Sarpten: Tehlikeli iki sivrisinek türü adada yayılıyor
Sarpten, son günlerde artan sivrisinek yoğunluğunun temel nedeninin durgun su birikintilerinin yeterince kontrol altına alınamaması olduğunu belirterek, adada tescillenen iki tehlikeli sivrisinek türüne karşı mücadelenin yıl boyunca sürdürülmesi gerektiğini söyledi.
Biyologlar Derneği eski Başkanı ve eğitimci Hasan Sarpten, son günlerde artan sivrisinek yoğunluğuna dikkat çekerek, yağışların ardından hava sıcaklıklarının hızla yükselmesiyle sivrisineklerin özellikle geceleri vatandaşlar için ciddi rahatsızlık oluşturmaya başladığını söyledi.
Sorunun temel nedeninin sivrisineklerin üreme alanı olan durgun su birikintilerinin etkin şekilde kontrol altına alınamaması olduğunu belirten Sarpten, mücadelenin yalnızca yaz aylarında değil, yıl boyunca sürdürülmesi gerektiğini ifade etti.
İKİ TEHLİKELİ TÜR ADADA TESCİLLENDİ
Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi'nin verilerine işaret eden Sarpten, Aedes aegypti (Sarı Humma Sivrisineği) ile Aedes albopictus (Asya Kaplan Sivrisineği) türlerinin adadaki varlığının resmen tescillendiğini kaydetti.
Asya kaplan sivrisineğinin ilk kez Kasım 2022'de Girne'de Kıbrıslı Türk biyologlar tarafından tespit edildiğini belirten Sarpten, türün o tarihten bu yana yayılımını artırdığını söyledi.
Sarı humma sivrisineğinin ise 2022 yılında Larnaka'da tespit edildiğini, Ağustos 2023'ten itibaren Kıbrıs'ta "yerleşik popülasyon" statüsüne geçtiğini hatırlattı.
TEHLİKELİ HASTALIKLAR TAŞIYABİLİYOR
Her iki türün de bacaklarındaki belirgin beyaz halkalarla ayırt edilebildiğini belirten Sarpten, Aedes aegypti'nin göğsündeki lir şeklindeki desenle, Aedes albopictus'un ise göğsü boyunca uzanan tek beyaz çizgiyle tanınabileceğini ifade etti.
Sarpten, bu sivrisinek türlerinin dang humması, Zika virüsü ve Chikungunya gibi önemli vektör kaynaklı hastalıkların taşınmasında rol oynayabildiğine dikkat çekerek, birçok ülkede bu türlere yönelik özel mücadele programları uygulandığını kaydetti.
MÜCADELE YIL BOYUNCA SÜRDÜRÜLMELİ
Sivrisinek mücadelesinde yetkinin Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi ile Sağlık Bakanlığı'nda olmasına rağmen son yıllarda yükün büyük ölçüde belediyelere bırakıldığını savunan Sarpten, belediyelerin ise çoğunlukla vatandaş şikâyetleri arttığında ilaçlama yapan reaktif bir yöntem izlediğini söyledi.
Etkin mücadelenin belediyelerde görevli uzman ekipler tarafından yıl boyunca kaynak kontrolü esas alınarak yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Sarpten, tüm belediyelerin ilgili birimlerinin Sağlık Bakanlığı çatısı altında oluşturulacak bir "Sivrisinek Kontrol Birliği" bünyesinde koordine edilmesini önerdi.