Dizdarlı: Cezaevi Müdürü mahkeme kararını değiştiremez

Eski Ombudsman Emine Dizdarlı, Şartlı Tahliye Tüzüğü'nde yapılan değişiklikle Cezaevi Müdürü'ne verilen ceza bağışlama yetkisinin yargı bağımsızlığına müdahale riski taşıdığını belirterek, düzenlemenin Anayasa'ya aykırılık tartışmalarını beraberinde getirebileceğini söyledi.

Kıbrıslı Gazetesi
03/08/2026 08:53
Dizdarlı: Cezaevi Müdürü mahkeme kararını değiştiremez

 Eski Yüksek Yönetim Denetçisi (Ombudsman) Emine Dizdarlı, Bakanlar Kurulu'nun Şartlı Tahliye Tüzüğü'nde yaptığı değişiklikle Cezaevi Müdürü'ne verilen ceza bağışlama yetkisine tepki gösterdi. Dizdarlı, bağımsız mahkemeler tarafından verilen kesinleşmiş kararların idari bir makam tarafından değiştirilemeyeceğini vurguladı.

CEZAEVİ MÜDÜRÜ'NE YENİ YETKİ

Dizdarlı, yaptığı yazılı açıklamada, Şartlı Tahliye Tüzüğü'nün 157'nci maddesinin yürürlükten kaldırılarak yerine yeni bir düzenleme getirildiğini belirtti. Buna göre iki yıl veya daha fazla hapis cezası alan hükümlülerin iyi hâli ve çalışkanlığı gerekçe gösterilerek cezasının üçte birine kadarının Cezaevi Müdürü tarafından bağışlanabileceğini, ancak adam öldürme, uyuşturucu ve ırza geçme suçlarından hükümlü olanların kapsam dışında bırakıldığını ifade etti.

"YARGI BAĞIMSIZLIĞINA MÜDAHALE"

KKTC Anayasası'nın yargıçların bağımsızlığını güvence altına aldığını hatırlatan Dizdarlı, hiçbir organ, makam veya kişinin mahkemelere emir veremeyeceğini ya da yargı yetkisinin kullanılmasına müdahale edemeyeceğini kaydetti.

Yasama ve yürütme organları ile devlet makamlarının mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğunu belirten Dizdarlı, bu kararların hiçbir şekilde değiştirilemeyeceğini söyledi.

"SUİSTİMALE AÇIK"

Merkezi Cezaevi Yasası'nda Cezaevi Müdürü'ne mahkeme kararlarını değiştirme yetkisi verilmediğini ifade eden Dizdarlı, "Kesinleşmiş bir mahkeme kararının veya hükmünün böyle bir yetkisi olmayan bir müdür tarafından değiştirilmesi ve mahkemeler tarafından verilen hapis cezasının bağışlanması, bağımsız mahkemelerin kararlarına direkt bir müdahaledir." dedi.

Dizdarlı, "iyi hâl" ve "çalışkanlık" gibi ölçütlerin tamamen subjektif değerlendirmelere açık olduğunu savunarak, bu kriterler üzerinden verilen bağışlama yetkisinin suistimale açık olduğunu öne sürdü.

Açıklamasının sonunda hükümete çağrıda bulunan Dizdarlı, kuvvetler ayrılığı ilkesini zedeleyecek adımlardan kaçınılması, Anayasa'ya uygun hareket edilmesi ve yargı bağımsızlığının korunması gerektiğini vurguladı.