Dışişleri Bakanlığı: Fransa-GKRY anlaşması yok hükmündedir
Dışişleri Bakanlığı, Fransa ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi arasında imzalanan Kuvvetlerin Statüsü Anlaşması’nın (SOFA) KKTC açısından yok hükmünde olduğunu belirterek, anlaşmanın ada ve bölgedeki güvenlik dengelerini olumsuz etkileyeceğini açıkladı.
Fransa ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi arasında 8 Haziran’da imzalanan Kuvvetlerin Statüsü Anlaşması’na (SOFA) ilişkin Dışişleri Bakanlığı yazılı açıklama yaptı.
Açıklamada, anlaşmanın Fransız askeri unsurlarının adada konuşlandırılmasının yanı sıra teknoloji paylaşımı, ortak askeri tatbikatlar, askeri eğitim faaliyetleri, askeri tesislere teçhizat desteği sağlanması ve Fransa-GKRY askeri sanayi iş birliğinin geliştirilmesi gibi unsurları içerdiği belirtildi.
Bakanlık, insani amaçlar kisvesi altında gerçekleştirildiği savunulan bu tür girişimlerin esasen askeri avantaj elde etmeye yönelik olduğunu ve Kıbrıs Türk halkının ada üzerindeki özden gelen egemen eşit haklarını yok saydığını ifade etti.
Açıklamada, söz konusu anlaşmanın ada ve bölgedeki güvenlik ile istikrar açısından oluşturulan hassas dengeleri bozmayı hedeflediği savunularak, bu tür adımların KKTC ve Kıbrıs Türk halkı açısından yok hükmünde olduğu vurgulandı.
Dışişleri Bakanlığı, yaşanan gelişmelerin Kıbrıs Türk halkının güvenliğinin teminatı olarak görülen Türkiye Cumhuriyeti’nin etkin ve fiili garantisinin önemini bir kez daha ortaya koyduğunu belirterek, Türkiye ile savunma ve güvenlik alanındaki iş birliğinin güçlendirilmesinin gerekliliğine dikkat çekti.
Açıklamada ayrıca, Rum liderliğinin bir yandan çeşitli ülkelerle askeri iş birliği ve silahlanma anlaşmaları imzalarken, diğer yandan Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin süreçlerde “sıfır asker, sıfır garanti” tezini savunmasının samimiyetsizlik olduğu görüşü dile getirildi.
GKRY’nin Kıbrıs Türk halkını ve adanın tamamını temsil etme yetkisine sahip olmadığı belirtilen açıklamada, adanın bütününü ilgilendiren konularda tek taraflı anlaşmalar yapılmasının kabul edilemez olduğu kaydedildi.
Dışişleri Bakanlığı, hem Rum liderliğini hem de Fransa’yı bölgede gerginliği artırabilecek girişimlerden vazgeçmeye çağırarak, bu tür adımların adadaki iki devlet arasında iş birliği ve diyalog geliştirilmesine zarar verdiğini savundu.