Dışişleri, Avrupa Parlamentosu'nun 1974'ün Kıbrıslı kadınlara etkilerine ilişkin kararını kınadı

Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Parlamentosu'nun "1974 müdahalesinin Kıbrıslı kadınlar ve kız çocukları üzerindeki etkileri" konulu kararını "taraflı, ön yargılı ve siyasi saiklerle hazırlanmış" olarak nitelendirerek şiddetle kınadı.

Kıbrıslı Gazetesi
10/07/2026 08:59
Dışişleri, Avrupa Parlamentosu'nun 1974'ün Kıbrıslı kadınlara etkilerine ilişkin kararını kınadı

Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu'nda kabul edilen "1974 müdahalesinin Kıbrıslı kadınlar ve kız çocukları üzerindeki etkileri" konulu karara ilişkin yazılı açıklama yaparak kararı kınadı.

Bakanlık açıklamasında, Avrupa Parlamentosu Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği (FEMM) Komitesi tarafından Genel Kurul gündemine taşınan kararın, Avrupa Parlamentosu'nun Kıbrıs meselesine ilişkin taraflı, ön yargılı ve siyasi saiklerle şekillenen yaklaşımının yeni bir tezahürü olduğu ifade edildi.

"1974 MÜDAHALESİ MEŞRUYDU"

Açıklamada, 15 Temmuz 1974'te Yunanistan ve adadaki Rum iş birlikçileri tarafından gerçekleştirilen darbenin ardından Türkiye'nin, 1960 Garanti Antlaşması'ndan kaynaklanan hak ve yükümlülükleri doğrultusunda 20 Temmuz 1974'te Ada'ya meşru bir müdahalede bulunduğu belirtildi.

Müdahalenin, 1963-1974 yılları arasında Kıbrıs Türk halkına yönelik sistematik saldırıları, katliamları ve ağır insan hakları ihlallerini sona erdirdiği savunulan açıklamada, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin harekâtının Kıbrıs Türk halkının can güvenliğini sağladığı, olası bir toplu kıyımı önlediği ve halkın varlığı ile özgürlüğünü güvence altına aldığı ifade edildi.

Açıklamada ayrıca, Avrupa Parlamentosu'nun Rumlar tarafından Kıbrıs Türk halkına yönelik işlenen vahşet ve insanlık suçlarını gündeme getirmek yerine Türk Silahlı Kuvvetleri'ne yönelik mesnetsiz ithamlarda bulunduğu öne sürüldü.

"KARAR BİZİM AÇIMIZDAN YOK HÜKMÜNDEDİR"

Bakanlık açıklamasında, Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye'yi hedef alan kararının Rum propagandasına katkı sağlamaktan başka bir amaca hizmet etmediği savunuldu.

KKTC Cumhuriyet Meclisi'ndeki kadın milletvekillerinin karar öncesinde Avrupa Parlamentosu'ndaki ilgili komite başkanına mektup göndererek Ada'daki gerçekleri aktarmaya çalıştıkları belirtilen açıklamada, buna rağmen kararın kabul edildiği ifade edildi.

Avrupa Birliği ve kurumlarının Kıbrıs konusunda tarafsızlıklarını yitirdiğinin ileri sürüldüğü açıklamada, "Kıbrıs Türk halkının iradesini yok sayan, özden gelen haklarını görmezden gelen ve Ada'daki gerçekleri bilinçli şekilde çarpıtan bu tür kararlar, bizim açımızdan yok hükmündedir ve hiçbir meşruiyet taşımamaktadır." denildi.

"İKİ TARAFIN EGEMEN EŞİTLİĞİ ESAS ALINMALI"

Açıklamada, Avrupa Parlamentosu tek taraflı yaklaşımlarını terk ederek Kıbrıs meselesini siyasi propaganda aracı olmaktan çıkarmaya, tarihi gerçeklere ve Ada'daki mevcut gerçekliğe saygı göstermeye davet edildi.

Kıbrıs'ta adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözümün ancak Ada'nın gerçeklerini esas alan, iki tarafın egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsüne dayalı iş birliği temelinde mümkün olacağı belirtilen açıklamada, Avrupa Parlamentosu'nun taraflı ve siyasi amaçlı kararlarının bu gerçeği değiştirmeyeceği ifade edildi.

Açıklamanın sonunda, KKTC'nin Anavatan Türkiye ile birlikte halkın haklarını ve egemenliğini korumaya kararlılıkla devam edeceği vurgulandı.