TDP'den Cezaevi Disiplin Tüzüğü'nün geri çekilmesi çağrısı

TDP Hukuk ve Mevzuat Geliştirme Sekreteri Tacan Reynar, Cezaevi Disiplin Tüzüğü'nde yapılan değişikliğin hukuk devleti ilkesine aykırı olduğunu savunarak, düzenlemenin geri çekilmesini istedi.

Kıbrıslı Gazetesi
03/08/2026 11:44
TDP'den Cezaevi Disiplin Tüzüğü'nün geri çekilmesi çağrısı

 Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Hukuk ve Mevzuat Geliştirme Sekreteri Tacan Reynar, Cezaevi Disiplin Tüzüğü'nde yapılan değişikliği eleştirerek, düzenlemenin geri çekilmesi çağrısında bulundu.

Yazılı açıklama yapan Reynar, hükümetin yasama yetkisi yerine tüzükleri kullanmayı alışkanlık haline getirdiğini öne sürerek, son değişiklikle yargı kararlarının sonuçlarının da idarenin takdirine bırakıldığını savundu.

"İDARE MAHKEMENİN YERİNE GEÇEMEZ"

Reynar, tartışmanın hükümlülerin iyi hâlinin ödüllendirilmesi olmadığını belirterek, bağımsız mahkemelerin verdiği cezaların fiilen değiştirilmesine yol açabilecek kadar geniş bir yetkinin siyasi iradenin atadığı idari makamlara bırakılmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti.

Mahkemelerin delilleri değerlendirerek suçun ağırlığı, sanığın kişiliği, mağdurun durumu ve kamu yararını gözeterek karar verdiğini kaydeden Reynar, ceza yargılamasının uzun ve titiz bir sürecin ürünü olduğunu söyledi.

Reynar, hukuk devletinde idarenin mahkemenin yerine geçemeyeceğini vurgulayarak, mahkemenin takdir yetkisini kullanan idari mekanizmalar oluşturulmasının kuvvetler ayrılığı ilkesine aykırı olduğunu dile getirdi.

"SON BEŞ YILDA BİN 433 HÜKÜMLÜ TAHLİYE EDİLDİ"

Bilgi Edinme Yasası kapsamında İçişleri Bakanlığı'ndan aldığı resmi yanıta işaret eden Reynar, 15 Temmuz 2021 ile 17 Temmuz 2026 tarihleri arasında bin 433 hükümlünün Şartlı Tahliye Kurulu kararıyla tahliye edildiğini belirtti.

Bu verinin şartlı tahliye mekanizmasının aktif şekilde işletildiğini gösterdiğini savunan Reynar, mevcut sistemde idarenin takdir yetkisini daha da genişletecek yeni tüzük değişikliklerine ihtiyaç olmadığını ifade etti.

"YASAL DÜZENLEME YAPILMALI"

Şartlı Tahliye Kurulu'nun yapısının da yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini belirten Reynar, kurulun siyasi etkiden uzak, ağırlıklı olarak hukukçulardan oluşan bağımsız bir yapıya kavuşturulması gerektiğini söyledi.

Reynar, toplumun ihtiyacının mahkemeleri etkisizleştiren yeni idari yetkiler değil; bağımsız yargıya saygı gösteren, infaz sistemini yasayla düzenleyen, şeffaf ve öngörülebilir bir ceza adaleti sistemi olduğunu belirterek, ceza infaz rejiminin tüzüklerle değil, Meclis'te yapılacak kapsamlı yasal düzenlemelerle yeniden ele alınması çağrısında bulundu.