Üredi: Devlet yönetimi bilgiyle yapılır, algıyla değil
Üredi, fiber optik altyapı tartışmaları ve kişisel veri güvenliği iddialarına ilişkin açıklamasında Hükümet ile Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Kurumu’nun (BTHK) açıklamalarını eleştirerek, “Devlet yönetimi bilgiyle yapılır, algıyla değil.” ifadelerini kullandı.
Kıbrıs Türk Kamu, Ulaştırma, Haberleşme, Bilişim Teknolojileri ve Telekomünikasyon Çalışanları Sendikası (Tel-Sen) Başkanı Hakan Üredi, fiber optik altyapı tartışmaları ve kişisel veri güvenliği iddialarına ilişkin açıklamasında Hükümet ile Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Kurumu’nun (BTHK) açıklamalarını eleştirerek, “Devlet yönetimi bilgiyle yapılır, algıyla değil.” ifadelerini kullandı.
Tel-Sen Başkanı Hakan Üredi, son günlerde yapılan fiber altyapı açıklamalarına ilişkin değerlendirmesinde, kamuoyuna yansıtılan tablonun teknik gerçeklerle örtüşmediğini söyledi.
Üredi, Başbakan Ünal Üstel'in “tüm kamu kurumları fiber altyapıya kavuşacak” yönündeki açıklamasına “İş yerleri, okullar, hastaneler ve kamu kurumları fiber altyapıya kavuşacak deniliyor. Oysa okulların hepsinde fiber altyapı uzun yıllardır mevcut ve yüksek kapasiteli şekilde kullanılmaktadır. Bu gerçek bilinmeden yapılan açıklamalar, kamuoyunda yanlış bir algı yaratmaktadır.” yanıtını verdi.
Devlet yönetiminde teknik verinin ve kurumsal hafızanın esas alınması gerektiğini vurgulayan Üredi, sahadaki gerçekleri dikkate almadan yapılan her açıklamanın güven erozyonuna neden olacağı uyarısında bulundu.
FİBER OPTİK PROTOKOLÜ VE YARGI SÜRECİ
Üredi, Fiber Optik Protokolü ile ilgili Tel-Sen’in Yüksek İdare Mahkemesi nezdinde dava açtığını hatırlatarak, “Biz bu protokolün Anayasa’ya aykırı olduğu iddiasıyla Yüksek İdare Mahkemesi’ne dava dosyaladık. Süreç halen devam ediyor ve yargı makamı kararını vermemiştir.” dedi.
Bu süreç devam ederken yapılan siyasi açıklamaları da eleştiren Üredi, “Yargı süreci devam ederken, dosya sonuçlanmamışken kesin hükümlerle konuşmak doğru değildir. Bu tür açıklamalar, siyasi etiğe aykırıdır. Sürece saygı gösterilmeden yapılan aceleci değerlendirmeler kamu vicdanında karşılık bulmaz.” ifadelerini kullandı.
“BTHK AÇIKLAMALARI SORUMLULUĞU ORTADAN KALDIRMAZ”
BTHK Başkanı Kadri Bürüncük tarafından yapılan açıklamaları eleştiren Üredi, sürecin basit bir idari aksaklık gibi sunulamayacağını vurguladı. Üredi, “Ortada çok ciddi bir veri güvenliği meselesi vardır. Bunu birkaç kelimeyle açıklamak mümkün değildir. Eğer vatandaşın verileri üç yıl boyunca korumasız kaldıysa, bu artık bireysel hata değil kurumsal bir sorumluluk meselesidir.” ifadelerini kullandı.
Kişisel veri güvenliği iddialarını yineleyen Üredi, vatandaşlara ait hassas verilerin uzun süre korunmasız bırakıldığını savundu; bu iddianın bile kabul edilemez olduğunu vurguladı.
“BTHK’NIN ROLÜ YENİDEN SORGULANMALIDIR”
Düzenleyici kurumların görev ve sorumluluklarına işaret eden Üredi, BTHK’nın kriz sonrası yaklaşımını eleştirdi. Üredi, “Bir düzenleyici kurumun görevi krizden sonra açıklama yapmak değildir. Görevi, riski önceden görmek, denetlemek ve kamu yararını korumaktır. Eğer sorumluluk yok deniyorsa, o zaman bu kurumun ne iş yaptığı da tartışılmalıdır.” dedi.
“EMANETE SAHİP ÇIKAMAYAN HESAP VERİR”
Üredi açıklamasının sonunda, kişisel verilerin devletin sorumluluğunda olduğuna dikkat çekerek, “Kişisel veri devlete emanettir. Emanete sahip çıkamayanların mazeret üretme hakkı yoktur. Bu bir ihmalse, bunun da mutlaka bir hesabı olmalıdır.” ifadelerini kullandı.
Üredi, kamuoyunun artık açıklama değil, sorumluların net biçimde ortaya konulmasını ve sürecin şeffaf şekilde yürütülmesini beklediğini vurguladı.