar birçok alanda değişiklik içeriyor.
Cumhuriyet Meclisi’nde uzun süre tartışmalara neden olan Ceza Muhakemeleri Usulü (Değişiklik) Yasası Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Özellikle 23B maddesi nedeniyle kamuoyunda “sansür yasası” olarak nitelendirilen düzenleme, henüz mahkum olmamış kişilerin, aynı davadaki şikayetçi ve tanıkların isim ve fotoğraflarının yayımlanmasına ilişkin yeni kurallar getiriyor.
İSİM VE FOTOĞRAF PAYLAŞIMINA CEZA
Yasaya eklenen 23B maddesine göre, bir zanlının veya henüz mahkum olmamış bir kişinin yargılandığı suçla ilgili olarak ya da aynı davada şikayetçi veya tanık konumundaki kişilerin açık isim ve fotoğraflarının kamuya açık şekilde yayımlanması suç sayılacak.
Düzenlemeye aykırı hareket eden kişilere para cezası uygulanabilecek. Buna göre vatandaşlara asgari ücretin iki katına kadar, basın mensuplarına ise asgari ücretin dört katına kadar para cezası verilebilecek.
Yasada, isim ve fotoğraf kullanılmaksızın olayın veya yargı sürecinin haber değeri taşıyan yönlerinin kamuoyuna aktarılmasının suç teşkil etmeyeceği ve bu tür yayınların basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirileceği belirtiliyor.
KAMUYA MAL OLMUŞ KİŞİLER İÇİN İSTİSNA YOK
Yasanın en çok tartışılan yönlerinden biri de kamuya mal olmuş kişiler için herhangi bir istisna öngörmemesi oldu.
Meclis görüşmeleri sırasında, seçilmiş veya atanmış kamu görevlileri ile kamuya mal olmuş kişilerin görevleriyle ilgili suçlarda isim ve fotoğraflarının yayımlanabilmesine olanak tanınması yönünde öneriler gündeme geldi. Ancak bu öneriler kabul edilmedi.
Böylece yasa, siyasetçiler, milletvekilleri, bakanlar, belediye başkanları ve diğer kamuya mal olmuş kişiler dahil olmak üzere henüz mahkum olmamış kişilerin açık isim ve fotoğraflarının yayımlanmasını yasaklayan haliyle yürürlüğe girdi.
BASIN ÖRGÜTLERİNDEN TEPKİLER GELMİŞTİ
Yasanın görüşüldüğü süreçte birçok basın örgütü ve sivil toplum örgütü düzenlemeye tepki göstermişti.
Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği, Basın Emekçileri Sendikası ve çeşitli medya kuruluşları tarafından yapılan açıklamalarda, düzenlemenin kamuoyunun haber alma hakkını zedeleyebileceği, gazetecilerin kamu yararı taşıyan olayları haberleştirmesini zorlaştırabileceği ve ifade özgürlüğü üzerinde baskı yaratabileceği görüşü dile getirilmişti.
Basın örgütleri özellikle kamu görevi yürüten kişilerle ilgili soruşturma ve davalarda isimlerin gizlenmesinin kamu denetimini zayıflatacağı uyarısında bulunmuştu.
Düzenlemeyi savunanlar ise masumiyet karinesinin korunmasının ve yargı süreci tamamlanmadan kişilerin kamuoyu önünde teşhir edilmesinin önlenmesinin amaçlandığını ifade etmişti.
İLK SORUŞTURMA SİSTEMİ KALDIRILIYOR
Yasayla birlikte mevcut sistemde yer alan ilk soruşturma mekanizması büyük ölçüde ortadan kaldırılıyor.
Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmesi gereken davalarda sanıkların doğrudan Ağır Ceza Mahkemesi’ne havale edilmesi öngörülürken, ilk soruşturmaya ilişkin çok sayıda madde yürürlükten kaldırılıyor.
SANIKLARIN DELİLLERE ERİŞİM HAKKI GENİŞLETİLİYOR
Yeni düzenleme kapsamında Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanacak kişilere, iddianame ile birlikte Başsavcılık dosyasında bulunan ifadeler ve emare niteliğindeki belgelerin verilmesi zorunlu hale getiriliyor.
Aynı hak seri yargılamalar için de tanınıyor. Düzenlemenin, savunma hakkını güçlendirmesi ve taraflar arasında daha şeffaf bir yargılama süreci oluşturması amaçlanıyor.
YOKSUL SANIKLARA AVUKAT DESTEĞİ
Yasa, ekonomik durumu yetersiz olan veya savunmasız durumdaki zanlı ve sanıklara mahkeme kararıyla avukat atanmasına ilişkin hükümleri de genişletiyor.
Sosyal Hizmetler Dairesi tarafından yoksul olduğu belgelenen kişilere, Kıbrıs Türk Barolar Birliği aracılığıyla avukat atanabilecek ve bu kişilerin avukat ücretleri devlet tarafından karşılanacak.
TUTUKLULUK VE KEFALETTE YENİ DÜZENLEMELER
Yasa ile tutukluluk kararlarına ilişkin uygulamalarda da değişikliğe gidiliyor.
Seri yargılamalarda her bir tutukluluk süresinin sekiz günü geçemeyeceği düzenlenirken, sanık hakkında yürürlükte bulunan bir teminat emri varsa, bu emrin yetersiz olduğuna dair güçlü gerekçeler ortaya konulmadıkça tutuklama kararı verilmemesi öngörülüyor.
Ayrıca kefaletle serbest bırakılan bir kişinin ülkeyi terk etmeye hazırlandığı yönünde kanaat oluşması halinde mahkemeye yeniden tutuklama yetkisi veriliyor.
TANIK VE BELGE KURALLARI DEĞİŞİYOR
Yeni düzenlemeyle iddia makamının duruşmada çağırmayı planladığı tanıkların isimlerinin iddianamede yer alması zorunlu hale geliyor.
İddianamede ismi bulunmayan kişilerin sonradan tanık olarak çağrılabilmesi ise belirli şartlara bağlanıyor.
Öte yandan savunma tarafı da mahkemede kullanmayı planladığı belgeleri, tanıklar dinlenmeden en az üç gün önce Başsavcılığa iletmekle yükümlü olacak.