CTP, Toplum Güvenliği Eylem Planı'nı açıkladı... İncirli: Nüfusu sürekli bileceğimiz sistemi kuracağız
CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, iktidara gelmeleri halinde ülke genelinde nüfus sayımı yapacaklarını, ardından nüfusu sürekli takip edecek dijital bir sistem kuracaklarını açıkladı.
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP), toplum güvenliğinin sağlanmasına yönelik hazırladığı “Toplum Güvenliği Eylem Planı”nı Cumhuriyet Meclisi’nde düzenlenen basın toplantısıyla açıkladı.
Milli Eğitim Bakanlığı değil, CTP kaynaklı açıklamaya göre, TURKPA Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıda CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, CTP Genel Sekreteri Mehmet Kale Kişi, CTP milletvekilleri ile bağımsız milletvekilleri Jale Refik Rogers ve Ayşegül Baybars yer aldı.
Basın toplantısı, “Toplum Güvenliği” gündemiyle olağanüstü toplanma çağrısı yapılan Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda nisap sağlanamamasının ardından gerçekleştirildi.
“SORUNLARI GÖRMEZDEN GELEREK ÇÖZMEK MÜMKÜN DEĞİLDİR”
İncirli, halkın güvenlikle ilgili kaygı ve tepkisini uzun süredir hissettiklerini, Meclis tatil döneminde olmasına rağmen konunun Meclis’te ele alınmasını, eksikliklerin gözden geçirilmesini ve giderilmesine yönelik adımlar atılmasını önemli gördüklerini ifade etti.
“Sorunları görmezden gelerek, hafife alarak çözmek mümkün değildir.” diyen İncirli, bu kapsamda CTP ve bağımsız milletvekillerinin olağanüstü Genel Kurul çağrısını usulüne uygun yaptığını, iktidar milletvekillerinin de toplantıya katılmasını beklediklerini söyleyerek, “bir meseleyi yok saymanın onu ortadan kaldırmayacağını” dile getirdi.
“NÜFUSUNU BİLMEYEN DEVLET GÜVENLİK RİSKLERİNİ DE ZAMANINDA TESPİT EDEMEZ”
İncirli, nüfus, göç, muhaceret, çalışma yaşamı, öğrenci izinleri, ikamet, yurttaşlık ve suçla mücadele alanlarının uzun süredir bütünlüklü devlet politikası yerine, birbirinden kopuk kurumlar ve geçici düzenlemeler üzerinden yürütüldüğünü söyledi.
Devletin ülkede kaç kişinin yaşadığını, kişilerin hangi statülerde bulunduğunu, nerede yaşadığını, ülkeye hangi amaçla geldiğini, yasal statüsünün devam edip etmediğini ve kamu hizmetleri üzerinde nasıl bir yük oluşturduğunu sürekli ve güvenilir verilerle ortaya koyamadığını belirten İncirli, bunun doğrudan yönetim kapasitesi ve toplum güvenliği sorunu olduğunu dile getirdi.
Arka arkaya çıkarılan muhaceret aflarıyla kayıt dışı yaşamla mücadele edilemeyeceğini savunan İncirli, afların kaç kişiyi kapsadığı konusunda dahi bilgi alamadıklarını belirtti.
“SUÇ İŞLENMEDEN ÖNCE RİSKLER BELİRLENMELİ VE ÖNLENMELİ”
Polisin işlenen suçların aydınlatılmasında yüzde 99’un üzerinde başarı göstermesinin gurur verici olduğunun altını çizen İncirli, ancak esas meselenin suç meydana geldikten sonra failin yakalanması değil, suç işlenmeden önce risklerin tespit edilmesi ve önlenmesi olduğunu söyledi.
İncirli, nüfus hareketliliği karşısında polisin personel, teknoloji, altyapı ve mevzuat kapasitesinin güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
İncirli, 2025 yılında yaklaşık 53 bin ceza nitelikli dava dosyalandığını ve bunların yaklaşık 47 bininin trafikle ilgili olduğunu belirterek, 2022’de 39 bin 600 olan trafik davası sayısının 2025’te 47 bine çıktığını kaydetti.
Ölümlü trafik kazalarını “ülkenin kanayan yarası” olarak niteleyen İncirli, kazalar, yaralanmalar ve can kayıplarını önlemek için mevcut uygulamaların yeterli olmadığına işaret etti.
“HALKI ESAS TEDİRGİN EDEN SUÇLARIN NİTELİĞİDİR”
Adi adli suçlarla ilgili dosyalanan dava sayısının azalmasıyla “suç azalıyor” yorumunun yapılmasını doğru bulmadıklarını söyleyen İncirli, bunların olay sayısı değil, dosyalanmış dava sayıları olduğuna dikkat çekti. Esas meselenin rakamlar değil, suçun niteliği ve vahameti olduğunu kaydeden İncirli, “Halkı esas tedirgin eden suçların niteliğidir” dedi.
İncirli, adam öldürmeye teşebbüs suçlarıyla ilgili dosyalanan dava sayısının 2023’te 8 iken 2025’te 14’e, ağır yaralama ve vahim darp suçlarının 63’ten 113’e, ateşli silah ve patlayıcı madde taşıma suçlarının ise 40’tan 87’ye yükseldiğini açıkladı.
Cinsel istismara yönelik suçlarla ilgili dosyalanan dava sayısının 2023’te 59, 2025’te 65 olduğunu kaydeden İncirli, uyuşturucuyla bağlantılı suçlarda ise 2023’te 364, 2024’te 487, 2025’te 500 dava dosyalandığını söyledi.
İncirli bunun yanında, cezaevindeki 863 kişinin 221’inin KKTC, 110’unun çifte vatandaş, 290’ının Türkiye Cumhuriyeti, 242’sinin ise diğer ülke vatandaşı olduğuna dikkat çekti.
Bu verilerin “yabancı düşmanlığı” amacıyla kullanılmaması gerektiğini vurgulayan İncirli, sorunun ülkede yaşayan yabancılar değil, kayıt dışı yaşam, denetimsizlik ve muhaceret sistemindeki eksiklikler olduğunu söyledi.
İncirli, “Güvenlik sorununun kaynağı insan değil; kuralsızlıktır, denetimsizliktir.” dedi.
NÜFUS SAYIMI VE SÜREKLİ GÜNCELLENEN DİJİTAL NÜFUS SİSTEMİ
CTP’nin hazırladığı Toplum Güvenliği Eylem Planı hakkında bilgi veren İncirli, ilk başlığın nüfus sayımı olduğunu açıklayarak, son nüfus sayımının üzerinden 15 yıl geçtiğini kaydetti. Göreve geldiklerinde ülkenin gerçek nüfusunu ortaya çıkaracak sayımı yapacaklarını ifade eden İncirli, bu konuda çalışma yürüttüklerini belirtti.
İncirli, gerekli görülmesi halinde son kez klasik yöntemle, tek günde ve tüm adreslerin ziyaret edilmesiyle sayım yapılabileceğini, tarihin; turizm, yükseköğretim ve günlük yaşam üzerindeki etkiler dikkate alınarak belirleneceğini ifade etti.
“Nihai hedefimiz her on veya on beş yılda bir ülkeyi yeniden saymak değil.” diyen İncirli, kapsamlı sayımdan sonra adres ve nüfus kayıt sisteminin sürekli güncel tutulacağı bir yapı oluşturacaklarını kaydetti.
İncirli, “Bir kez doğru biçimde sayacağız, sistemi kuracağız ve sonrasında nüfusumuzu sürekli bileceğiz.” dedi.
“MUHACERET GÜVENLİK FİLTRESİYLE RİSK DEĞERLENDİRMESİ YAPILACAK”
Eylem planının ikinci başlığını “Muhaceret Güvenlik Filtresi” olarak açıklayan İncirli, güvenliğin limanlarda değil, seyahat öncesinde başlaması gerektiğini söyledi.
Mevcut sistemde ülkeye gelecek kişinin kimliği, geliş amacı ve ne kadar kalacağının giriş sırasında öğrenildiğini ifade eden İncirli, muhaceret görevlilerinin doğru karar verebilmesi için yeterli bilgi ve zamana sahip olmadığını kaydetti.
Ülkeye gelecek kişilerin bilgilerinin seyahat öncesinde elektronik ön bildirim veya onay sistemiyle alınacağını belirten İncirli, uygulamanın ülkeye gelişi zorlaştırmak değil, kuralsız gelişi önlemek amacı taşıdığını söyledi.
İncirli, “Kurallı gelen, izniyle gelen, işini usulüne uygun yapan insan için sistem daha hızlı ve öngörülebilir hale gelecektir. Zorlaşacak olan kayıt dışılıktan beslenen düzendir.” dedi.
ÜLKEYE GİRİŞİN ARDINDAN TAKİP SİSTEMİ DEVREYE GİRECEK
Ülkeye gelen kişilerin hangi statüyle ülkede kaldığının da takip edilmesi gerektiğini söyleyen İncirli, giriş sonrası statü durumunun sistemde görünür olması için mekanizmaların geliştirileceğini kaydetti.
İncirli, kaçak yaşamla mücadelede yükseköğretim kurumları, Yükseköğretim Planlama, Denetleme, Akreditasyon ve Koordinasyon Kurulu, işverenler ve ülkeye işçi veya öğrenci getiren aracı kuruluşlarla sorumluluk paylaşımına gidileceğini söyledi.
“KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE AYRI VE ÖZEL OLARAK ELE ALINACAK”
CTP Genel Başkanı İncirli, göreve gelmeleriyle kadına yönelik şiddetin ayrı ve özel bir mücadele alanı olarak ele alınacağını belirtti.
Şartlı tahliye tüzüğüne ilişkin yapılan düzenlemeyi de eleştiren İncirli, mahkemenin verdiği cezanın fiilen süresini değiştiren kararların idari makamların takdirine bırakılmayacağını belirtti. Bu konuda bütünlüklü yasal mevzuat üzerinde çalıştıklarını söyleyen İncirli, ceza indirimi ve şartlı tahliyenin birbirinden ayrılacağını vurguladı.
İnsan ticareti ve insan kaçakçılığıyla mücadelede yürüttükleri çalışmalara da değinen İncirli, suçun önlenmesi, suç ağlarının ortaya çıkarılması, faillerin soruşturulması ve mağdurların korunmasını birlikte ele alan İnsan Ticaretiyle Mücadele ve Mağdurların Korunması Yasası’nı gündeme alacaklarını belirtti.
İNCİRLİ: “ÜLKE İYİ YÖNETİLMEYİ HAK EDİYOR”
Ülkede kamu otoritesinin çöktüğünü söyleyen İncirli, “Yönetmek, siyasi irade ile çok yakından ilişkilidir” dedi.
Konuşmasının sonunda toplum güvenliği sorununun çözülemeyecek bir mesele olmadığını kaydeden İncirli, kamu otoritesinin güçlendirilmesi, kurumların kapasitesinin artırılması ve siyasi irade gösterilmesi gerektiğini belirtti. Ülkenin iyi yönetilmeyi hak ettiğini vurgulayan İncirli, bunun için hazır ve kararlı olduklarını ifade etti.
Bir soru üzerine İncirli, bu düzenin devamından yana olanların da suç işlediğini söyledi.
Hükümetin tavrıyla ilgili bir soru üzerine ise İncirli, “Bugüne kadar bu konuyu hiç dert etmediler, hiçbir önlem almadılar, yapısal değişiklik yapmadılar. Bunu bir tabu gibi, konuşulmaması gereken bir şey gibi değerlendirdiler. Çünkü bu konuşulduğunda ülke zarar görecek diye inanıyorlar. Halbuki bu sorun çözüldüğünde ülke zarar görmez, bilakis ülkenin her alanı fayda görür.” diye konuştu.
Hükümetin söyleyecek bir şeyi olmadığını da dile getiren İncirli, “Bizi şov yapmakla suçladılar. Hayır, öyle bir şey yok. Biz çağrıyı usulünce yaptık, kendileri her gün mülakatlar verdiler, açıklamalar yaptılar. Şov yapan aslında kendileri oldu maalesef.” dedi.