Uluslararası Af Örgütü’nden Türkiye’ye “muhaliflere baskıya son verin” çağrısı

Uluslararası Af Örgütü, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin CHP’nin Kasım 2023 kurultayını iptal eden ara kararına ilişkin bir açıklama yaptı.

Kıbrıslı Gazetesi
09/06/2026 13:36
Uluslararası Af Örgütü’nden Türkiye’ye “muhaliflere baskıya son verin” çağrısı

CHP'ye 'mutlak butlan' kararıyla partinin genel merkezinin polis zoruyla tahliye edilmesi ve devam eden süreçle ilgili Uluslararası Af Örgütü bir açıklama yaptı. Örgütün Avrupa Araştırmalar Direktör Yardımcısı Esther Major, “Baskıların son dönemde artması, Türkiye’de bir dönüm noktasına işaret ediyor. Yetkililer ülkeyi bu tehlikeli uçurumun kenarından çekmek için derhal harekete geçerek, siyasi muhalefete ve muhaliflere yönelik baskıya derhal son vermeli, ifade ve örgütlenme özgürlüğü haklarını korumalı” dedi.

Uluslararası Af Örgütü, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin CHP’nin Kasım 2023 kurultayını iptal eden ara kararına ilişkin bir açıklama yaptı.

Gelişmeleri Türkiye’de hukukun üstünlüğüne ve insan haklarına ciddi bir darbe olarak niteleyen örgüt açıklamasında "Bu karar, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Mart 2025’te tutuklanmasından bu yana CHP’ye, partinin yüzlerce seçilmiş temsilcisine ve belediye görevlisine yönelik baskıların ve örgütlenme özgürlüğü hakkına yönelik siyasi saiklerle gerçekleştirilen saldırıların ciddi şekilde artması anlamına geliyor. Bir siyasi partinin üyelerinin uluslararası insan hakları hukuku ve yerel hukuk uyarınca güvence altına alınan örgütlenme ve ifade özgürlüğünün doğrudan ihlal edilerek, adalet sisteminin parti içi seçimlerin sonuçlarını değiştirmek için araçsallaştırıldığı yönünde ciddi kaygılar mevcut" denildi

"SİYASİ MUHALEFETE YÖNELİK BASKIYA DERHAL SON VERİLMELİ"

Uluslararası Af Örgütü'nün Avrupa Araştırmalar Direktör Yardımcısı Esther Major de gelişmelere ilişkin “Kuşkusuz ki baskıların son dönemde artması, Türkiye’de bir dönüm noktasına işaret ediyor. Yetkililer ülkeyi bu tehlikeli uçurumun kenarından çekmek için derhal harekete geçerek, siyasi muhalefete ve muhaliflere yönelik baskıya derhal son vermeli, ifade ve örgütlenme özgürlüğü haklarını korumalı” dedi.

Uluslararası Af Örgütü açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

"Uluslararası Af Örgütü, Türkiye yetkililerini, devletin uluslararası insan hakları hukuku ve standartları kapsamındaki yükümlülüklerine riayet ederek, herkesin ifade, örgütlenme ve barışçıl toplanma özgürlüğü haklarına saygı göstermeye, bu hakları korumaya ve hayata geçirmeye, barışçıl muhalefete ve siyasi muhalefete yönelik baskılara son vermeye ve ülkedeki yargı bağımsızlığını yeniden tesis ederek, ona saygı göstermeye çağırıyor. Ayrıca yetkililer, yalnızca insan haklarını barışçıl şekilde kullandıkları için tutuklanan tüm kişileri derhal ve koşulsuz serbest bırakmalı ve haklarındaki suçlamaları düşürmelidir.

"BİNA İÇİNDE BİBER GAZI KULLANIMI İŞKENCE KAPSAMINA GİREBİLİR"

Ekim 2025’te Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi, Kasım 2023’teki parti kurultayında bazı mevcut ve eski CHP delegeleri tarafından delegelere para karşılığı oy kullandırma gibi hileli faaliyetler sonucunda Özgür Özel’in genel başkan seçildiği iddialarıyla kurultayın iptali istemiyle açılan davayı reddetti. Mahkeme kararında, bazı başvurucuların CHP üyesi olmamaları nedeniyle dava açma ehliyetinin olmadığını ve daha sonraki seçimlerde de Özgür Özel’in seçilmiş liderliğinin doğrulandığını, dolayısıyla önceki tartışmalı kurultay sonucunun her halükârda hükümsüz kaldığını belirtti. Hile iddialarını doğrulayacak somut deliller bulunmamasına rağmen, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi asliye hukuk mahkemesinin kararını bozdu ve eski lider Kemal Kılıçdaroğlu’nun tekrar genel başkanlığa getirilmesine hükmetti. Karar, Yargıtay’da itiraz yolu açık olarak verildi.

24 Mayıs Pazar günü polis, kararı uygulamak ve Özgür Özel ve ekibini binadan çıkarmak için Ankara’da CHP Genel Merkezi’ne müdahale etti. Kolluk görevlileri bina içinde biber gazı kullanarak, içerideki bazı kişileri yaraladı. Polis aynı zamanda genel merkezin önünde toplanmış barışçıl kalabalığın üzerine tazyikli su sıkarak yaralanmalara yol açtı. Kişilerin güvenli bir şekilde kaçamayacağı kısıtlı veya kapalı alanlarda, özellikle de yeterli havalandırmanın olmadığı yerlerde biber gazı kullanılması hukuka aykırıdır ve işkence ile diğer türde kötü muamele kapsamına girebilir. Benzer şekilde, tazyikli su kullanımı katı bir biçimde, yasadışı bir davranışı durdurmak için daha az zararlı ve daha hedefli kalabalık yönetimi tedbirlerinin mevcut olmadığı, etkisiz veya uygunsuz olduğu yaygın şiddet içeren durumlarla sınırlandırılmıştır. Bu şekildeki her tür güç kullanımı yasallık, gereklilik, orantılılık ve hesap verebilirlik ilkelerine uymalıdır.

"ADİL YARGILAMAYLA İLGİLİ CİDDİ KAYGILAR VAR"

CHP'li siyasetçi, cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile ekibindeki kişiler, ilçe belediye başkanları, belediye çalışanları ve iş insanlarının da aralarında bulunduğu 400’den fazla kişi hakkındaki, suç örgütü yönetmek, rüşvet, yolsuzluk, kara para aklama, irtikap ve ihaleye fesat karıştırma gibi suçlardan açılan siyasi güdümlü toplu dava 9 Mart 2026 tarihinde İstanbul, Silivri’deki Marmara Cezaevi’nde bir mahkeme salonunda başladı. Mart 2025’ten bu yana tutuklu olan Ekrem İmamoğlu, suçlu bulunması halinde 2 bin 352 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kalabilir. Suçlamaların büyük bölümü, bazı sanıkların ceza indirimi gibi etkin pişmanlık hükümleri kapsamında verdiği ifadeler ile kimlikleri savunma avukatlarına açıklanmayan 15 gizli tanığın ifadelerine dayanmaktadır. Dört bin sayfalık iddianameye ek olarak, sayısı yüz binleri bulan soruşturma dosyaları, çok sayıda kişinin suçlanıyor olması ve davanın yıllarca sürebilecek olması, etkili savunma hakkı da dahil adil yargılanma konusunda ciddi kaygılara neden olmaktadır. Ana muhalefet partisinin cumhurbaşkanı adayına yöneltilen son derece siyasallaşmış suçlamalar, İmamoğlu’nun üniversite diplomasının alındıktan 30 yıl sonra iptal edilmesi ve İmamoğlu ile diğer sanıklardan bazılarının akrabalarının yolsuzluk iddialarıyla hedef alınması da dahil olma üzere, İmamoğlu’nun cumhurbaşkanlığı adaylığını engelleyebilecek veya onu adaylıktan vazgeçirebilecek diğer girişimlerin ardından gelmiştir. Ceza adalet sisteminin daha geniş anlamda siyasi muhalefeti bastırmak için araçsallaştırıldığını gösteren bir diğer örnek ise, ülke genelinde CHP yönetimindeki belediyelerin siyasi güdümlü soruşturmalar bağlamında toplu gözaltılarla hedef alınmasıdır."